Diyarbakır’ Lice’de PKK’lı teröristlerle silahlı, terörist kıyafetli çekilmiş fotoğrafları öldürülen sözde bölge sorumlusu Müzeyyen Aydınlı’nın üzerinden çıkınca tutuklanan Diyarbakır Barosu avukatlarından Merve Nur Doğan, ağır ceza mahkemesinde Yargıtay’ın bozma kararı üzerine yeniden hakim karşısına çıktı. 

Kendisiyle ilgili savunma yapmak yerine terör örgütü elebaşına tecrit uygulandığını belirten Doğan, SEGBİS ile bağlandığı salonda da taşkınlık çıkarttı. 

Mahkeme, öldürülen kadın teröristin üzerindeki örgütsel dokümanların incelenmesinde sanık avukatın örgüte verdiği sicil bilgilerinin bulunduğu, bu bilgilere göre kadın avukatın örgüt içinde Bese, Doğa ve Dilşa adıyla gizliliğini sağlamak ve deşifre olmamak için üç ayrı kod isim kullandığına dikkat çekti.

Sanığın kullandığı cep telefonunun geriye dönük sinyal baz bilgileri incelendiğinde örgüte katıldığı tarihle baz bilgilerinin uyumlu olduğu, sanığa ait telefonun gelen ve giden arama, mesaj alma ve mesaj gönderme şeklinde aktif sinyal bilgisi bulunduğu, ancak örgüte katıldığı 17 Mayıs 2018 günü akşam saat 22.09 ile 18 Mayıs akşamı 20.58 saatleri arasında arama, aranma, mesaj alma ve gönderme şeklinde hiçbir iletişim kaydının bulunmayıp telefonun pasif konumda olduğu belirtildi. 

AVUKATLIK KİMLİĞİNİ KULLANAN ÜST DÜZEY BİR MİLİS

Yine öldürülen kadın teröristin üzerinde çıkan notlarda Merve Nur Doğan’ın örgüte 18 Mayıs 2018’de katıldığına dair doküman olduğunu vurgulayan mahkeme, sanığa ait kişisel verilerin öldürülen teröristin üzerinden çıktığı da dikkate alındığında, baro levhasındaki cep telefonu numarası ile teröristin üzerinde ele geçen cep telefonu numarasının aynı olduğunu kaydetti.

Mahkeme, fotoğraflarda elinde ABD yapımı M-16 uzun namlulu tüfek ve örgüt kıyafetleriyle çekilen fotoğrafları bulunan Merve Nur Doğan’ın kırsal alanda eğitim aldığını, örgüt içi iletişimin sağlanması için kırsal alan ile cezaevi arasında avukat olması nedeniyle kuryelik yaptığını, sıradan bir örgüt üyesi olmayıp gizliliği sağlamak için avukatlık kimliğini kullanarak üst düzey bir milis olduğu kaydedildi. 

TESLİM OLAN TERÖRİST DE ONU TEŞHİS EDİNCE 9 YIL HAPİS

Mahkeme, Merve Nur Doğan’ın yakalanmasından sonra teslim olan terörist E.B’nin de kadın avukatı teşhis ederek, “Lice kırsalında Ape Musa bölgesindeyken Botan kod adlı Veli Taşkıran isimli terörist konuşurken ‘O avukat kız gelecek’ dediler. Avukatın neden geleceğini sorduğumda bizden bazı bilgileri cezaevine götürmek için geleceğini söylediler. Avukat bir jeep’le geldi ve beni görünce el sıkışıp ‘Heval nasılsın’ diye sordu. 

Elinde rulo halinde bantlanmış üzerinde bazı yazılar bulunan çok sayıda kâğıtlar vardı. Sonra Birlik Köyündeki bir evde örgüt yöneticisi Nevin Güngörmüş ile görüştüler” şeklindeki İfadeleri de dikkate alındığında delillerin hukuken geçerli ve elverişli olduğu için 9 yıl hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Mahkûmiyet kararını duyan Doğan, terörist başı lehine sloganlar attı. 

YARGITAY CEZAYI FAZLA BULARAK KARARI BOZMUŞTU

Merve Nur Doğan yerel mahkeme tarafından terör örgütü üyesi olmaktan 10 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmış, ancak Yargıtay 3. Ceza Dairesi cezayı fazla bularak kararı bozmuştu.

Yargıtay temel cezada alt sınırdan uzaklaşılmasında bir isabetsizlik olmadığı, ancak alt sınırdan fazlaca uzaklaşılıp 10 yıl 6 ay hapis cezası verilmesinin de hakkaniyete uygun olmadığına dikkat çekmişti. 

Yargıtay, Anayasa’nın 138/1 maddesine göre orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, önem ve değeri, sanığın örgütsel konumu ile faaliyetleri göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde sanık hakkında hakkaniyete uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerekirken artırım derecesinde yanılgıya düşüldüğünün altını çizmişti. 

Yargıtay, alt sınırdan ceza verilmesinin hakkaniyetli olmadığı gibi, üst sınırdan da fazla ceza verilmesinin hakkaniyetli olmadığını belirterek daha uygun bir mahkumiyet hükmü kurulması yönünde kararı bozarak dosyayı yerel mahkemeye iade etmişti.