
Geçen yıl benzer bir kriz yaşanmıştı.
Ben de bu köşeden dile getirmiştim tepkimi. Ve bir şekilde uzlaşma sağlanmıştı.
Powertürk, Digiturk müzik kanalları platformundan çıkmış ancak geri dönmüştü.
Digiturk kullanan biri olarak gün içinde en çok izlediğim kanallar müzik kanalları. VH1, Powertürk ise favorilerim.
Ama yine bir süredir Powertürk müzik kanalları Digiturk dışında.
Bu kez ilginç bir gelişme daha var; gördüğüm kadarıyla Kral Pop da artık platformun dışında.
Belli ki bir yıl için peşin ödersen 5 yüz bin, taksitle ödersen 6 yüz bin Avro çok geldi kanallara.
E haksız da sayılmazlar.
İki kanal ötesindeki yabancı kanalları yayınlamak için üste para veren Digiturk, yerli müzik istasyonlarından böyle fahiş bir rakam talep ediyor. Üstelik bu ücretler SD yani yüksek çözünürlüklü olmayan kanallar için geçerli.
Kendi adıma, yıllardır kullandığım platformda artık yerli müzik kanalı kalmamasını çok ama çok saçma buluyorum.
Sanırım bu gibi hareketler biraz da şirketi Katarlılara satmanın bedeli olacak.
Tuhaf ama üste para vererek yabancı müzik istasyonlarını taşıyan platformda artık TRT Müzik dışında yerli müzik çalan istasyon yok.
Bu durum Digiturk gibi bir platforma hiç ama hiç yakışmıyor.

Uzaydan görünen ağaç kıyımı
Jeff Willams günlerini, gecelerini dünyanın birazcık üzerinde, yörüngede dönmekte olan Uluslararası Uzay İstasyonu’nda geçiriyor. Bu sırada gördüğü muhteşem manzaraları bizlere aktarmaktan da geri durmuyor.
Önceki gün İstanbul Boğazı üzerinden geçmiş istasyon. Ve tüm Boğaz’ı görüntülemiş uzaydan.
Görüntü gerçekten utanç verici. Önce çatılardan oluşan bir beton yığını geçiyor gözümüzün önünden. Ardından da Üçüncü Köprü’nün daha açılmadan Kuzey Ormanları’na yaptığı korkunç tahribat görünüyor.
Yeşil tümüyle biçilmiş ve altından sarı, çirkin bir toprak çıkmış ortaya.
Hepimiz biliyoruz ki bu daha talanın ilk adımı. Köprü ile FSM arasındaki alan birkaç yıl içinde betona kesecek. Sonra da Karadeniz sahiline doğru kayacak yapılaşma.
Yüzyıllar önce atalarımıza karşı uzaydan görünen tek insan yapısı olduğu söylenen (ama sonra sanırım doğru olmadığı ortaya çıktı) Çin Seddi yapılmış olmasıyla gurur duyarken bugün uzaydan görünen beceriksizce bir kentleşme ve yeşil talanımız var.
Çok acı. Çok korkutucu.

Jason’a gittim döneceğim
Yazın sinemaya gitmeyi neden sevmezsiniz bilmem. Sıcaktan ve insanlardan kaçmanın mükemmel bir yolu. İşte bu satırları yazdıktan hemen sonra büyük aşkım Jason Bourne’la buluşmaya gideceğim. İMDB puanı biraz düşük ama on yıl sonra bu heyecanlı buluşmayı kendi gözlerimle yapıp kendim karar vermek isterim. Yarın paylaşırım izlenimlerimi. Ama şimdi yönetmen Paul Greengrass ve Matt Damon’la geçirilecek birkaç güzel saatim var.