Sözcü Plus Giriş
MESUT PARLAK

Açıkça konuşalım

22 Mart 2019

Değerli Okurlar, 31 Mart 2019 yerel seçimleri nedeniyle televizyonlarda ve özellikle meydan konuşmalarında iktidar mensuplarının vaatleri havalarda uçuşuyor. Bu konuşmalar yapılırken kullanılan terminoloji artık utanç verici olmaya başladı. Neden, ne için bu denli gerginlik, ne yapılmak isteniyor, inanın anlayamıyorum. Birkaç oy için değer mi? Korkum şu ki, 31 Mart'tan sonra gerginlikler daha da artacak…

Efendiler, bu bir yerel seçimdir, genel seçim değildir! Sizler 4,5 yıl daha iktidardasınız. Neden bu kadar gerginsiniz?


Hele de son dönemlerde, cumhur ittifakının diline pelesenk olan  “BEKA” ile ne kastedilmek istendiğini anlamakta zorlanıyorum. Tüm konuşmalarda beka aşağı, beka yukarı! Bir ülkede yerel seçimlerin yapılması ne tür bir beka yaratabilir, merak ediyorum. Lügata baktım, beka “ölümsüzlük, ölmezlik, kalıcılık”. Sizin bekayla söylemek istediğiniz bunlardan hangisine uyuyor? İlk ikisi muhtemelen değil ama size uyan “kalıcılık”. Peki yerel seçimlerin sizin kalıcılığınız açısından ne gibi bir faydası olacak? Diyelim ki mega kentlerde yerel yönetim muhalefetin eline geçti? Ne değişecek? Nasıl olsa iktidardasınız!


Sözün özü şu; 4,5 yıl daha iktidarda oluşunuza rağmen sizin beka endişeniz bize göre gereksiz. Birçok siyasi akilin de açıkladığı  gibi, bekanın ancak ülke için ulusal varlığı konusu gündeme geldiğinde sorun yaşanabilir. Allah arttırsın, her türlü bekanız var. Zaten Sayın Yıldırım da , TV'lerde ve meydan konuşmalarında böyle bir beka sorunu olmadığını söyledi. Gelin açık konuşalım, deyin ki bu beka ”koltuk bekası”, biz de anlam karmaşasından kurtulalım.


Sayın Ümit Yalım'ın devamlı dile getirdiği ve sokaktaki vatandaşın konuştuğu gibi acaba işgal edilen Ege'deki 18 adamız,  Doğu Akdeniz'de paylaşılan doğal gaz ve ortaklıkta İsrail, İtalya, Yunanistan, Ürdün, Mısır ve Suriye'nin olup da Türkiye'nin olmaması, Trump'ın, hain PKK'ya yaptığı silah ve mühimmat yardımı ve ülkemizi aşağılayıcı konuşmaları beka sorunu olabilir mi? 


Değerli Okurlar, benim içimi acıtan bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Benim BEKA'm Adapazarı Palet Fabrikası'nın TSK bünyesinde kalmasıdır! Muhalefet özelleştirildi diyor, iktidar yönetim değişikliği. 49 yıllık yönetim değişikliği! Acaba dünyada başka bir örneği var mıdır? Sayın Cumhurbaşkanı, bu konuyu dile getirirken yeni gelecek yönetimin 40-50 milyon dolarlık destek yaratacağını söylüyor. Gönül isterdi ki, ulus çapında bir kampanya yapılsın ve Yüce Türk Ulusu'nun yurttaşları bu parayı toplasın. İçtenlikle söylüyorum  çok kısa bir sürede istenilen rakam toplanırdı. Yine de vakit var, gelin böyle bir kampanya yapalım ve buradan gelecek parayla bu fabrikayı TSK'nın bünyesine yeniden kazandıralım. 


Sayın Cumhurbaşkanı, 17 yıldır girdiğiniz tüm seçimleri birinci parti olarak bitirdiniz. Her seçim öncesinde, ülke her açıdan uçacak ekonomi canlanacak diyorsunuz. 31 Mart'tan sonra eğer ki oy çokluğunu sağlayamazsanız, bizden günah gitti mi diyeceksiniz? Bu arada “Beka” sorununa tanzim satışları da dahil mi?


Cumhur İttifakı'nın küçük ortağına, yurttaş soruyor. “TC”, ve “Andımız”'ın kaldırılması, “Adalar”'a Yunan işgali,  “Milliyetçiliği ayağımın altına alırım” söylemi gibi konular size neyi hatırlatıyor?  Bu konularda cumhur ittifakı kurulmadan söylenilenler de hala dün gibi belleğimizde !….


Değerli Okurlar size bir şey sormak istiyorum. Bir parti yıllardır iktidarda olsun ama buna rağmen sürekli yakınıp sanki hiç ortada yokmuş gibi hep Ce-Ha-Pe desin, hatta en son Sayın Binali Yıldırım konuşmalarından birinde,“Şu okulda 80 yavrumuz bir sınıfta okuyor, bu bir zuldür” diyerek sanki 17 yıldır CHP iktidarda gibi eleştirmesi mantıklı geliyor mu sizlere? Hani üstat diyor ya, “yolun sonu görünüyor”! Bu beka telaşı ondan olmasın?!


Son olarak da, Yeni Zelanda Başbakanı'ndan bahsetmeden geçemeyeceğim. O korkunç saldırıyı şiddetle kınıyorum. Ama kendisinin  hemen olay sonrasında sergilediği tavır, birleştirici konuşmaları dünyaya, siyaset ve devlet adamlığına dair büyük bir örnektir. Bu davranışınızla, tüm insanlığın “YÜREK NOBELİ” sizindir.


SON SÖZ:
HAYAT NE AŞK DAVASIDIR, NE DE EKMEK KAVGASIDIR. HAYAT İNSAN KALABİLME MÜCADELESİDİR. ŞEREFİNLE, NAMUSUNLA, ONURUNLA.. FİDEL CASTRO

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more