Reklamsız Sözcü
SONER YALÇIN

“Etekli Kemal Derviş”

4 Kasım 2014

Türkiye sadece an'ı düşünen ülke oldu.
“Balık hafızalar ülkesi”…
Her acı olayı sanki “ilk kez” gibi yaşıyor…
Oysa…
Tarih: 7 Şubat 2007.
Ceylanpınar… Saat: 05.30.
Hulfa Ayberk… 11 yaşındaydı.
Anut Ete… 12 yaşındaydı.
Anneleri, yengeleri; Hacer, Hatun ve Zehra Kaya, Fidan Elma, Emine Ete, Naile Çorak, Fatma Merç…
O sabah… 41 kadın ve kız çocuğu, süt sağım işinde çalışmak üzere bir kamyon kasasına dolduruldu. Kamyon kasasına dolduruldular; çünkü kamyonun günlüğü 36 lira, minibüsün ise 45 lira idi!
Hava yağmurluydu; bu nedenle kamyonda az işçi vardı; ortalama 70-80 kişi oluyorlardı.
Diğer yandan seviniyordu kamyondakiler, çünkü; günde bir ton süt sağabilirlerse toplam 140 lira elde edeceklerdi ki, bu da kişi başına günlük 3.5 lira yevmiye demekti!
O gün hiç süt sağamadılar; kamyon Çırpı Deresi'ne yuvarlandı.
Buz gibi suda iki çocuk ve yedi kadın can verdi.
Kadınlardan üçü hamileydi…
Cesetleri dört gün sonra bulundu.
Suçu kazada ölen şoföre attılar..!

Gencecik fidanlar

Tarih: 7 Ağustos 2007
Kahta… Saat: 04.15
14 kişilik minibüste 24 kişiydiler.
İstikamet Giresun'du, fındık toplayacaklardı. Yevmiyeleri 22.5 liraydı.
Nafiye Dede… 14 yaşındaydı.
Özlem Dede… 15 yaşındaydı.
Hüsnü Dede.. 15 yaşındaydı…
Esma Dede… 16 yaşındaydı.
Fatma Dede… 17 yaşındaydı.
Beş kardeştiler…
Babaları Ramazan Dede'nin ev borcu vardı; nişanlı Fatma'nın düğünü vardı; para lazımdı.
Ya minibüsteki diğer gencecik fidanlar:
Selma Alp… 14 yaşındaydı.
Sabriye Koç… 15 yaşındaydı.
Halime Yılmaz… 15 yaşındaydı.
Emine Yılmaz… 16 yaşındaydı.
Mustafa 13'ünde, Hacı ve Abuzer 15'inde, Mehmet 17'sindeydi.
Sivas'ta geçirdikleri trafik kazasında 23 fındık işçisi öldü” diye haber geçti ajanslar!
Sorumlu olarak kazada ölen şoför gösterildi.
11 gün sonra…
Tarih: 18 Ağustos 2007
Şanlıurfa'daki trafik kazasında; kamyonete dolduran tarım işçisi 40 kişiden çoğunluğu kadın ve çocuk 16 kişi hayatını kaybetti.
Suçu yaşamını kaybeden şoföre attılar.

