Sözcü Plus Giriş
MESUT PARLAK

İtaat edin, zıplayarak yürümeyin

12 Mart 2021 Yazarlar

Ne mutlu ki bizlere, Sayın Cumhurbaşkanı yeni bir “İnsan Hakları Eylem Planı” (İHEP) açıkladı. Sağolsun AKP, yargı ve insan hakları konusunda daima yüksek standartları hedefler!

Planın içeriğini görünce, sanki demokrasinin beşiği bir ülkede yaşayan yurttaşın duyduğu mutluluğu hissettim. Sonra inanamadım hatta bir an için irkildim ve kendi kendime şu soruyu sordum? Yeni diye sundukları plan içeriğinin çoğu bugün zaten mevcut değil mi? Mevcut. O zaman var olan yasalar düzgün bir şekilde uygulansa, şu sorular aklımıza bile gelmeyecek!

-Ülkemin Ana Muhalefet Lideri'ne linç girişiminde bulunulabilir mi? Bulunulursa, suçlular ortalıkta kahramanlar gibi gezebilirler mi?

-Gelecek Partisi Genel Başkanı'na o talihsiz saldırı yapılabilir mi? Saldıranlar serbestçe ortalıklarda gezebilirler mi?

-Yönetimi eleştiren medya mensuplarına saldıranlar ortada dolaşabilirler mi?

-Demokratik bir ülkede, iktidar ortağı siyasi parti yöneticisi eleştirildiği için isim vererek hedef gösterebilir mi?

-Bakırköy'ün en işlek meydanında TV'deki programına gitmek için yürüyen bir gazeteci, insanların gözünün önünde, yirmi kişi tarafından öldüresiye dövülebilir mi?

Maalesef hepsi oldu!

Sormak isterim, LEVENT GÜLTEKİN ne yapmış? Hakaret mi etmiş, küfür mü etmiş? Ne yapmış? Sadece TV'de eleştirmiş.

Sonuç? Sağ elinde üç kırık parmak! O haliyle çıkıp TV'deki programına katılıyor ve kırılan kemik ağrısına rağmen tüm efendiliğiyle “ülkemin geldiği durum canımı yakıyor” diyor!

Evet Beyler, ülkenin 19 yıl sonunda geldiği durumu, Levent Gültekin bu söylediği beş kelimeyle çok anlaşılır bir biçimde özetliyor.

Acı olan ne biliyor musunuz Değerli Okurlar, bu olaydan kısa bir süre önce iktidarın küçük ortağı olan partinin genel başkan yardımcısı, Levent Gültekin'in adını vererek hedef göstermesi!

Buradan sadece Levent kardeşime değil, ülkemdeki tüm demokrasi, özgürlük ve can güvenliğine dair olan her şeye geçmiş olsun diyorum.

Kırılan senin parmak kemiklerin değil Levent Gültekin, “ülkemin omurgası”!! Her defasında İHEP'ler açıklanıyor ama hukuksuzluklar hız kesmiyor!..

Yasal haklarını kullanarak, Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle toplanmak isteyen hanımefendiler için Taksim'e çıkan çoğu cadde  bariyerlerle kapatılıyor. Yüzlerce polis ve Toma. Neden?! Çünkü işlenen kadın cinayetleri ve yasal hakları ile ilgili bildiri okuyup yürüyüp, dağılacaklar!!

Özel günlerde kadınları yere göğe sığdıramayan sizler, “zıplayarak yürüyorlar” diye darp edip, tutuklamaya utanmıyor musunuz?

Daha yeni Boğaziçi öğrencilerinin karşılaştıkları sert polis müdahaleleri sonucu tutuklanmaları yetmiyormuş gibi bir de 21. yüzyılın ilk çeyreğinde, geleceğin Türkiye'sinin mimarlarının ayaklarına eletronik kelepçeler takıldı.

Bu halk bunları hak etmiyor. Sadece Covid19 nedeniyle değil, ülkenin  her açıdan içinde bulunduğu yürek sızlatan durumları nedeniyle nefes alamıyoruz.

Özü şu; Yönetenler, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile ülke uçacak demiştiniz,  uçan bir halimiz var mı? Bu durumda bırakın uçmayı dilerim ayakta kalırız. Yeni İHEP'e gerek yok, var olan  anayasal haklarımıza saygı gösterin, o da yeter. Var olanı uygulamayıp, yeni diye halkın önüne getirirseniz inandırıcılığınızı yitirirsiniz. Dikkat edin, artık halk vaatlerinize de inanmıyor hatta kuşku ile bakıyor, arkasında başka şeyler arıyor. Bu yaşananları gördükçe, yıllarca birlikte olduğunuz ilahiyatçı Mustafa İslamoğlu'nun sizler için dediklerini hatırlıyorum. Yönetenlerin, muhalefet yıllarında şikayet ettikleri neyse bu gün daha fazlasını yapıyorlar demişti.

Sayın AKP Genel Başkanı; oylarınız hızla eriyor. Bunu yaptırdığınız anketlerde de görüyorsunuz. Bu durum sizi çok geriyor. Seçimi bir takım değişiklikler yaparak kazanma hesapları yapıyorsunuz. Bunlara hiç gerek yok.

Size dostça bir öneri; yeni anayasa diyerek muhalefete çağrı yaptınız. Bu çağrıyı yineleyip,  beni yanlış anladınız beyler, bu davetim sizin dediğiniz güçlendirilmiş parlamenter sistem daveti deyip hep birlikte yeni bir anayasa yapıp ve erken seçim, deyin. Dar bölge, geniş bölge, baraj aşağı, baraj yukarı işleri kesinlikle size yarar sağlamaz. Bunu yaparsanız, iktidarda kalmak için adam dövdürenlere de mecbur kalmazsınız.

Anadolu'da güzel bir söz vardır “üzüm üzüme baka baka kararır”. Bence artık kararmasın…

SON SÖZ:
“HER İSTEDİĞİNİ SÖYLEYEN, İSTEMEDİĞİNİ İŞİTİR.” GOETHE

YAZARIN TÜM YAZILARI