Sözcü Plus Giriş
UĞUR DÜNDAR

Diktatörlüğün sondan bir önceki evresini yaşıyoruz: Kan ve gözyaşı

19 Ağustos 2015

PKK'nın, Erdoğan'ın HDP'yi baraj altına düşürme projesine “kan suyu” verdiğini belirten Çıray şöyle diyor: “Evlâtlarımızı vatan için değil, devletleşmiş kötülüğün idamesi için şehit veriyoruz Tek çare milletin ayağa kalkması ve bu kötülüğe dur demesi”

Sev­gi­li okur­la­rım,
Bir­çok kez yaz­dı­ğım gi­bi Sa­ray, 7 Ha­zi­ran se­çim so­nuç­la­rı­nı ka­bul et­me­ye ya­naş­mı­yor. O ne­den­le AK­P'­yi ye­ni­den tek ba­şı­na ik­ti­dar ya­pa­rak he­sap ver­mek­ten kur­tul­ma­yı, bu­nun için de er­ken se­çi­mi is­ti­yor. Bu uğur­da -tüy­ler ür­per­ti­ci so­nuç­lar ver­se de- her yo­lu de­ni­yor. Sa­ra­y'­ın er­ken se­çim ko­nu­sun­da­ki de­ğiş­mez ka­ra­rı­nı bil­di­ğim için, ba­şın­dan iti­ba­ren ti­yat­ro ola­rak ta­nım­la­dı­ğım koa­lis­yon gö­rüş­me­le­ri ni­ha­yet ta­mam­lan­dı. Özel­lik­le AKP-CHP ara­sın­da haf­ta­lar­ca sü­ren gö­rüş­me­ler­de CHP'­ye koa­lis­yon hü­kü­me­ti tek­li­fi­nin ya­pıl­ma­mış ol­du­ğu­nun or­ta­ya çık­ma­sı, tam bir ha­yal kı­rık­lı­ğı ya­rat­tı.
Te­rö­rün her ge­çen gün bi­raz da­ha tır­man­dı­ğı, şe­hit kan­la­rıy­la ana­la­rın göz­yaş­la­rı­nın ade­ta sel gi­bi ak­tı­ğı sü­re­ce CHP'­nin ba­kış açı­sı­nı, par­ti­nin ça­lış­kan isim­le­rin­den İz­mir Mil­let­ve­ki­li Dr.Ay­tun Çı­ra­y'­la ko­nuş­tuk.
UĞUR DÜN­DAR (U.D.): Sa­yın Çı­ray, 15 Tem­mu­z'­da­ki rö­por­ta­jı­mız­da be­nim bir ti­yat­ro ola­rak ta­nım­la­dı­ğım AKP-CHP koa­lis­yon gö­rüş­me­le­ri olum­suz ola­rak so­nuç­lan­dı. Siz bu so­nu­cu bek­le­mi­yor muy­du­nuz?
Ay­tun Çı­ray (A.Ç.): Sa­yın Dün­dar, Dol­ma­bah­çe'de ku­ru­lan ma­sa biz­zat Cum­hur­baş­ka­nı ta­ra­fın­dan dev­ril­me­sey­di, 8 Ha­zi­ran sa­ba­hı çok fark­lı bir de­ğer­len­dir­me ya­par­dım: Seç­me­ni­miz bir AKP-HDP koa­lis­yo­nu is­te­di der­dim. An­cak ama­cı ana­ya­sal zor­ba­lık re­ji­mi­ni te­sis et­mek olan Er­do­ğan, çö­züm sü­re­ci­nin AKP aley­hi­ne MHP'­yi güç­len­dir­di­ği­ni gö­rün­ce, bi­li­nen kıv­rak­lı­ğıy­la ma­sa­yı tek­me­le­yip mey­dan­lar­da HDP'­yi he­def al­dı. Böy­le­ce bir HDP-AKP koa­lis­yo­nu ze­mi­ni da­ha bu dö­nem­de or­ta­dan kalk­tı. Ay­nı şey el­bet­te ters­ten MHP için de ge­çer­liy­di. As­lın­da bu iki zıt par­ti­nin Er­do­ğa­n'­a iliş­kin po­zis­yon­la­rı ben­zer sert­lik­tey­di. Sa­yın Kı­lıç­da­roğ­lu'nun mu­ha­le­fet blo­ku te­şeb­bü­sü de aka­me­te uğ­ra­yın­ca, ni­yet oku­ma­la­rı­mı­za kar­şın mil­let ira­de­si­ni yok sa­ya­maz­dık. Çün­kü biz di­ğer par­ti­ler­den fark­lıy­dık.
(U.D.): CHP'­yi di­ğer par­ti­ler­den fark­lı kı­lan ne­dir?
(A.Ç.): CHP'­yi fark­lı­laş­tı­ran şey, son de­re­ce po­zi­tif si­ya­set yap­ma­sı­dır. Ya­ni par­ti­miz so­mut si­ya­si, sos­yal, eko­no­mik ve hu­ku­ki ih­ti­yaç­la­ra dö­nük kap­sam­lı bir çö­züm prog­ra­mıy­la seç­men kar­şı­sı­na çık­tı. Se­çim­de doğ­ru­dan dev­let­leş­miş kö­tü­lü­ğün üze­rin­de odak­lan­ma­dık. Mil­let ira­de­si de koa­lis­yon ta­li­ma­tı ver­di ve biz onun ge­re­ği­ni yap­mak için koa­lis­yon mü­za­ke­re­le­rin­de yer al­ma­lıy­dık. Çün­kü Tür­ki­ye da­ha çok kan kay­bet­me­me­liy­di. Da­ha dün bi­zi ül­ke­nin do­ğu­su­na gi­de­me­mek­le eleş­ti­ren Da­vu­toğ­lu, ta­şı­ma­lı se­çim­den bah­se­di­yor­du. Se­çim gü­ven­li­ği­ni sağ­la­ya­mam, di­yor­du. Ha­bu­r'­da ta­şı­ma­lı mah­ke­me ku­ran­lar, şim­di de ta­şı­ma­lı seç­men­den söz eder ha­le gel­miş­ler­di. Ya­ni hu­zur or­ta­mı sağ­lan­ma­dan ya­pı­la­cak bir se­çim, ku­tup­laş­ma­nın de­rin­leş­me­si­ne ne­den ola­cak­tı. İş­si­zi­mi­ze iş, aş­sı­zı­mı­za aş lâ­zım­dı. Sa­yın Kı­lıç­da­roğ­lu iş­te bu de­rin ay­rış­ma­yı ön­le­mek ve eko­no­mi­yi der­le­yip to­par­la­mak için mil­let önün­de bir koa­lis­yon de­ne­me­si yap­ma­lıy­dı. Bir gö­rüş­me­miz­de ken­di­si­ne gö­rüş­me­le­rin ba­şa­rı ih­ti­ma­li­ni yüz­de kaç gö­rü­yor­su­nuz, di­ye sor­du­ğum­da ba­na, “Çok az. Ama kan­sız kav­ga­sız bir Tür­ki­ye için yüz­de bir ih­ti­ma­li bi­le de­ğer­len­dir­mek bi­zim va­ta­ni gö­re­vi­miz­di­r” de­miş­ti.

