Sözcü Plus Giriş
SONER YALÇIN

Mesele uçak değil

2 Aralık 2015

Hakikatler üzerinden değerlendirme yapılmaz bizim topraklarda.
Analitik düşünme nedir, bilinmez bizim topraklarda. “Komplo teorisi” diyerek küçümserler!
Dün Stalin için dediğini…
Bugün Putin için söyler…
Kaynağı Batı/Amerikan medyasıdır.
Oysa… Bunlar, kendilerine hayran kağıttan kaplan'dırlar.
Vizyonda bir film var; Casuslar Köprüsü.
Yönetmen Steven Spielberg. Bu adamın duygusal Amerikan mesajlı klişe filmlerine gitmeyeli yıllar oldu. Fakat filmin senaryosuna Coen Kardeşler katkı yapınca merak ettim; gitti.
Gitmez olaydım. Filmin gerçek olayları anlattığını söylemeseler “filmdir” der geçerdim ama yazmak şart.
Eminim bu propaganda filmi Oscar'dan epey ödül alır.
Filmde KGB yine beceriksizdir!..
Filmde bir Amerikalı avukat, KGB'yi elinde oynatıyor!..
GRU, GPU, OGPU, NKUD/NKGB/KGB gibi isimlerle Sovyetler Birliği istihbarat alanında dünyanın en başarılı ülkesi nasıl oldu?
Korkunç İvan'ın “Opriçnik”i; Büyük Petro'nun “Özel Büro”su; I. Nikola'nın “Üçüncü Şube”sinden geçerek dünyanın en güçlü istihbarat örgütü oldu KGB.
Casuslar Köprüsü filminde KGB ajanıyla değiştirilen kişi; Adana'dan havalanıp Sovyetler Birliği üzerinde düşürülen U-2 uçağının pilotu Gary Powers.
Yani film, Türkiye'nin bugün yaşadıklarına benziyor. Yine Rusya ile bir uçak krizi var.
Fakat… Meselem…
Bu filmi yazmak değil.
Bugün Rusya'nın başında bir KGB görevlisi var; Putin.
Bu filmin yönetmeninden senaristine kadar KGB'ye bakış açısıyla, bugün Türkiye'deki kimi aklıevvellerin değerlendirmelerinin benzer oluşu şaşırtıcı…
Yazayım…

Hangi sınır diyorlar?

Klasik laftır:
Bir Rus'u anlamak için Rus olmak gerekir!
Hiç duygusal değillerdir.
Yani uçak düşmüş, pilot ölmüş pek umurlarında olmaz.
Diyeceksiniz ki…
“Yahu nasıl umurlarında olmaz, adamlar dünyayı başımıza yıkıyorlar!”
Haklısınız…
O halde şunu düşünmeliyiz:
Türkiye'ye yönelik aldıkları yaptırım kararlarında neyi hesap ediyorlar?
Rusya'nın bu zorlu oyunu çok hamle yaparak hesaplı oynadığı görülüyor.
Evet, karşımızda zorlu bir istihbarat örgütü kafası var.
En baştan alalım…
“Angajman kuralları” deyip duruyorsun.
“Sınırımızı ihlal ettiniz” deyip diyorsun…
Ruslar ise bunları kabul etmiyor…
İşte dananın kuyruğu daha burada kopuyor.
Ruslar, “sen hangi sınırdan bahsediyorsun” diyor.
Haklı mı? Haksız mı?
Dönüp “sınırımıza” bakalım..
Sınırımız kesin mi?
Yani… İddia ettiğimiz sınırlar uluslararası anlaşmalarla kayıt altına alınmış mı?
Hayır!..
Başta en müttefikimiz ABD tanımamış!
Sen hâlâ angajman kuralından bahsediyorsun…
Sen hâlâ ne sınırından bahsediyorsun…
Rus neden bahsediyor…
Geldik mi şimdi Suriye sınırını tartışmaya…
Öyle ya…
Bu işler Sinan Çetin'in uyduruk “Propaganda” filmine benzemez! Gümrük Muhafaza Müdürü Mehdi'nin çocukluk arkadaşı Rahim'e, “Aha da ben Suriye sınırı çizdim” demekle olmaz…
Mesele derin…
“Fındık almıyorum, gaz vermiyorum” meselesi değildir bu.
KGB'yi/ yeni adıyla FSB'yi hiç hafife almayınız.
Yani…
Bakın ne diyeceğim…

Nusaybin olayları

Hatırlayınız…
Hep yazıp duruyorum…
Suriye sınırında kimyasal zehir atılmamış -Kıbrıs büyüklüğünde toprağımız var-; burada doğal tarım yaparsak Avrupa'nın birinci tarım ülkesi oluruz, diyorum.
Bu verimli topraklar, Rus uçağını düşürme olayıyla yakında dünya gündemine gelir mi?
Evet, sınır meselesinden bahsediyorum.
Hatırlayınız…
Suriye sınırında mayın temizleme projesi ve ihalesi vardı.
İlk parça temizleme girişimi Mardin'in sınırı idi; 98 km…
İşin buradan başlamasının nedeni basitti; sınır taşı ile işaretlenmiş tek bölge burası idi!
Buna rağmen bu proje defalarca ihale edildi ve defalarca iptal edildi.
Hele hele…
En muğlak sınır Hatay'da idi… Öyle komik durumlar vardı ki Hataylı adamın tapulu zeytinliği,telin öbür tarafında olduğundan Suriyeli kullanıyordu!Vs…
Ottova sözleşmesi ile kara mayınlarından kurtulmayı taahhüt etmişsiniz…
2004'te de Meclis'ten kanun çıkarmışsınız…
2014'te bu işi halledeceğim demişsiniz…
Ne oldu?
Yapamadınız…
Aldık mı uçak düşürmekle başımıza belayı…
Acaba…. Rusya, 3-5 hamleden sonra Suriye sınırını masaya yatıracak mı?
Peki...
Biz istediğimiz kadar feryat ederken, o çok güvendiğimiz ülkeler bizden yana olacak mı?
Nitekim… Lozan'da Musul-Kerkük bizimdi. Sınırı sonra çizdiler. Kaybettik topraklarımızı.
Yarın…
Gündeme Suriye sınırını getireceklerdir.
Sahi…
Suriye sınırı Nusaybin'deki PKK olayları tesadüf mü?
Sahi…
AB mülteciler için 3 milyar Euro'luk katkıyı neden yerleşimleri için verdi?
Şam'da Emevi Camii'nde namaz kılmayı düşünenler, yarın Suriye sınırımızı tartışılır hale getirdiğini hep birlikte göreceğiz, yaşayacağız.
Hâlâ... Neo-Osmanlıcılık oynuyorlar.
Hâlâ... Bu derece sandık başarısına rağmen iç politikaya yönelik hayali laflar ediyorlar.
Hâlâ… Dış politikada çuvalladıkları gerçeğiyle yüzleşmiyorlar.
Rus yönetimi ile Türk yönetimi arasındaki fark budur.
Yazık ki ne yazık…
Olan ülkemize oluyor.
Çünkü… Rus atasözü der ki:
Dikkatsiz insan, ormanda yürür de yakılacak odun görmez.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more