Sözcü Plus Giriş

Adana sahur ve iftar vakitleri! (Adana imsakiye 2020)

Müslümanların kutsal kitabı Kur'an-ı Kerim'in indirildiği mübarek Ramazan ayı tüm yurtta olduğu gibi Adana'da da yaşanıyor. Adana'daki vatandaşlar ilk sahur saatini ve ilk iftar saatini araştırıyor. Bir aylık oruç ibadetini imsakiyeyi takip ederek yapacak olanlar sayfamızdan Adana imsakiyesini bulabilirler. İşte Adana sahur ve iftar vakitleri, 2020 Diyanet Adana imsakiyesi...

13:21 -
Adana sahur ve iftar vakitleri! (Adana imsakiye 2020)

Mübarek üç aylardan Ramazan’a ulaşmanın huzuru içerisinde olan Müslümanlar ilk oruç için niyet edecek. Adana ilindeki Müslümanlar da oruç için sahur ve iftar vakitlerini şimdiden araştırmaya başladı. Diyanet İşleri Başkanlığı Adana’nın 2020 İmsakiyesini yayımladı. İlçelere göre değişiklik gösterebilen 2020 Diyanet Adana imsakiyesini haberimizden görebilir, iftar ve sahur saatlerini takip edebilirsiniz.

ADANA İÇİN İLK İFTAR VE SAHUR SAATLERİ

Adana’da ilk oruç 24 Nisan Cuma saat 04:18’de sahur ile başladı. Adana’da ilk iftar vakti ise 19:28 (İlçelere göre değişiklik gösterebilir)

RAMAZAN ORUCU KİMLERE FARZDIR?

Akıllı, ergenlik çağına ulaşmış ve oruç tutmasına engel bir mazereti olmayan her Müslümanın Ramazan orucunu tutması farzdır.

HANGİ HALLERDE RAMAZAN AYINDA ORUÇ TUTULMAYABİLİR?

İslam dini, kişileri, güçleri nispetinde sorumlu tutmuş, güçlerini aşan veya sıkıntıya yol açan durumlarda kolaylaylaştırıcı hükümler getirmiştir. Aşağıdaki mazeretlere sahip kimselerin Ramazanda oruç tutmakla yükümlü olmayıp daha sonra kaza etmelerine veya yerine fidye vermelerine ruhsat tanınmıştır:

a) Yolculuk: Yolculuk, Ramazan ayında oruç tutmamak için ruhsat olarak kabul edilmiştir. Yolculuk esnasında tutulmayan oruçlar, daha sonra kaza edilir. Kur'an'da “Ey inananlar! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, Allâh'a karşı gelmekten sakınasınız diye, size de sayılı günlerde farz kılındı. İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler, bir düşkünü doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik yaparsa, o iyilik kendisinedir. Eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha iyidir.” buyurulmaktadır.

Geceden oruç tutmaya niyetlenip de gündüzleyin yolculuğa çıkmak zorunda olan kimse yolculukta zorluk çekerse, daha sonra kaza etmek üzere orucunu bozabilir. Ancak orucunu tamamlaması daha uygundur. Hz. Peygamber, Mekke'nin fethi için sefere çıktığında oruçlu iken, Kedîd denilen yere varınca orucunu bozmuştur. Bu uygulama, sefere çıkınca orucun bozulabileceğini göstermektedir.

b) Hastalık: Oruç tuttuğu zaman, hastalığının artmasından veya uzamasından endişe edilen kimse ile, hastalığı sebebiyle oruç tutmakta zorlanan kişilerin Ramazan ayında oruç tutmayıp, iyileştikten sonra bunları kaza etmelerine izin verilmiştir. Yukarıda zikredilen âyet buna işaret etmektedir. Uzman bir hekim tarafından oruç tutması hâlinde hasta olacağı bildirilen kimse de hasta hükmündedir.

c) Hamilelik ve çocuk emzirme: Oruç tutmaları kendilerine veya çocuklarına zarar vermesi hâlinde, hamile kadınlar oruçlarını tutmayabilirler. Emzikli kadınlar da, sütlerinin kesilmesi ve çocuklarının zarar görebileceği durumlarda oruç tutmayabilirler. Hz. Peygamber buna müsaade etmiştir.

d) Zor ve meşakatli işlerde çalışmak: Oruç tuttuğu takdirde sağlığına bir zarar gelmesinden korkan kimse, orucunu tutmayabilir. Bu durumda olanlar, izinli olduğu günler veya uygun zamanlarda tutamadıkları oruçları kaza ederler.