DEV­LET­LEŞ­MİŞ KÖ­TÜ­LÜK VAR

(U.D.): Dev­let­leş­miş kö­tü­lük de­yi­miy­le ilk de­fa kar­şı­la­şı­yo­rum. Bu­nu bi­raz açar mı­sı­nız?
(A.Ç.): Uğur Bey, ken­di­si­ni bes­le­me ya­zar­la­rı ve trol­le­ri ile bir­lik­te sa­ra­yın­da ko­nuş­lan­dır­mış zat mut­lak bir güç ze­hir­len­me­si için­de. Ka­fa­sın­da­ki des­po­tik tek adam re­ji­mi­ne ana­ya­sal bir kı­lıf ka­zan­dır­mak için gö­ze ala­ma­ya­ca­ğı hiç­bir kum­pas, en­tri­ka ve ya­lan yok gi­bi. Kuv­vet­ler ay­rı­lı­ğı­na ne­den kar­şı çı­kı­yor sa­nı­yo­ruz? Ne­den ör­tü­lü öde­nek kul­la­nı­yor? Mİ­T'­i ade­ta ken­di­ne bağ­la­mış ol­ma­sı ne­den bo­şu­na de­ğil? Su­ruç kat­li­amıy­la bir­lik­te vah­şet sah­ne­sin­de kan­lı bir ti­yat­ro iz­le­me­ye baş­la­ma­dık mı? Eğer bir sa­ray glad­yo­su var­sa, bu dev­let­leş­miş kö­tü­lü­ğün bir te­za­hü­rü­dür. Kal­dı ki bu­nu ar­tık müt­te­fik­le­ri­miz de gö­rü­yor. Tür­ki­ye'den IŞİ­D'­e kar­şı tek ba­şı­na ope­ras­yon yü­rüt­me­me­si ne­den is­ten­di sa­nı­yo­ruz?
(U.D.): Ür­kü­tü­cü tes­pit­ler bun­lar Sa­yın Çı­ray. O za­man 15 Tem­mu­z'­da­ki rö­por­ta­jı­mız­da­ki iyim­ser­li­ği­ni­zi na­sıl açık­la­ya­cak­sı­nız. Bir CHP-AKP koa­lis­yo­nu si­ze gö­re hem müm­kün, hem de Tür­ki­ye için ta­ri­hi bir önem ve an­lam ta­şı­yan bir ge­rek­li­lik­ti. Cum­hur­baş­ka­nı Er­do­ğa­n'­ın koa­lis­yo­nun ger­çek­leş­me­si­ni en­gel­le­me­si ka­çı­nıl­maz ol­du­ğu­na gö­re iyim­ser­li­ği­ni­zin se­be­bi ney­di?
(A.Ç.): El­bet­te koa­lis­yo­nu ta­sav­vur eder­ken saf­ça dav­ran­mı­yor­duk. Er­do­ğa­n'­ın tıp­kı si­zin ön­gö­rü­nüz ve tec­rü­be­niz­le en baş­tan be­ri ya­zıp çiz­di­ği­niz gi­bi bir ti­yat­ro oyu­nu­nu sah­ne­ye ko­ya­ca­ğı­nı tah­min edi­yor­duk. Za­ten si­ya­set tıp­kı as­ke­ri stra­te­ji­ler gi­bi, kar­şı ta­ra­fın ni­yet­le­ri­ni tah­min et­me­den ya­pı­la­ma­ya­cak bir et­kin­lik. Do­la­yı­sıy­la bu so­nu­cu el­bet­te he­sa­ba kat­tık. Ama bir yan­dan da Tür­ki­ye'nin kar­şı kar­şı­ya kal­dı­ğı ha­ya­ti me­se­le­le­rin AK­P'­nin ha­li ha­zır­da­ki ge­nel baş­ka­nı­nı ve yö­ne­ti­mi­ni koa­lis­yon op­si­yo­nu­nu cid­di bir şe­kil­de de­ğer­len­dir­me­ye