Reklamsız Sözcü

Türkiye’de 6.5 milyon insan tehlike altında

Türkiye'de şeker hastalarının sayısının giderek arttığını belirten uzmanlar gelecek yıllarda 6.5 milyon insanın risk altında olduğunu ifade etti.

android-time 12:30
Türkiye’de 6.5 milyon insan tehlike altında
Türkiye'de şeker hastalarının sayısının giderek arttığını belirten uzmanlar gelecek yıllarda 6.5 milyon insanın risk altında olduğunu ifade etti.

Adana’daki Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi’nde görevli Diyetisyen Tuğçe Özakçaoğlu, aşırı kilolu ve hareketsiz yaşamı olan kişilerin diyabete yakalanma riskinin çok yüksek olduğunu söyledi.

Diyabetin dünyada ve ülkemizde yaygın olarak görülen kronik bir hastalık olduğunu belirten Tuğçe Özakçaoğlu şöyle dedi:

“Aşırı susama, sık idrara çıkma, yorgunluk ve açıklanamayan kilo kaybı, sık enfeksiyon gelişmesi, açlık hissi ve çok yemek yeme, görme bulanıklığı sık görülen belirtilerdir. Kilo fazlası olan, aile fertleri arasında diyabet olan, doğum ağırlığı fazla olan, aşırı kilolu ve hareketsiz yaşamı olan kişilerin diyabete yakalanma riski daha fazladır.”

2030’DA TÜRKİYE’DE DİYABETLİ SAYISI 6.5 MİLYONA ÇIKACAK

Diyabetin genetik özellikler ve çevresel etkenlere bağlı olarak farklılık gösterdiğini kaydeden Diyetisylen Özakçaoğlu, şunları söyledi:

“Diyabet, pankreastan insülin hormonunun salgılanmasının azalması veya salgılanan insülinin yeterli etkiyi gösterememesi durumunda kan şekeri yükselmesi sonucu ortaya çıkar. Dünyada giderek artmakta olan diyabetin görülme sıklığı yaş, cinsiyet, ırk, beslenme alışkanlıkları, genetik özellikler ve çevresel etkenlere bağlı olarak toplumdan topluma farklılık gösterir. Ülkemizde 2010 yılındaki verilere bakıldığında 3 milyon 679 bin diyabetli birey varken, 2030 yılında bu rakamın 6 milyon 422 bine ulaşacağı öngörülmüştür. Diyabette, kan şekerinin yüksek seyretmesi sonucunda göz, böbrek ve sinir sisteminde bozuklukların ortaya çıktığı, sürekli tıbbi bakım ve tedavi gerektiren bir durumdur. Bu bakım beslenme tedavisi, fiziksel aktivite ve doğru dozda ilaç tedavisi arasındaki dengenin sürdürülmesini içerir. Önerilen beslenme programının izlenmesi diyabetin kontrolünde çok önemlidir. Dikkatli beslenme yönetimi ile diyabetli bazı bireylerde ilaç kullanımının azaltılması olasıdır.”

NELER YAPILMALI?

Diyabete yakalanan kişilerin beslenme ve yaşam tarzında değişikliklere gitmesinin önemli olduğunu ifade eden Özakçaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Diyabette beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesindeki amaç, hayat boyu uygulanabilecek en ideal beslenme programını oluşturarak kan şekerini normale yakın seviyede tutmak, hastalıkla ilgili olarak uzun dönemde gelişebilecek komplikasyonları önlemek, yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlamak, kısaca yaşam kalitesini yükseltmek ve yaşam süresini uzatmaktır. Çay şekeri, şeker içeren besinler, beyaz ekmek gibi rafine besinlerden sınırlı, tam tahıl, sebze, kuru baklagiller gibi lifli besinlerden zengin, toplam yağ ve doymuş yağ alımı kısıtlı, kırmızı et, karaciğer, yumurta, tereyağı gibi kolesterol içeren besinler kontrollü, normal veya düşük kalorili dengeli ve yeterli bir beslenme modelidir.”

DHA

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Son güncelleme: android-time 12:3217.11.2014
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more