Bir zorunluluk olarak, ağır işlerde çalışmak zorunda olan kişiler oruçlu olarak çalıştıkları takdirde sağlıkları risk altında kalacaksa, Ramazan ayında tutamadıkları oruçlarını uygun bir zamanda kaza ederler.

e) Yaşlılık: Oruç tutamayacak kadar yaşlı olan kimseler, oruç yerine fidye verebilirler. Bakara sûresinin 184. âyetinde, bu şekilde olup da oruca
güç yetiremeyenlerin, oruç tutmayıp fidye vermeleri gerektiği hükme bağlanmıştır. iyileşme umudu olmayan hastalar da aynı hükme tabidir.

Foto: Depo

ADANA İLİ HAKKINDA

Adana, Türkiye’nin bir ili ve en kalabalık altıncı şehridir. 2019 yılı verilerine göre 2.237.940 nüfusa sahiptir. İlin yüzölçümü 13.844 km2’dir. İlde km2’ye 160 kişi düşmektedir. (Bu sayı en çok Seyhan ilçesinde 1787 kişidir.)

01.02.2018 TÜİK verilerine göre 4’ü anakent ilçesi (Seyhan, Yüreğir, Çukurova, Sarıçam) olmak üzere toplam 15 İlçesi ve belediyesi vardır. Bu ilçelerde 831 mahalle bulunmaktadır.

Türkiye’deki altıncı büyük metropolitan alan olup ülkenin önde gelen bir tarım, ticaret ve kültür merkezidir. Türkiye’deki aden zengini 4. bölge olan Adana; krom, demir, manganez, kurşun ve çinko yatakları açısından önem taşımaktadır.

Adana’nın merkezi; Mersin, Adana, Osmaniye ve Hatay illerini kapsayan coğrafi, ekonomik ve kültürel bir bölge olan Çukurova’nın merkezinde bulunur. Yaklaşık 5,62 milyon insana ev sahipliği yapan bölgenin büyük bir bölümü, tarıma oldukça elverişli, geniş ve düz bir arazidir.

ADANA NÜFUSU

Osmanlı İmparatorluğu tarafından 1893 yılında yapılan nüfus sayımı sonucuna göre Adana merkezin nüfusu 70.702 kişidir. Bunun %82’sini Türkler, %14’ünü Ermeniler, %2’sini Rumlar ve %2’sini Katolik oluşturmaktaydı.

İkinci Dünya Savaşı’nın ardından gelen yardımlar ve başlayan endüstriyel yatırımlar ile büyüme sürecine giren Adana’nın merkez nüfusu, 2016 yılı TÜİK verilerine göre 2.201.670 kişiye ulaşmıştır.

Güncel Nüfus Değerleri (TÜİK 4 Şubat 2020 verileri) Adana İl Nüfusu: 2.237.940’dır (2019 sonu). İlin yüzölçümü 13.844 km2’dir. İlde km2’ye 162 kişi düşmektedir. (Yoğunluğun en fazla olduğu ilçe: 1793 kişi ile Seyhan'dır)

İlde yıllık nüfus artış oranı % 0,80 olmuştur. Nüfusu en çok artan ilçe: Sarıçam (%4,88) Nüfusu en çok azalan ilçe: Saimbeyli (-%3,74)

4 Şubat 2020 TÜİK verilerine göre 15 İlçe ve belediye, bu belediyelerde toplam 831 mahalle bulunmaktadır.

Son güncelleme: 13:52 24.04.2020
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more