İstifa yok

Yukarıda yazdıklarım 2007'deki sadece üç acı olay…
Hangi yıl hangi olayı yazayım?… SÖZCÜ'nün tüm sayfaları yetmez.
Tarih: 12 Nisan 2008
Günlüğü 15 ile 25 lira arasında değişen ücretlerle ekmek parası kazanmak için kamyona doldurulup Şanlıurfa'dan yola çıkarılan mevsimlik işçiler, Afyon'da geçirdikleri trafik kazasında hayatlarını kaybetti. Bilanço 9 ölü 35 yaralı.
Tarih: 27 Ocak 2011
Mardin Mazıdağ'dan Ankara Beypazarı'na gelen tarım işçilerini taşıyan minibüsün kaza yapması sonucu 11 kişi yaşamını kaybetti. Gencecik; Nurullah, Hamdullah, Yahya, Hüseyin ve Kezban Eyebe kardeşti.
17 yaşındaki Neşe Ekinci üç aylık hamileydi…
Cemile Ekinci 16'sında… Memduh Ekinci 14'ündeydi…
Yazmakla bitmez; her yıla bir acı örnek verip toparlayayım:
Tarih: 21 Temmuz 2012.
Ağrı'ya dönen tarım işçileri taşıyan minibüs lastiğinin patlaması sonucu kaza yaptı. 13 işçi öldü 10'u yaralandı.
Aynı gün…
Yine tarım işçileri….
Yine minibüsün lastiğinin patlaması sonucu Kırıkkale'de 6 kişi öldü.
Melike Kılıç… 1 yaşındaydı.
İbrahim Halil Kılıç… 3 yaşındaydı.
Musa Diler… 4 yaşındaydı.
Tarih: 13 Mayıs 2013
Tarlada çalıştıktan sonra evlerine dönen çoğunluğu kadın tarım işçilerini taşıyan minibüs Adıyaman-Gölbaşı'ndaki Çakal Köprüsü'nden düştü. 10 kadın tarım işçisi öldü; 13 kişi yaralandı.
Ve geçen hafta…
Türkiye'nin “ilk kez oluyor” gibi konuştuğu tarım işçileri cinayeti…
Tarih: 31 Ekim 2014
Isparta'nın Yalvaç ilçesinde elma toplamaya giden tarım işçilerini taşıyan minibüs kaza yaptı. Kazada 17 işçi öldü; 28 kişi de yaralandı.
2013'te 433 işçi yollarda öldü.
2014'ün ilk dokuz ayında ise 289 işçi can verdi.
Tarım işçileri katliamı nedeniyle (maden ocakları facialarından biliyoruz ki) Çalışma Bakanı Faruk Çelik istifa etmiyor!
Peki…
2005'ten beri bakan olan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker niye istifa etmiyor? Etmez!.. Çünkü…
Mehdi Eker, veteriner!
Uzmanlık alanı, hayvan sağlığı işletmeciliği!..

Büyük umut!

Artık AKP'lileri biliyoruz/tanıyoruz.
Fakat…
CHP'ye ne oluyor?
Büyük umutlarla CHP'nin ekonomik politikalarından sorumlu genel başkan yardımlığı görevine getirilen Selin Sayek Böke, “kapitalizme uyum sağlamalıyız” diyor!
Yahu…
İşte tarımın sadece bir yönünü/ içler acısı halini yazdım.
Tarımın bu halde olmasının nedeni Turgut Özal'ın uyguladığı ekonomik politikalar değil mi?
Özal, devletin tarımda destekleme alımları, girdi ve kredi sübvansiyonları şeklinde üç ayaktan oluşan rolünü yok ederek bugünkü büyük sorunu yaratmadı mı?
Sermayeyi hayatın her alanında belirleyici hale getirip köylüyü/tarımı yok etmedi mi?
Küresellemeci uluslararası şirketler, (kamuya ait tarımsal işletmelerin ve kuruluşların özelleştirmeler ya da toptan kapatmalar sonucunda) tarımımızı kontrol altına almadı mı?
Yetmezmiş gibi… 2001 krizinden sonra Kemal Derviş'in tarımda da hayata geçirdiği IMF-Dünya Bankası patentli “ekonomik reformları”, köylülüğün çözülme sürecini hızlandırmadı mı?
Erdoğan ve AKP bunu devam ettirmiyor mu?
CHP'ye ne diyeyim:
İngiltere'de aynı ekonomik politikaları uyguladığı için sosyal demokrat Tony Blair'e “pantolonlu Margaret Thatcher” diyorlardı!
Washington'da IMF ve Dünya Bankası kariyeri yapan Selin Sayek Böke'ye, “Hoş geldin etekli Kemal Derviş” mi demek gerek?…

Soner Yalçın
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp