Sözcü Plus Giriş

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hükümeti kurma görevini geç verdiğine yönelik eleştirilere cevap veren Başbakan Yardımcısı Arınç şunları söyledi: “Neden hükümet kurulmuyor diyenler bahane arıyorlar. Bunların Anayasayı bildikleri falan yok. Veya biliyorlarsa hatırlamak istemiyorlar. 7 Haziran’da seçimler oldu ama 18’inde kesin sonuçlar açıklandı. Kesin sonuç açıklanmadan hükümet mi kurulur? Kesin sonuç açıklandı 5 gün sonra ant içme töreni oldu. Ant içmeden milletvekilleri göreve başlar mı, başlamaz. Ondan 5 gün sonra meclis başkanlığı seçimi oldu. Meclis başkanı seçilmeden, başkanlık divanı oluşmadan hükümet mi kurulurmuş. Kala kala bir hafta kaldı. Bu gecikme bizden sorulacak bir iş değildir. Eleştirilecek bir konu değildir. Sayın Cumhurbaşkanımız Anayasa’nın 116. Maddesindeki hükmü hatırlatmış ve başkanlık divanından sonra görevi vereceğim demiştir. Ve nitekim de geçtiğimiz Perşembe günü bu görev genel başkanımıza tebliğ edilmiştir. Genel başkanımızın hükümet kurma konusunda başarılı olacağına yürekten inanıyoruz. Süreç başlamıştır. 45 gün içerisinde hükümet kurulamadığı takdirde elbette seçimlere gidilir. Türkiye’nin şartları içerisinde bir hükümet kurulacağına ve bu hükümetin mutlaka dinamosunun Ak Parti olacağına yürekten inanıyorum.”
“AK PARTİ’YE İKTİDAR OLMAK YAKIŞIR, KOALİSYON ORTAĞI OLMAK DEĞİL”
Seçimlerin ardından eksikliklerini konuştuklarını anlatan Arınç, “Biz bu işin neden böyle olduğunu anladık arkadaşlar. Sizde anlamışınızdır. Artık bize düşen bunun gereğini yapmak. Erken seçim ne zaman olacaksa yine tek başımıza iktidar olmaktır. Ak Parti’ye iktidar olmak yakışır. Koalisyon ortağı olmak değil. Dolayısıyla önümüzdeki seçimlerde elimizden geleni yapacağız. Eksiklerimizi gidereceğiz. Yanlışlarımızı, hatalarımızı, telafi edeceğiz daha sıkı birbirimize dayanacağız ve inşallah Manisa başta olmak üzere bütün illerden milletvekillerini alacağız. Elbette HDP’nin, barajı açma gayretlerine içeriden ve dışarıdan bu kadar destek olunması Ak Parti’yi aşağıya çekmek için bu formüle sıkı sıkıya sarılmalar, CHP’nin de, bizden giden oylar, diğer partilerden de kaçan oylar belirli sebeplerle ona oy verilmesi sureti ile 80 milletvekili kadar çıkaran proje başarılı olmuştur. Tek sözleri ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ Peki anladık. İkinci sözü yok. Üçüncü sözü yok. Tek amaçları buydu. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef almışlardı. Onun hedefinde diğer partilerle birleşmişlerdi Ak Parti ve Sayın Erdoğan nefreti onlara barajı aştıracak pek çok desteğe sahip kılmıştı. Peki seçim bitti şimdi neredesiniz? Sen hükümet mi kuracaksın hayır. Tek başına iktidar mı olacaksın hayır. Peki hükümet ortağı olabilme ihtimalin var mı hayır. Böyle bir iddiası da yok. Kandil önüne set çekti. Kandil diyor ki, ‘Sen hiçbir hükümete giremezsin. Sen bu sistemin içinde olamazsın. Sen bana bağlısın’ HDP’ye oyları ile destek olup, barajı aştırma konusunda büyük gayret edenler bu durum karşısında başlarını iki eli arasına alıp iyice düşünmesi lazım.

MHP’YE SERT SÖZLER

Milliyetçi Hareket Partisi sen Türk milliyetçisiydin. Çözüm süreci itibari ile bize söylemedik laf bırakmadın. Ne vatan hainliğimiz kaldı. Ne bölücülüğümüz kaldı. Peki niye Türk milliyetçisi bir parti, niye ancak Kürt milliyetçisi kadar bir milletvekili çıkarabildi. Senin haberin var mı? Sen 80 milletvekili çıkardın. HDP’de 80 milletvekili çıkardı. O zaman bu ülkede ayrışmanın sonu nereye gidecek. Ne kazandın. Hükümet ortağımı oldun hayır. İktidar ortağımı oldun hayır. Olmaya da niyeti yok. Ben yan gelip yatacağım. Keyfime bakacağım. Muhalefette takılacağım. Bu ülke nasıl yönetilecek. Bu insanlar nasıl maaşlarını alacaklar. Nasıl yatırımlar yapılacak. Türkiye’nin etrafındaki bu ateş çemberinden Türkiye nasıl bir vaha gibi, yeşil ve huzur adası gibi kendini kurtaracak. Onlar zor işler. Ben muhalefette kalayım…
Peki ana muhalefet yüzde 25’i zor buldu. Milletvekili sayısı azaldı. Sen ana muhalefet partisi oldun peki iktidar mı oldun hayır. İktidar ortağı mısın hayır. Bir gerçekle karşı karşıyayız. Bunlar seçimden önce de iktidar olamayacaklarını çok iyi biliyorlardı. Ama bir şey için çalıştılar Ak Parti iktidarını yıkmak için. Biz onlara diyorduk ki peki yıkacaksınız da kim gelecek. Sen mi, sen mi, sen mi? Hayır hiçbirimiz. Peki o zaman Ak Parti gitsin de yerine kim gelsin demek hakkımız değil mi? Benim vekilim sordu. Dediler ki bizi hiç ilgilendirmiyor. Memleket, millet ne halde olursa olsun, yeter ki Ak Parti yıkılsın yerine kimin geleceği önemli değil. Bu kadar çirkin, bu kadar yanlış, bu kadar ayıp, bu kadar milleti düşünmeyen bir siyasi propaganda olmaması lazım” dedi.