Sözcü Plus Giriş
ÜMİT ZİLELİ

İhbar ve hafiye mevsimi açıldı!..

28 Nisan 2018

Cumhur İttifakı'nın muvazenesi bozuldu arkadaşlar!..
Öncelikle küçük ortak MHP'de istifalar peş peşe yağmaya başladı. teşkilat yöneticilerinden milletvekiline kadar ayrılan ayrılana; önemli bölümünün adresi de İYİ Parti, iyi mi!.. Devlet Bey bile ilk adaylık başvurusunu yaparken şaşırıp “Her şey İYİ olacak” deyip, ne dediğinin farkına varınca toparlamaya çalışmadı mı?!. Meral Akşener de aldığı pası iyi değerlendirip, lafı yapıştırdı tabii:
Allah söyletiyor!..
AKP'ye gelince, orası da kaynıyor… AKP'li Cumhurbaşkanı parti içindeki çekişmeleri, endişeleri hatta kavgaları önlemek için teyakkuz halinde!.. Örneğin kurmayları ile yaptığı toplantıda, Abdullah Gül'ün de içinde olacağı bir senaryoda AKP içinden bazı isimlerin de bulunduğunu bildiğini belirterek şöyle konuştuğu sızdı medyaya. Haberlere göre şöyle demiş Erdoğan:
-Bizden de birilerini kandırmış olabilirler. Ayrılanlar olabilir. Tek tek, isim isim biliyorum bu kişileri. Kim kiminle görüşüyor, biliyorum, ne yapmaya çalıştıklarını biliyorum. Ama biz işimize bakacağız. Kendileri bilir!..
Demek ki “hafiye teşkilatı” gece gündüz çalışıyor!.. Habertürk de bu karmaşadan payına düşeni aldı; Saray'ın Abdullah Gül'e Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ile Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ı gönderdiği haberi Saray cenahının müdahalesiyle apar topar kaldırıldı,; artık kimin başı yanacak göreceğiz!.. Havuzun “Amiral Gemisi” Sabah'a gelince; şehit ailelerinden sonra hiç utanıp sıkılmadan gazileri de seçim malzemesi yaptı…
-Sırada sömürülecek kimler kaldı, merakla bekliyorum!..

CHP'de ibre sürekli dönüyor!..

Ana muhalefet partisi CHP'de de kaynama sürüyor…
Dünkü yazımda Kemal Kılıçdaroğlu'nun “aday tarifi” üzerine Yılmaz Büyükerşen iminin öne çıktığını söylemiştim… Bir de Kemal Derviş'in zorlamayla da olsa bu tarife sığdırılabileceğini!.. Ancak iki tekzip üst üste geldi:
-Öncelikle Derviş'in “sağlık sorunu” bulunduğu haberi iletildi telefonda… Yılmaz Hoca için ise “Eskişehir ne olacak?” sorusunun ön plana çıktığı belirtildi…
Ayrıca Kemal Bey'in tarifi yaparken “Partili” lafını kullanmaması, ve yukarıda belirttiğim gerekçeler iki ismi daha potaya soktu; hem ekonomiyi çok iyi bilmesi, yıllardır CHP çatısı altında politika yapması, dürüst bir isim olarak tanınması ve kavgacı yapıya sahip olmaması, sağdan ve Kürt cenahından oy alabilecek olması nedeniyle İlhan Kesici ismi telaffuz edilmeye başlandı…
Ancak Özgür Özel'in “Erdoğan'ı çıldırtacak isim” açıklaması kafaları karıştırdı, kim bu isim sorusuyla birlikte bir aday daha öne çıkıverdi:
-Abdüllatif Şener!..
Yani ibre tekrar soldan sağa doğru dönmeye başladı!.. Bunun dışında yaşamsal bir diğer sorun gölgede kaldı:
-Sıfır Seçim Barajı İttifakı!..
En az Cumhurbaşkanı adayı kadar önemli olan bu ittifakın mutlaka başarılması gerektiğini defalarca yazdım; Cumhur İttifakını her iki seçimde de alt etmenin yolu bu, AKP ve MHP'nin en büyük korkusu da bu!.. Bu ittifakı baltalamak için ellerinden geleni yapacakları da kesin!..
-Burada da CHP'ye çok büyük iş düşüyor!..

Üniversiteleri bölemezsin kardeşim!..

Biliyorsunuz bu iktidar en büyük ve önemli üniversiteleri bölmeye karar verdi…
Tasarı komisyondan da geçti… Niçin, hangi gerekçeyle yapılıyor sorularını bile kulak ardı eden iktidarın amaçladığı bu bölme harekatına karşı üniversiteler haklı olarak ayağa kalktı. Sağcı, solcu, dinci, laik demeden öğrencisi, öğretim üyesi omuz omuza verdi ve bu tasarıya karşı protesto gösterileri başladı.
Sonra ne oldu peki? Güvenlik güçleri her zamanki gibi “orantısız güç” kullanmaya başladı!.. Gaz bombaları, biber gazları havada uçuşmaya, coplar gencecik bedenlerde iz bırakmaya başladı!..
Şeker fabrikalarının kanırta kanırta üçer beşer satılmasından sonra şimdi de üniversiteler üzerinde bu oyun oynanıyor… Bunu yapanlar şunu bilmelidir ki, halkın desteğini almamış, tersine büyük tepkisini çekmiş her karar ileride düzeltilebilir…
-Şeker fabrikaları gibi üniversiteler de mutlaka geri alınacaktır!..

sozcu-banner-1