O sır ifşa oldu!..

Bizans İmparatoru Justinianus 15 asır önce yaptırdığı Ayasofya, radikal değişimlerin sembolü bir yapıdır. Doğu Roma İmparatorluğu gibi Fatih'in, İstanbul'u fethinden sonra yine değişim için toplanma yeri oldu. 916 yıl kilise, 581 yıl cami derken Şubat 1934'te Bakanlar Kurulu kararıyla müze yapılsa da Atatürk'ün emriyle tapuya, ‘Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi' diye yazıldı. Topkapı Sarayı'nın Bab-ı Hümayun kapısına bakan kısmında Ayasofya'da ezan hiç susmasa da geçen yıl yeniden ibadete açılarak, bir kez daha sembol yapıldı. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın tepki çeken hutbelerini, Erdoğan'ın torununun da hafızlık icazeti aldığı törenler ve başimamın Atatürk'e sarf ettiği ‘hain-kafir' sözleri izledi.

POSTMODERN İRTİCA

Ayasofya'da olup-bitenleri kavramak için çeyrek asır öncesine dönülürse, hafızlık icazet törenlerinin bir tesadüf olmadığı görülür. Ekim 1996'da Türkiye, tarihinde görmediği bir fotoğrafla Ayasofya'da yüzleşti. Cübbeli, sarıklı, elleri asalı bir grup Aczmendi, meydanda toplandı. Şeyhleri Müslüm Gündüz, “Laikler kafirdir. Cumhuriyet'i yıkıp, şeriat kuracağız” dedikçe, bas bas bağırıyorlardı. Aczimendilerin bu eyleminden 1 yıl önce aynı meydanda harem-selamlık ilk mitingi yapan Necmettin Erbakan, Refahyol Hükümeti ile iktidar olmuştu. Başbakanlıkta tarikatlara iftar yemeği veriyordu. Siyaset gücüyle tarikatlar meydana çıkma cüretini ilk kez o yıllarda gösterdiler.

28 ŞUBAT İNTİKAMI

“İrtica, PKK'dan tehlikeli!” diyen askerler dinlenmedi. MGK, 9 saat toplantı yapıp 28 Şubat Bildirisi yayınladı. Türkiye ‘postmodern darbe' kavramıyla ilk kez tanıştı. Refahyol Hükümeti devrilip, 8 yıl kesintisiz eğitimle İHL'lerin orta kısmı kapatıldı. Üniversite sınavında İHL'lere katsayı farkı geldi. Selefi, AKP tek başına 5 yıl sonra iktidar olsa da 10 yıl boyunca susacaktı. 2012'nin yine bir şubat ayında 4+4+4 eğitim sistemiyle İHL'lerin orta kısmını açtı. Yetinmeyip, MEB İlköğretim Yönetmeliği'nin 15. maddesini değiştirdi. Böylece ‘hafızlık eğitimi' adı altında örgün eğitimde kayıtlı 11 yaşındaki çocuklar, 1 yıl hiç okula gitmeden, sınavlara girmeden 5. sınıftan 6. sınıfa geçirildi. Bu yönetmelik halen yürürlükte…

SINAVSIZ İLAHİYATA

Okula kayıtlı olsalar da dersleri Tevhid-i Tedrisat'a aykırı olarak tarikatlarda alan bu çocuklar, ilk kez geçen yıl üniversite sınavına girdi ama beklenen başarıyı gösteremedi. Yine, tarikatların İHL bile olsa Cumhuriyet'in okullarında çocuk göndermeyi reddetmesi nedeniyle kurulan açık öğretim İHL mezunları da temel bilimler derslerini zayıf kaldığı için üniversite sınavını kazanamıyordu. Tarikatların diploma sorununu çözmek için iktidar şimdi yeni yol buldu. Meslek liselerinde elektrik-elektronik, makine gibi bölümlerinde okuyan öğrencilere, üniversitelerde elektronik veya makine mühendisliği bölümlerine öncelikli yerleşme hakkı veren MTOK uygulamasına ilk kez bu yıl İlahiyat ve İslami İlimler Fakülteleri de dahil edildi.

İLLEGAL TEDRİSAT

Mühendislikler için 2020'de 807 olan MTOK kontenjanı bu yıl 2265'e çıkarıldı. Kontenjanın 746'sı mühendisliğe, 1398'i ilahiyat ve 521'i İslami ilimlere ayrılırken 1919'u hafızların oldu. İHL mezunları bile eğer hafızlık değil de İHL fen mezunu ise MTOK'tan yararlanamayacak. Tarikat-cemaat istediği yerde hafızlık eğitimi alıp, bunu da Diyanet'in onaylayacağı bir belgeyle kanıtlayanlar, bir lise diploması varsa ve üniversite sınavında ilk aşamayı geçtiyse 4 yıllık İlahiyat ve İslami İlimler Fakültelerine öncelikli alınacak. En çok MTOK alımını bu yıl 30 öğrenciyle Dicle İlahiyat yapıyor. YKS 2021 Türkiye birincisi de olsa eğer orayı 30 hafız yazarsa, kazanamaz.

DEVLETE SIZACAKLAR

Atatürk düşmanı, rejim karşıtı illegal bir tedrisatla medreselerde yetişen cübbeli sarıklı müritlerin diploma sorunu da artık kalmadı. Üniversite diplomalarıyla müezzin-imam olmayı bırakın öğretmen bile olacaklar. Eğitim fakültelerinin zaten Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği Bölümü 5 yıl önce kapatılıp, alımlar ilahiyattan yapılmaya başlanmıştı. Ayasofya eyleminden sonra 25 yıl susan Aczmendi Müslüm Gündüz'ün 3-5 ay önce yeniden ortaya çıkıp, “Hükümetin, devletin bir sırrı var. O sır ifşa olursa, ulema gereksiz olur. Ulemanın da bir sırrı var. Erdoğan'dan önce gelen hükümetlerin hepsi kafirdi” sözlerindeki sır artık ifşa oldu. Sekülerlerin de Kuran-ı Kerim hatimlerini “Maşallah” diye alkışlayacağı siyaset üstü hafızları tenzih ederim. Ayasofya icazet törenleri göz yaşartan bir Kuran-ı Kerim tilaveti değil Cumhuriyet karşıtı bir göz boyamadır. Tehlikenin farkında mısınız? Talebe demek olan Taliban'la ters yanı olmayanlar Cumhuriyet'i dört yandan kuşattı!..