gö­tü­re­bi­le­ce­ği­ni um­duk. Da­ha doğ­ru­su um­mak is­te­dik. Sa­yın Da­vu­toğ­lu ba­si­ret­le dav­ran­ma gü­cü­nü gös­te­rir ve mil­le­tin çı­kar­la­rı­nın ya­nın­da yer alır­sa bun­dan bir iyi­lik do­ğa­bi­lir di­ye dü­şün­dük. Ama ol­ma­dı. Dev­let­leş­miş kö­tü­lü­ğün sü­re­ci mil­le­tin göz­le­ri­nin önün­de ze­hir­le­me­si­ne izin ver­di.

AKP-MHP NA­Fİ­LE GÖ­RÜŞ­MEY­Dİ

(U.D.): Bu ti­yat­ro­nun se­nar­yo­su ne za­man ya­zıl­dı ve ama­cı ney­di? Sa­yın Bah­çe­li'nin tu­tu­mu na­sıl bir et­ki ya­rat­tı?
(A.Ç.): Er­do­ğan, 7 Ha­zi­ran ön­ce­sin­de bir­kaç ke­re ge­nel se­çim­ler­de ba­zı sür­priz­le­rin ola­bi­le­ce­ği­ni be­lirt­miş­ti. Bu da onun ken­di oyun pla­nı­nı da­ha se­çim­ler­den en az bir­kaç haf­ta ön­ce kur­du­ğu an­la­mı­na ge­li­yor­du. Amaç­la­nan ken­di­si­ne şid­det­le kar­şı çı­kan mu­ha­lif ak­tör­le­rin iş­bir­li­ği yap­ma­la­rı­nı en­gel­le­mek­ti. Ben­ce Sa­yın Bay­ka­l'­ın, Sa­yın Ce­lâl Do­ğa­n'­ın ve bir MHP mil­let­ve­ki­li­nin da­ve­ti de bu çer­çe­ve­de ön­ce­den plân­lan­mış­tı. Se­nar­yo­nun ni­ha­i he­de­fi bir tek­rar se­çi­mi ye­gâ­ne çı­kış yo­lu ha­li­ne ge­tir­mek­ti. Şim­di dik­ka­ti­ni­zi bu nok­ta­ya ulaş­mak için kur­gu­la­nan oyu­nun en önem­li ye­ri­ne çek­mek is­te­rim: Er­do­ğa­n'­ın kur­gu­su MHP'­nin HDP ile hiç­bir şe­kil­de koa­lis­yon yap­ma­ya­ca­ğı fik­ri­ne da­yan­mak­tay­dı. Ni­te­kim Mec­lis baş­kan­lı­ğı da­hil tüm sü­reç bu­nu des­tek­le­di. So­nun­da Sa­yın Bah­çe­li ve Da­vu­toğ­lu na­fi­le gö­rüş­me­si de ya­pıl­dı ve Sa­yın Bah­çe­li AKP ile koa­lis­yo­nu red­det­ti. An­cak ti­yat­ro­nun se­nar­yo­su bir yer­de açık ver­di; CHP-AKP koa­lis­yo­nu gö­rüş­me­le­ri sı­ra­sın­da Sa­yın Kı­lıç­da­roğ­lu'nun so­rum­lu ve uz­laş­ma­cı dev­let ada­mı tav­rı so­nun­da Er­do­ğan cid­di bir ya­ra al­dı. Eğer Ke­mal Kı­lıç­da­roğ­lu'na hü­kü­met kur­ma gö­re­vi ve­ril­mez­se, hü­kü­met ma­ka­mı iş­gal edil­miş ola­cak­tır ki mil­let be­de­li­ni tek­rar se­çim­ler­de dev­let­leş­miş kö­tü­lü­ğe faz­la­sıy­la öde­te­cek­tir. Tek­rar se­çim­le ken­di si­fo­nu­nu biz­zat ken­di­si çe­ke­cek­tir.

