Reklamsız Sözcü

Uyuşturucu belası! Beşinci bölüm: Ailelere düşen görevler neler?

SÖZCÜ YAKIN TAKİP uyuşturucu ile mücadele konusunda aileleri ve gençleri bilinçlendirmeye devam ediyor. sozcu.com.tr'ye özel bilgiler veren Adli Bilişim Uzmanı, Bağımlı Danışmanı ve emekli Narkotik Polisi İsa Altun ve Psikolog İlkay Soykal'ın ortak bir mesajı var; çocuklarınıza empati kurarak yaklaşın ve onları yargılamayın. İşte uzmanlardan hayat kurtaran bilgiler...

Eser AKGÜL
android-time 17:05
Uyuşturucu belası! Beşinci bölüm: Ailelere düşen görevler neler?
SÖZCÜ YAKIN TAKİP uyuşturucu ile mücadele konusunda aileleri ve gençleri bilinçlendirmeye devam ediyor. sozcu.com.tr'ye özel bilgiler veren Adli Bilişim Uzmanı, Bağımlı Danışmanı ve emekli Narkotik Polisi İsa Altun ve Psikolog İlkay Soykal'ın ortak bir mesajı var; çocuklarınıza empati kurarak yaklaşın ve onları yargılamayın. İşte uzmanlardan hayat kurtaran bilgiler...

Adli Bilişim Uzmanı, Bağımlı Danışmanı ve emekli Narkotik Polisi İsa Altun, uyuşturucu ile mücadelede ailelere düşen görevleri anlatırken, sigara tehlikesini es geçmemek gerektiğine vurgu yapıyor. Uyuşturucuya giden yolun sigara ve alkol alışkanlığı ile başladığını belirten Altun, anne babaların özellikle ergenlik döneminde çocuklarıyla empati kurarak iletişimde kalmaları gerektiğini söylüyor.

İŞTE İSA ALTUN’UN, ALTIN DEĞERİNDE BİLGİLER VERDİĞİ VİDEO HABERİMİZ

Psikolog İlkay Soykal ise ailelerin çocuklarını uyuşturucu konusunda nasıl bilgi vermeleri gerektiğini, bağımlı bir çocuğa nasıl yaklaşmak gerektiğini anlattı. İşte Soykal’dan sozcu.com.tr‘ye özel bilgiler…

BAĞIMLILIK NEDİR?

Uyuşturucu, uyarıcı, ilaç özelliği olan bir maddenin veya maddelerin istemli veya denetimsiz alınması sonucunda ortaya çıkan kronik bir beyin hastalığıdır. Birey, maddeyi takıntılı bir şekilde arar, kendine zarar geldiğini bilse bile onu alır. Sonrasında dozajlarını artırır.

Olayın kimyasal yani olduğu gibi davranışsal boyutu da vardır. Bir davranışın kendine ve çevresine zarar verdiği halde kontrol dışı yapılması ve bunun sıklığının artması da bağımlılık zemininde değerlendirilir. Örneğin seks, internet, oyun, kumar, alışveriş bağımlılıkları gibi…

cocuk-1

UYUŞTURUCU VE BİLGİSAYAR BAĞIMLILIĞI, BEYNE AYNI UYARIYI YAPIYOR

Çocuklar merak ve denetimsiz, sonucu düşünmeden hareket edebildikleri için bağımlılık açısından risklidirler. Uyuşturucu madde beyinde ödül merkezlerine müdahale eder. Bilgisayar oyunu da oynandığında bu bölgeler hareketlenir. Her uyarıldığında ödül sistemi devreye girer. Sık sık uyarılınca da dengesi kaybolur ve bağımlılık döngüsü ortaya çıkar.

AİLELER NASIL BİLİNÇLENECEK?

Ailelere bağımlılık okur yazarlığını öneririm. Düzenli olarak bağımlılıkla ilgili eğitimlere toplantılara katılmak yararlı olacaktır. Nar-Anon (Madde Bağımlıları Dayanışma Ağı) açık toplantılarına katılmaları verimli olur.

“TAVSİYE VERMEYİN, BİLGİ VERİN”

Aileler çocuklarına uyuşturucu ile ilgili bilgi verirken, konuya ahlaki, iradi, dini açıdan bakılmayıp yalnızca tıbbı açıdan bakmaları gerekir. Yargılayıcı olmamak önemlidir. ‘Sağlıklı yaşam, esenlikli yaşam, yaşamımı kontrol ediyorum, alışkanlıklarımı keşfediyorum’ başlıklarında eğitim verilebilir. Tavsiye verilmemesi, onun yerine konu ile ilgili aydınlatıcı bilgiler verilmesi sağlıklı daha olur.

YANLIŞ: İLK SİGARANI BENİMLE İÇ!

Kimi ebeynlerin bazı uyuşturucuları çocuk ve genç yanında kullanmaları ve bunları çocuklarına önermeleri çok yanlış. Aileler çocuklarının bu gizli saklı işler yapmamaları için “Oğlum/kızım ilk sigaranı biranı benimle iç.” gibi çok yanlış söylemlerde bulunuyor. 

