Sözcü Plus Giriş

STK’lar kadın emeği ve aile içi şiddetle mücadale için buluştu

Sivil toplum kuruluşlarının düzenledikleri ‘İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı Projesi Etki Araştırması'nın sonuçlarına göre, çalışanlar tarafından en iyi karşılanan destekler arasında, “Yakın partner şiddetinin, bir iş yeri meselesi olarak kabul edilmesi’ ve ‘CEO´nun bu konularla ilgili iletişim süreçlerine dahil olması” var.

11:32 -
STK’lar kadın emeği ve aile içi şiddetle mücadale için buluştu

Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu´nun, Türk Sanayici ve İş İnsanları Derneği’nin (TÜSİAD) iş birliği, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) ile Sabancı Vakfı´nın desteğiyle şirketlerin, çalışanlarının yakın ilişkide maruz kaldıkları şiddete karşı harekete geçmelerini sağlamaya yönelik başlattığı, “İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı Projesi” kapsamındaki “İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı Projesi Etki Araştırması Sonuçları” açıklandı.

CİNSİYETE DAYALI ŞİDDET ÜZERİNE FARKINDALIK ÖNEMLİ

Sabancı Center´da düzenlenen toplantıda, proje kapsamında politika oluşturan şirketlerde en yaygın kullanılan ve çalışanlar tarafından en iyi karşılanan destekler arasında, “Ek ücretli izin; iş yeri emniyeti ve güvenliğinin risk altındaki çalışanlarla birlikte planlanması”; “Psikolojik ve hukuki destek hizmetleri” geliyor.

Ayrıca olağanüstü kişisel durumları da göz önünde bulundurarak, kişiye özel performans değerlendirmesinin çalışanlar tarafından iyi karşılandığı belirtildi. “Şirkette toplumsal cinsiyete dayalı şiddet üzerine farkındalığı arttıracak eğitimler”; “Toplumsal cinsiyet eşitliğinin değeri üzerine devam eden iç ve dış iletişim” ise çalışanlar için önemli olduğu açıklandı.

Bununla birlikte, “Toplumsal cinsiyet eşitliği ve özellikle de yakın partner şiddetinin bir iş yeri meselesi olarak kabul edilmesi” ve “CEO´nun bu konularla ilgili iletişim süreçlerine dahil olması” gerektiğinin önemine değinildi.

“Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadeleye Uluslararası Yaklaşım” başlıklı panelde, kadınların iş gücüne etkin katılımının karşısındaki en önemli engellerden birinin, kadının toplumdaki ekonomik ve politik gücünün cinsiyetler arasında eşitsiz paylaşımından kaynaklanan aile içi şiddet olgusu olduğu belirtildi.

PROJE ÖRNEK TEŞKİL EDİYOR

Toplantının açılış konuşmasını yapan Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, Sabancı Vakfı olarak, 45 yıldır tüm bireylerin haklardan eşit yararlandığı bir toplum için çalıştıklarını ifade etti. Kadınların eğitime, istihdama ve toplumsal yaşama katılım gibi her alanda haklarına erişebilmeleri için hem sivil toplum kuruluşlarının projelerini desteklediklerini belirten Safkan, “Kadına yönelik şiddet gibi çok boyutlu bir soruna yönelik kalıcı çözümler üretmek için, akademi, sivil toplum, uluslararası organizasyonlar ve iş dünyasının işbirliği ile hareket etmek büyük önem taşıyor. Bu anlamda ‘İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı’ projesinin bir örnek teşkil ettiğini düşünüyoruz” dedi.

Vakfı Genel Müdürü, projenin hem farklı aktörlerin işbirliğini sağladığını, hem de iş dünyasının aile içi şiddetle mücadelede aktif rol üstlenmesi ve somut çözüm önerileri sunmasına öncülük edilmesi gerektiğini belirtti.

KADININ İŞ GÜCÜNE KATILIMINDA EN BÜYÜK ENGEL AİLE İÇİ ŞİDDET

Raoporun sonuçları üzerine yapılan sunumun ardından, moderatörlüğünü UNFPA Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Programları Koordinatörü Meltem Ağduk´un yaptığı “Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadeleye Uluslararası Yaklaşım” başlıklı panele geçildi. Panelin konuşmacılığını ise, Corporate Social Responsibility (CSR) Ukrayna Proje Yöneticisi Svitlana Pavlysh, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye İstihdam Yöneticisi Tuba Burcu Şenel ve Garanti BBVA İşveren Marka Yönetmeni Tuğçe Kayaalp Yeşilyurt yaptı.

UNFPA Koordinatörü Meltem Ağduk yaptığı konuşmada, kadınların iş gücüne etkin katılımının karşısındaki en önemli engellerden birinin, kadının toplumdaki ekonomik ve politik gücünün cinsiyetler arasında eşitsiz paylaşımından kaynaklanan aile içi şiddet olgusu olduğunu belirtti.

“Kadınlar, toplumsal olarak belirlenmiş rolleri, bunlarla birlikte ayrımcı ve kadınları desteklemeyen toplumsal cinsiyete duyarsız politikalar nedeniyle çoğunlukla iş dışında kalmakta ya da iş gücünü terk etmektedirler” diyen Ağduk, “UNFPA, kadınların iş hayatına girmeleri ve çalışma yaşamında kalmalarını destekleyerek şirketleri güçlendirerek insan hakları ve sürdürülebilirlik için aile içi şiddet ve ayrımcı politikalarla ilgili çalışmalarını yerel ortaklarla sürdürmeye devam edecektir” ifadesini kullandı.

Panelin konuşmacıları arasında, Corporate Social Responsibility (CSR) Ukrayna Proje Yöneticisi Svitlana Pavlysh, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye İstihdam Yöneticisi Tuba Burcu Şenel ve Garanti BBVA İşveren Marka Yönetmeni Tuğçe Kayaalp Yeşilyurt yer aldı.

TOPLUMU DÖNÜŞTÜRÜCÜ GÜCÜMÜZÜ HAREKETE GEÇİRMELİYİZ

Toplantının kapanış konuşmasını yapan TÜSİAD Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çalışma Gurubu Başkanı Oya Ünlü Kızıl, “Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları´na ulaşmada özel sektörün lider rolünü unutmamalı, toplumu dönüştürücü gücümüzü daha fazla harekete geçirmeliyiz” dedi.

TÜSİAD olarak, ülkemizde toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasını, demokratik gelişmişlik ve sürdürülebilir kalkınmanın vazgeçilmez bir unsuru olduğunu belirten Kızıl, “Şiddetle mücadele oldukça önemli bir konu. Şiddete maruz kalan kadınların haklarının korunması ve şiddet uygulayanı hiçbir şekilde mazur görmeyen anlayışın yerleşmesi için sadece iş dünyasının değil, toplumun tüm kesimlerinin harekete geçmesi gerekiyor” açıklamasında bulundu.

Son güncelleme: 11:36 24.12.2019
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more