Reklamsız Sözcü

Küresel ısınma, insanları perdeli ayaklı, kedi gözlü ve solungaçlı yapabilir

Küresel ısınma, bazı insanları kedi gözlü, perdeli ayaklı ve solungaçlı şekilde evrimleştirebilir.

22:4118 Ocak 2016
Küresel ısınma, insanları perdeli ayaklı, kedi gözlü ve solungaçlı yapabilir
Küresel ısınma, bazı insanları kedi gözlü, perdeli ayaklı ve solungaçlı şekilde evrimleştirebilir.

Kent Üniversitesi’nden Paleantropolojist, Dr. Matthew Skinner, insanoğlunun gelecekte nasıl gözükeceğine dair 3 senaryosu için sanatçı Quentin Devine ile çalıştı. Dr. Skinner, perdeli ayak ve genişlemiş eller gibi bazı değişimlerin, insanoğlunun çok hızlı mutasyonlarla gerçekleşebileceğini belirtiyor. Araştırmacılar doğal seçilimin yüzlerce jenerasyon sonunda veya genetik mühendisliğiyle ancak gerçekleşecek değişimlerin sıra dışı koşullarda adapte olmak için insanoğlunun hızlıca gerçekleştirebileceğini söylüyorlar.

3 SENARYO , 3 FARKLI FİZİKSEL DEĞİŞİM

Dailymail’de yer alan habere göre, uzmanlar, eriyen buzulllar sonucu yükselen deniz seviyesi nedeniyle oluşacak “su dünyası” nın bir dizi senaryoyu tetikleyeceğini hesapladı. Ayrıca bir asterodin dünyaya çarpması sonucu oluşacak 2. buzul çağı ve insanoğlunun diğer gezegenlerde kolonileşmesi senaryolarını da incelediler.

 

 

“Hayatta kalmak için kendi kendimizin genetik mühendisi olmalıyız” diyen Skinner, ” İhtiyacımız olanlardan bazıları, doğal yollardan çok daha erken elde edebilir, bazıları ise da binlerce yılda oluşacak.

Perdeli ayaklı, kedi gözlü, solungaçlı “Su Dünyası”

Su Dünyası’na adapte olmak için , insanoğlunun perdeli ayaklar, su altındaki zayıf ışık için kedi gözlerine sahip olacak şekilde evrimleşmesinin beklenebilir bir durum olduğunu söyleyen Dr. Skinner, kan dolaşımı ve nefes almak için sığ sularda oksijen sağlamayı başarması için de yapay solungaç geliştireceğini belirtiyor. Dr. Skinner, bu durumun, akciğer hacmimizin düşmesine ve kaburga kemiklerimizin de küçülmesine neden olabileceğini söylüyor.


Soluk ciltli, güçlü kaslı, büyük burunlu ve bol kıllı “Buzul Çağı”

Dr. Skinner, Buz Çağı senaryosunda ise, insan cildinin güneş ışığından çok daha fazla D vitamini üretmesi için cildinin soluklaşacağını, vücudundaki kılların artacağını ve daha çok kaslı bir yapıya sahip olacağı düşünüyor. Buna ek olarak, insanoğlunun genzine gidecek soğuk havayı daha sıcak bir şekilde soluyabilmesi için burun ve yüz boyunun artacağını öngörüyor. Azalmış kaynakları elde etmek için daha fazla fiziksel kuvvet gerekecek. Bu doğa şartlarında erkekler için entelektüel kapasiteden daha çok tıpkı gibi goril gibi olabilmek çiftleşmek için ana unsur olacak.

Aynı şekilde kadınların da daha kaslı bir yapıya sahip olması gerekecek ve vücut kılları bir yalıtım aracı olarak artacak.

Orangutan gibi Salına Salına “Dünya Dışı Kolonileşme”
3. senaryo olan diğer gezegenlerde kolonileşmede ise düşük yerçekimi koşullarına insanoğlunun kendisini hazırlaması gerekecek. Bu uzun kollara, kısa bacaklara sahip olmamız anlamına geldiği gibi ek olarak, orangutanlar gibi ağaçlarda yürümek yerine salınmayı tercih eden orangutanlara benzeyeceğimiz söylenebilir. Düşük yerçekiminde ayaklarımız da kavramak için daha kullanışlı hale gelecek ve bu bizi daha büyük ayaklı yapacak. Dr. Skinner, dişlerin tam kaybının da gerçekleşeceğini ve ağız büyüklüğünde de önemli ölçüde azalma olacağını belirtiyor.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp