Sözcü Plus Giriş
SONER YALÇIN

Kimdir devrimci?

12 Haziran 2015 Yazarlar

1479 yılı ilkbaharı…
Venedikliler; bir Osmanlı Yahudi'sinden, “Grand Turco” (Büyük Türk) dedikleri Fatih Sultan Mehmet'in talebini, duyunca çok şaşırdılar.
Fatih, “insan sureti çizme konusunda mahir bir ressamın İstanbul'a gönderilmesini” istiyordu!
Şaşırdılar; çünkü Müslümanların, insan sureti resmini büyük günah saydıklarını biliyorlardı…
Şaşırdılar; çünkü Fatih Sultan Mehmet'in, büyük bir devrimci olduğunun farkında değillerdi…
Adı, Gentile Bellini (1428-1507) idi.
Bir kalaycının oğlu olan babası Jacopo Bellini, devrin önemli ressamıydı.
Gentile gibi kardeşi Giovanni Bellini de ressamdı.
Keza…
Kız kardeşleri Niccolesia da dönemin ünlü ressamı Andrea Mantegna ile evliydi.
Gentile Bellini, babasının 1464 yılındaki ölümünden sonra onun taşımış olduğu “saray ressamı” payesini aldı.
Gentile ve kardeşi Giovanni'nin atölyesinden, ileride Venedik (ve dünya) resim sanatının önde gelen isimlerinden Tiziano ve Tintoretto gibi ressamlar çıktı. Detaylara girmeyeyim…
Başta Venedik Cumhuriyeti'nin (seçimle iş başına gelen) doç‘u Pietro Mocenigo olmak üzere Senato, İstanbul'a gönderilecek ressamın Gentille Bellini olmasına karar verdi.
53 yaşındaki Gentille Bellini o günlerde Venedik Meclisi'nin salonundaki resimlerin restorasyonu yapıyordu.
Görevlendirilince işlerini kardeşine bıraktı. Ve…
3 Eylül 1479'da yola çıktı…

“Fırçanda sihir var”

Gentille Bellini eylül ayı sonunda İstanbul'a geldi.
Şanslıydı… 20 yıl önce Fatih, Veronalı Matte di Pasti'yi İstanbul'a davet etmiş ancak ressamın bulunduğu gemi Venedikliler tarafından ele geçirilmiş ve sanatçı İstanbul'a gelememişti!
Gentille Bellini'yi İstanbul'da Venedik Elçisi Giovanni Dario karşıladı.
Kısa bir süre sonra Bellini, Fatih Sultan Mehmet'in huzuruna çıkarıldı.
Fakat…
Fatih, Bellini'den önce Venedik manzarasını çizmesini istedi. (Osmanlı tarihine hep yanlı bakmış Alman tarihçi F. Babinger'e göre, Fatih Venedik'i fethetmek için bu resmi istemişti!)
Bellini, Venedik resmini yaptı. (Bu tablo kayıptır.)
Fatih resmi beğendi ve Bellini'den bu kez kimi saray çalışanlarının portresini yapmasını istedi. (Bunlardan günümüze sadece bir yeniçeri ile bir saraylı kadın figürü kaldı. Bunlar da British Museum'dadır.) Bitmedi…
Fatih, bu kez Bellini'den otoportresini yapıp yapamayacağını sordu. Olumlu yanıt aldı.
Bellini'nin otoportresini görünce Fatih, “senin fırçanda sihir var” deyip Topkapı Sarayı'nın bazı duvarlarının resmedilmesini istedi. Ve nihayet…
Tarih: 25 Kasım 1480…
Bellini, Fatih Sultan Mehmet'in portresini yaptı. Resimden önce Bellini, tabloya hazırlık olarak, tahta baskı bir gravür çalışması yaptı. (Bu gravür Londra'da National Gallery‘dedir.)
Ardından Fatih'in yağlı boya tablosunu yaptı.
Fatih tabloya baktığında ne gördü bilinmez. Çünkü…
Fatih hastaydı, bu sebeple resimde gözlerinin ışıltısı yoktu ve epey solgun gözükmekteydi.
Tüm devrimcilerin olması gerektiği gibi Fatih de gerçekçiydi; tabloyu beğendi. Venedik Senatosu'na Bellini için bir teşekkür mektubu yazdı. Ressama ise çok değerli gerdanlık hediye edip büyük iltifatlarla Venedik'e gönderdi…
Bir yıl sonra 1481'de Fatih öldü…

Eğilen kral

Devrimci Fatih Sultan Mehmet yerine tahta (gericilerin desteğiyle) II. Beyazıt geçti. Ve… İnsan suretini yapmanın günah olduğu gerekçesiyle Topkapı Sarayı içinde yer alan tüm resimleri, mozaikleri kaldırttı, parçalattı. (Bu bana göre, Osmanlı'nın gerileme dönemini başlatan simgesel olaydır. Bu gerici anlayış sonucu Leonardo Da Vinci'nin 4 ayrı proje sunup, mimar ve mühendis olarak iş başvurusunda bulunduğu mektubuna II. Beyazıt, yanıt bile vermedi…)
Peki… Saraydaki “günahkar resimler” yok edilirken, Bellini'nin Fatih tablosuna ne oldu?
Bilinmiyor.
Bilinen tablonun ortaya çıkış hikayesi…
1877-1880 yılları arasında İstanbul'da İngiliz elçisi olarak bulunan Henry Layard, önemli bir çivi yazısı uzmanı, sanat tarihçi, arkeolog ve yazardı.
İstanbul'daki görevinin ardından hayatının sonuna (ö.1894) kadar Venedik'te yaşadı. Burada Bellini'nin Fatih tablosunu Venedikli bir kolleksiyoncudan satın aldı. Ve tablo, vasiyeti üzerine ölümünden sonra Londra'daki National Museum'a bağışlandı.
Diyeceksiniz ki…
Arkadaş bu kadar bilgiyi bize niye verdin?
Tarih: 8 Temmuz 2015.
Dünya müzayede devi Sotheby's, Gentile Bellini'ye atfedilen “Fatih ve Şehzadesi” adlı yağlı boya tabloyu açık artırmayla satışa sunacak.
Tabloya 300 bin ile 500 bin sterlin arası bir fiyat biçiliyor.
Demem o ki…
Keşke Türk Devleti bu tabloyu satın alsa…
Çünkü bu tablo; doğmadan ölen Osmanlı rönesansının simgesidir.
Peki… Alırlar mı? Sanmam.
Ne yazık ki iktidarda; devrimci Fatih'in değil, gerici II. Beyazıt'ın temsilcileri var.
Yazımı noktalamadan önce şunu yazmalıyım:
Resim tarihinin en değerli isimlerinden Tiziano, bir çobanın oğluydu.
Yazdığım gibi ustası/öğretmeni Gentile ve Giovanni Bellini kardeşlerdi.
Tiziano, İspanya Kralı Şarlken'in portresini yaparken elinden fırçasını düşürdü. Ve inanılmaz bir olay oldu:
Şarlken eğildi, fırçayı aldı ve çobanın oğlu Tiziano'ya uzattı. (Bu tablo, Madrid'deki Prado Müzesi'ndedir.)
Bu olay kimi tarihçilere göre…
Bir kralın, çobanın oğlu bir ressam karşısında eğilmesi, Avrupa'da rönesansın başlangıcıdır…
Biz, Fatih'in İstanbul'u fethetmesiyle Orta Çağ'ın kapandığını ve Rönesans'ın kapandığını okuyoruz. Oysa…
Bir devrimci Müslüman padişahın, resmini/insan suretini yaptırması bizim rönesansımızın başlangıcıdır..!
Bugün devrimci mücadele…
Fatih ve Atatürk gibi devrimcilerin rönesansını müdafaa etmek, geliştirmek ve ilerletmektir…

YAZARIN TÜM YAZILARI