ER­DO­ĞA­N'­IN HDP PRO­JE­Sİ

(U.D.): Ta­mam bu­nu an­lı­yo­rum da seç­men bu ka­dar kı­sa bir sü­re­de ter­cih­le­ri­ni se­çim so­nuç­la­rı­nı de­ğiş­ti­re­cek öl­çü­de na­sıl de­ğiş­ti­re­bi­lir? Bu na­sıl müm­kün ola­bi­lir?
(A.Ç.): Ba­kın dev­let­leş­miş kö­tü­lük, ye­ni­den baş­lat­tı­ğı se­çim kam­pan­ya­sın­da “İs­ter ka­bul edin, is­ter et­me­yi­n” di­ye­rek Tür­ki­ye'de yö­ne­tim sis­te­mi­nin fii­len de­ğiş­ti­ği­ni dek­la­re et­ti. Bu 25. Dö­nem Mec­li­si'ne ya­pı­lan dar­be­dir. Par­la­men­ter sis­te­me fii­len son ve­ril­di­ği­nin dek­lâ­ras­yo­nu­dur. Bu yö­nüy­le de Er­do­ğa­n'­ın ana­ya­sa suç­la­rı zin­ci­rin­de­ki son hal­ka­dır. Mec­lis Baş­ka­nı ne­re­de? Gü­ya ma­ni­pu­le ede­ce­ği­ni dü­şün­dü­ğü bir tek­rar se­çim­le dar­be­si­ni mil­le­te tes­cil et­tir­mek is­ti­yor. Bu­nun için tek­rar se­çim­ler­de HDP'­nin ba­raj al­tı­na itil­me­si ve MHP'­nin oy­la­rı­nın bir kıs­mı­nın AK­P'­ye ge­ri dön­me­si ge­re­kir. Bu­nu da inan­dı­rı­cı bir şe­kil­de, ya­ni dö­kü­len kan­la­rı PKK üze­rin­den HDP'y­le iliş­ki­len­di­re­rek yap­mak­ta­dır. PKK, Er­do­ğa­n'­ın HDP'­yi ba­raj al­tı­na dü­şür­me pro­je­si­ne ‘kan su­yu' ve­ri­yor. Kı­sa­ca­sı ev­lât­la­rı­mı­zı va­tan için de­ğil, dev­let­leş­miş kö­tü­lü­ğün ida­me­si için şe­hit ve­ri­yo­ruz. Her dik­ta­tör­lü­ğün son­dan bir ön­ce­ki aşa­ma­sı­nı ya­şı­yo­ruz ya­ni; kan ve göz­ya­şı aşa­ma­sı.

DARBECİ EVREN GİBİ OLUYOR

(U.D.): Bir tekrar seçimden siz ne bekliyorsunuz?
(A.Ç.): CHP'nin zaferini bekliyoruz. Bir kanlı tiyatro ile sağlanan tekrar seçim AKP için tam bir hayal kırıklığı yaratacaktır. ‘Şili Ulusal Referandumu'yla Diktatör Augusto Pinochet nasıl iktidardan uzaklaştırıldıysa, ülkemizi işgal etmeye çalışan devletleşmiş kötülük de iktidarı bırakmak zorunda kalacaktır. Ben önceki söyleşimizde size Erdoğan ya Demirel gibi şerefle ya da Evren gibi yalnız uğurlanmayı tercih edecek, demiştim. Erdoğan darbeci Evren gibi yalnız olmayı tercih etti.

ÇARE MİLLETİN DUR DEMESİDİR

(U.D.): Çare partisiyiz diyorsunuz, bu durumda çare nedir?
(A.Ç.): Çare; milletin ayağa kalkması ve devletleşmiş kötülüğe dur demesidir. Çare; birlik içinde ön şartsız bir yurttaşların kardeşliğidir. CHP bu konuda HDP'ye oy veren seçmenlerimiz de dahil milletimizin tümünü ötekileştirmeden üstüne düşen her şeyi yapacaktır. Bu kez havaya attıkları paranın çaresizlik yüzü düşecek yere. Çünkü iyiler eninde sonunda mutlaka kazanırlar.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more