Reklamsız Sözcü
HÜSNÜ MAHALLİ

Buyurun savaşa

10 Mayıs 2018

Çok yakın değil ama bu bölgede savaş riski hızlı artıyor.
Trump Hazretleri macera peşinde.
‘Sökülün ‘ diyerek Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin yönetimlerinden götürdüğü cukkalar ona yetmemiş gibi.
İşleri karıştırıp bir iki köşe daha dönmek istiyor.
Fırsat bu fırsat.
İsrail'in derdi ise bambaşka.
Kurulduğu 1948'den bu yana bölgesinde kendisine zarar verebilecek hiçbir ülke ve güce izin vermeyeceğini söyleyip duruyor.
Bu nedenle bölgede sürekli savaş var.
1948, 1956, 1967 ve 1973 İsrail-Arap savaşları, 1982 Lübnan işgali, 1980-1988 Irak-İran savaşı, Irak'ın Kuveyt işgali, ABD ve İngiltere'nin Irak işgali, Sudan'ın ikiye bölünmesi ve altın vuruş: ‘Arap Baharı'…
İsrail; Suriye ve İran destekli Lübnan'daki Şii Hizbullah'ı büyük bir tehlike olarak görüyor.
Hizbullah'ın on binlerce militanı ve yüz bin kadar füzesi var.
Bunlar İsrail için büyük bir tehlike.
Suudi Arabistan'ın tersi çabasına rağmen Hizbullah ve müttefikleri pazar  günü yapılan seçimde büyük zafer kazandı.
İsrail tedirginliği daha da arttı.
İsrail için başka bir  risk daha var o da İran'ın Suriye'deki askeri varlığı.
Suudi Arabistan ve müttefiği ülkeler benzer bir korkuyu yaşıyor.
İsrail ve Suudiler ortak düşmana karşı birlikte hareket ediyor edecek.
İsrail'in sahip olduğu yüzlerce nükleer bombayı görmemezlikten gelen Suudiler İran'ın olası nükleer gücüne karşı kıyameti koparıyor.
Bu ‘feryadı' duyan Trump iktidara geldiği andan itibaren İran'a atıp tutuyor.
İsrail ve ABD müttefiği Müslüman ülke Pakistan'ın nükleer bombalarını görmemezlikten gelen Trump İran'ın bölgesinde tehlikeli politika izlediğini söylüyor.
Trump bunu söylüyor diye Körfez'in kral, emir ve şeyhleri çok seviniyor.
Bu açığı iyi yakalayan Trump önümüzdeki dönemde çok para kazanmanın hesabını yapıyordur.
Önceki gece İran ile 5+1 grubu arasında 2 Nisan 2015'te imzalanan anlaşmadan palavra ve aptalca gerekçelerle çekildiğini söyleyen Trump Tahran'a yönelik yeni ambargo kararları alacağını söyledi. Çekilme ve yeni ambargo ile ilgili süreç oldukça karmaşık ve en az 6 ay sürer. Kongre'deki Demokratlar, eski Başkan Obama, bir çok Amerikan çevresi ve daha önemlisi Batılı müttefiklerle (Fransa, Almanya, İngiltere) Rusya ve Çin Trump'ın kararına tepki gösterdi.
Demek istediğim Trump hemen yarın İran'a savaş ilan edecek değil.
Trump İran'a karşı çok yoğun psikolojik bir savaş başlatacak.
Böyle bir savaş İran ekonomisini sarsabilir ve bunun sonucu olarak İran, Hizbullah ve Suriye'ye daha fazla yardım edemez.
Trump öyle düşünüyor ve o yönde plan yapıyor.
Böyle bir plan bir tek İsrail'in işine gelebilir.
Pazartesi günü Amerikan elçiliğinin Kudüs'e taşınmasıyla büyük bir moral güce kavuşacak olan İsrail, Başkan Trump'ın İran'a yönelik kararından da destek alarak her an Suriye ya da Lübnan'a karşı bir maceraya kalkışabilir.
‘Arap Baharı' sürecinde Esad'ı deviremeyen Körfez'in kral, emir ve şeyhleri dolaylı da olsa İsrail'e destek verir.
Böyle bir olasılık İsrail'i daha da cesaretlendirir.
İsrail'den yansıyan havaya bakılırsa yolsuzluk soruşturmalarıyla bunalan Başbakan Netanyahu her an bir çılgınlığa kalkışabilir.
İşte o zaman 7 yıldır Suriye kapısından cehenneme dalmak isteyenler için yeni fırsatlar doğar.
Herkes herkesle kavgaya tutuşur.
Gerekçe çok: Dinsel, mezhepsel, etnik ve Trump kriterinden cukka.
Kimin eli kimin cebinde belli olmaz.
Türkiye ise seçim derdinde.
İçerde kavga çevresinde savaş.
‘Komşularla sıfır sorun'dan komşuların savaşına bulaşmak ya da dalmak.
Buna da ‘stratejik derinlik' deniyor.
Belki de seçimi iptal ya da erteleme gerekçesi olabilir.
Burası Türkiye.
Meraklısı da çok belalısı da!

sozcu-banner-1

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

Hüsnü Mahalli
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more