Sözcü Plus Giriş
SONER YALÇIN

Erdoğan seçimi yaptırmayacak mı?

20 Mayıs 2015 Yazarlar

Tespit: Osmanlı Erkan-ı Harbiye-i Umumiye (Genelkurmay Başkanlığı), Mustafa Kemal'in Samsun'a çıktıktan sonra direnişi örgütleyeceğini biliyordu. Mustafa Kemal'in Samsun'a gitmesi kesinleşince Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Reisi Fevzi (Çakmak) Paşa hastalık mazeretiyle izne ayrıldı.
Mustafa Kemal'e “çıkış” belgesini Erkan-ı Harbiye-i Umumiye ikinci Reisi Diyarbakırlı Kazım (İnanç) Paşa imzalayıp verdi.
Yaklaşık bir yıl sonra… Fevzi Paşa 27 Nisan 1920'de Ankara'nın yolunu tuttu. Mustafa Kemal tarafından törenle karşılandı. Gidişi ardından, İstanbul Hükümeti tarafından rütbeleri söküldü, nişanları geri alındı ve idamına karar verildi.
Fevzi Paşa, Ankara'da önce Savunma Bakanı, ardından Genelkurmay Başkanı yapıldı.
Peki… Ulusal mücadelenin başlangıç fişeğinin atıldığı o günlerde Fevzi Paşa neden raporluydu?.. Amaç:
Mustafa Kemal'in Anadolu'daki eylemlerinden Fevzi Paşa'yı sorumlu tutulmasının önüne geçmekti. Mustafa Kemal başarısız olursa yeni bir direniş örgütlenmesi yapılacaktı…
Bu tespiti neden yaptım?..
Kuşkusuz sözü bugünlerde raporlu olan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel'e getireceğim. Fakat….
Bu konuya girmeden önce bambaşka bir tespitte daha bulunmalıyım:
Bugün Türkiye'de, Genelkurmay kaynaklarına en yakın gazete hangisi?
En çok emekli askerin köşe yazarlığı yaptığı Aydınlık gazetesi…
Başlayabiliriz…

Komutanlara uyarı

Evime az gazete aldığımı daha önce yazdım.
Aldığım gazetelerden biri, Aydınlık.
Gazetenin pazartesi günü attığı önemli manşet -nedense- gözlerden kaçtı!
Şöyleydi:
“Doğu Perinçek ve İsmail Hakkı Pekin'den Komutanlara Suriye Uyarısı:
Kenan Evren Gibi Olursunuz…”
Doğu Perinçek kim, biliyorsunuz; Vatan Partisi lideri.
İsmail Hakkı Pekin, Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Genelkurmay eski İstihbarat Başkanı.
Perinçek ve Pekin basın toplantısı yapmıştı.
Konu, Türk F-16'lar tarafından düşürülen Suriye'ye ait insansız hava aracıydı.
Pekin, düşürülen hava aracının bölgedeki terör gruplarına karşı kritik görev yürüttüğünü; ve hava aracının operasyon alanlarından biri olan İdlib'e uçuş yaptığını kaydederek, bu hava aracının düşürülmesinin Suriye'deki terör örgütlerine örtülü destek sağladığını belirtti.
Perinçek, TSK'nın bugüne kadar Suriye konusunda çok duyarlı davrandığını, Tayyip Erdoğan'ın politikalarına alet olmanın ise çok tehlikeli olduğunu vurgulayarak, “Eğer Batı'nın bölge planlarına alet olursanız Kenan Evren gibi olursunuz, bu halk sizi affetmez” dedi.
Allah… Allah…
Bir hafta önce… CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin Taraf gazetesine verdiği röportajda, “Türkiye iki gün içinde Suriye'ye girecek” demiş ve bu sözlere en büyük tepkiyi Perinçek vermişti:
“Hiçbir güç Türk Ordusu'nu Suriye'nin üzerine süremez. AKP'nin de böyle bir gücü yoktur.”
Dün Gürsel'in açıklamasına sert tepki gösteren Perinçek ve Pekin bugün neden Türk askerini uyarma ihtiyacı duydu!
Neler oluyor?
Öyle ki…
Gürsel Tekin 7 Mayıs'ta yayınlanan röportajında Türk Ordusu'nun Suriye'ye “bu akşam ya da cuma günü gireceğini” söyledi. Böylesine emin olmasının nedeni, haberi veren kaynağını güvenilir bulmasıydı kuşkusuz.
Haber kaynağı kimdi? Bilmiyoruz. Cemaat olduğunu düşünürsek pek hata yapmayız. Neyse.
Tam bu günlerde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, 15 günlük rapor aldığı medyaya sızdı/sızdırıldı…
Genelkurmay koridorlarında neler oluyordu?..

Türk Ordusu'na baskı

Genelkurmay koridorlarının havasını en iyi hangi gazeteci veriyor:
Odatv Ankara haber müdürü Müyesser Yıldız…
18 Mayıs'ta şunu yazdı:
“Bugüne kadar albaydan aşağı rütbedeki subayların tayinleri nisan ve mayıs aylarında yapılıyordu. Ancak bu yıl ilk kez tayinler çıkmadı; dahası 9 Haziran'a, yani seçimler sonrasına ertelendiği duyuruldu! Acaba seçim üzeri yapılacak tayinlerin ‘zafiyet' yaratmasından mı endişe edildi? Askeri kaynaklar, ‘Hayır. Daha önce de seçimler oldu, ama böyle bir erteleme yaşanmadı. Kaldı ki, tayinler çıkarılır, göreve başlama seçim sonrasına planlanırdı' diyor.”
Genelkurmay koridorları kaynıyor ve bu derece önemli haberler üzerinde pek durulmuyor!
İster istemez şöyle düşünüyorsunuz:
Türk Ordusu, Suriye'ye sokulmak istendi ama askerden “hayır” yanıtını mı aldı?
Müyesser Yıldız kulis yazısında önemli ayrıntılar verdi:
Necdet Özel'in rapor almasının sızdırılması “güvenlik” açısından doğru ve görülmüş bir şey değildi. Niye yapılma ihtiyacı hissedildi?
Askerler, neden iktidara ve kamuoyuna mesaj vermek istedi?
Peki…
Mesajın içeriği neydi? Suriye mi?
Kapalı kapılar ardında neler oluyor?
Ayrıca…
Türkiye'de bunlar yaşanırken bakın Suriye'de ne oldu?
Cuma günü Obama'nın emriyle ABD Özel Kuvvetleri (Delta Force) Suriye'ye girdi! Suriye'nin en büyük petrol ve doğalgaz alanı/ El-Amr bölgesi sorumlusu Irak-Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) komutanı Ebu Sayyaf'ı ve 32 teröristi düzenlediği nokta operasyonuyla öldürdü!
Bu operasyon şu tartışmayı gündeme getirdi:
Suriye yetkilileri operasyon koordinatlarını kendilerinin verdiğini söyledi. ABD reddetti.
Ve tam bu günlerde; Türkiye, Suriye'nin insansız hava aracını düşürdü!
Genelkurmay eski İstihbarat Başkanı Pekin ne diyordu, bir daha okuyunuz…
Öyle ya… Son dönemde sürekli askerlerin yanında duran Perinçek ve Pekin, neden komutanları uyarma zorunluluğu hissetti?..
Türkiye 7 Haziran'a sandığa giderken; Türk Ordusu, üzerindeki “Suriye'ye girelim baskısını” savuşturmaya mı çalışıyor?
Sandık, Türkiye'yi savaşa mı sokacak?
Göreceğiz…

YAZARIN TÜM YAZILARI