Ayrıca arkadaş çevresindeki ‘Hadi gel beraber içelim, uçalım.’ gibi söylemler, gençlik partilerinde uyuşturucunun, özellikle alkol ve esrarın eğlence ve tatmin aracı olarak sunulması da çocukları cezbediyor.

Okul öğretmenlerinin ve yöneticilerinin okul bölgesinde öğrencilerin görebileceği yerlerde sigara tüketmeleri de kötü örnek olmak anlamında çok etkili.

HANGİ ÇOCUKLAR RİSK ALTINDA?

Madde bağımlılığında genetik etmenler var. Ebeveyni bağımlı olan kişilerde risk daha fazla. Örneğin alkolik insanların erkek çocuklarında bağımlılık gelişme riski 4 kat fazla. Gebelik döneminde tüketilen maddeler doğrudan bebeğe zarar verdiğinden gelişimsel ve kalıtsal zeka, duygu, davranım bozuklukları ortaya çıkmakta. Ayrıca zeka geriliklerinde, dikkat eksikliği hiperaktivite durumlarında, çocukluk ve bebeklik donemi travmalarda, ileriki yaş dönemlerinde bağımlılık gelişebilir. Bu tür hastalık durumlarında çocuğun ve ergenin uzun dönemli izlemekte yarar ve gerek vardır.

MADDE BAĞIMLILIĞI HANGİ HASTALIKLARI BERABERİNDE GETİRİYOR?

Psikoz (algı bozukluğu)
Şizofreni (akıl yarılması-düşünce ve algı bozukluğu)
Saplantı zorlantı bozukluğu
Kişilik bozuklukları
Cinsel işlev bozuklukları
Aile ilişkisi bozuklukları
Karaciğer rahatsızlıkları
Erken dönemli bunama

MADDE BAĞIMLILIĞI ÇOCUKLARI NASIL DEĞİŞTİRİYOR?

Madde bağımlılığı çocuklarda, yalan söylemeyi, kuşkuculuğu, alınganlığı, yeme ve uyku düzeni değişikliğini, ani arkadaş ve çevre değişikliğini, takıntılı davranışları, ölüm ve intihar düşüncelerini, öz kıyım (kendine zarar verme) para çalmayı yaratıyor.

“SORUNUN ÜSTÜNÜ KAPATMAYIN!”

Aileler bu konuda çocuğa güvenebilir ama çocuğun davranışlarına ve sözlerine tamamen güvenmeyip rahatsız olduklarında açıkça çocukla konuşmalı, çocuğun yaptığıyla yüzleşmesini sağlamalı, sorunu hemen kendisi halledip üzerini kapatmamalıdır. Çocuğun yaptığı eylem karşında bedel ödemesiyle çocuğu yüzleştirmelidir. Örneğin bir ergen alkol etkisinde bir trafik kazası geçirdi. Hemen çocuğu hapis cezasından kurtarmak yerine, bedel ödemesiyle yüzleşmesine olanak tanımalıdır.

Ailelerin diğer bir yanlışı da çözümü tıp dışındaki alanlarda aramaları; hacıya hocaya okutmak, tarikata götürmek gibi çözümler deniyorlar. Bunun tıbbi bir beyin hastalığı olduğunu, binlerce yıldır olageldigini söyleyip uzmandan yardım almayı desteklemelidir. Yasam boyu iyileşmeyi, hastalığı kabullenmeyi, zedelenmelerin onarılması nedeniyle çok önemlidir. Dahası iyi uygulanabilirse tedavinin tam de kendisidir. Burada kişiye uygun rehabilitasyon kliniğinin bulunması gerekir.

“ONU YARGILAMAYIN!”

İyileşmenin yaşam boyunca süreceğini bilmeli, çocuğu yaptıklarından ötürü yargılamamalı, başka tedavi olanlarla karşılaştırmamalı, bazen tedavinin kesintiye uğrayabileceğini bilmelidir. Hastane, terapi, kendine yardım grupları, rehabilitasyon süreçlerini birlikte yürütmelidir. Çocuğun sorunlarını ve değişimlerini izlemeli onları konuşmalıdır. Yalnız olmadığını belli etmelidir.

TEDAVİYE İKNA ETMEYE ÇALIŞMALI MI?

İkna etmek yerine sorunu konuşabilmek ve yardım istemek önemlidir. Çocukla inatlaşmamak gerekir. Kendine yardım gruplarının toplantılarına ve kongrelerine katılmaları yararlı olur.

İLGİLİ HABERUyuşturucu belası! İlk bölüm: Bir bağımlının hikayesi...Uyuşturucu belası! İlk bölüm: Bir bağımlının hikayesi...İLGİLİ HABERUyuşturucu belası! İkinci bölüm: Çocuğunuzun uyuşturucu kullandığını nasıl anlarsınız?Uyuşturucu belası! İkinci bölüm: Çocuğunuzun uyuşturucu kullandığını nasıl anlarsınız?İLGİLİ HABERUyuşturucu belası! Üçüncü bölüm: Polisin çabasıUyuşturucu belası! Üçüncü bölüm: Polisin çabasıİLGİLİ HABERUyuşturucu belası! Dördüncü bölüm: Korkutan rakamlarUyuşturucu belası! Dördüncü bölüm: Korkutan rakamlar

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more