Sizi değil Cübbeli’yi dinliyorlar!

Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre 2015 yılında bin 149 imam hatip lisesi vardı. 2019-2020 döneminde okul sayısı yüzde 43.7 artarken, öğrenci sayısı yüzde 10 azaldı! Aynı dönemde akademik lise sayısı ise ancak yüzde 30 artabildi. Okul sayısı semaya doğru yükselen imam hatip liselerinde öğrenci sayıları düşerken, akademik liselerde ise öğrenci sayısı adım adım yükseldi.

2017-2019 yılları arasındaki iki yılda, yani 730 günde Türkiye'de 798 yeni imam hatip okulu açıldı! MEB bütçesinden büyük pay alan ve 2020-2022 yılları arasında toplam 30 milyar lira aktarılması planlanan Din Öğretimi Genel Müdürlüğü'ne bağlı okul sayısı rekor kırdı. 2017 yılında 4 bin 340 olan imam hatip sayısı 5 bin 138'e yükseldi.

2017 yılında 2 bin 899 olan imam hatip ortaokulu sayısı açılan 636 yeni okulla 2019'da 3 bin 535'e çıktı. Din Öğretimi Genel Müdürlüğü'ne bağlı 5 bin 138 okula karşın sosyal bilimler, Anadolu ve fen Liselerinin bağlı olduğu Ortaöğretim Genel Müdürlüğü'ne bağlı okul sayısı 3 bin 71'de kaldı!

Anadolu imam hatip liselerinde 525 bin 52, imam hatip ortaokullarında 713 bin 561, Açıköğretim imam hatip liselerinde 120 bin 248, Yatılı imam hatip okullarında ise 90 bin olmak üzere toplamda 1.6 milyon öğrenci eğitim görüyor.

MEB Din Öğretimi Genel Müdürü, 2021 YKS sonuçlarına göre çok sayıda imam hatip öğrencisinin ilk 1000 arasına girdiğine dikkat çekip başarıyla övünüyor ama, bu işte bir tuhaflık var! Çünkü, imam hatipliler üniversite tercihlerinde okulun üst basamağı olan ve onlar için kurulan ilahiyat fakültelerini seçmiyor!

Örneğin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal ve THY'nin neredeyse tüm önemli kademelerinde görevli olan isimlerin ve ‘yeni dönem Türkiye bürokrasisinin' mezun olduğu ünlü değil ‘yetkililerin okulu' Kartal İmam Hatip Lisesi… 2021 YKS yerleştirme sonuçları açıklandığında Kartal mezunlarının ilahiyat okumak istemediği ortaya çıktı. 138 öğrenciden sadece biri ilahiyatı seçti! Okulun dört öğrencisi Manchester, Leeds ve Aalto üniversitelerini seçti!

Kartal'da öğrencilerin ilk tercihi İTÜ oldu. Sonra, Boğaziçi, Koç ve İstanbul Üniversitesi geldi. İmam olmak istemeyen mezunlar, üniversitelerin mühendislik, tıp, hukuk, mimarlık, diş hekimliği, eczacılık, uluslararası ilişkiler, psikoloji, işletme ve ekonomi bölümlerini tercih ettiler. Çin dili, Rus dili bölümlerini bile seçenler oldu! İmam hatip mezunu TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un Kartal İmam Hatip'li kızı Saliha Gülru Şentop'un üniversite tercihi de Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ydi.

Kısacası ne ünlülerin imam hatibi Kartal ne de başka imam hatip lisesi mezunları imam, müezzin, vaiz ya da diğer alanlarda din görevlisi olmak istemiyor! Onlar milyonlarca yaşıtı gibi, doktor olmak istiyor, mühendis olmak istiyor, bilim insanı olmak istiyor, uluslararası ilişkilerde uzman olmak istiyor…

Konya Milli Eğitim müdürlüğünün düzenlediği çalıştayda imam hatip öğrencileri arasında yaygınlaştığı söylenen ‘deizm' konusuna hiç girmeyeyim diyordum ki, Cübbeli Ahmet konuştu: Çocuklarınızı imam hatip lisesine ya da ilahiyata göndereceğinize düz ortaokul, lise ve üniversitelere gönderin. Daha az hasarla çıkarlar!

Hayırlara vesile, memlekette neler oluyordu böyle? Yoksa korktuğumuz başımıza mı gelecek; yıllar önce imam hatip lisesi açılışında Erdoğan'ın dediği, “Cenaze yıkayacak imam yoktu. Türkiye o hale gelmişti” sözleri gerçek mi olacaktı?

Baksanıza, imam hatiplerde okuyanlar arasında deizme kayanlar mı ararsın, ilahiyat yerine Çin dillerini tercih edenler mi, Galatasaray'ı, Cumhurbaşkanı'nın atadığı rektöre aylardır direnen Boğaziçi'ni seçenler mi…

Anlayın artık, imam hatip okullarının sayısını 5 bin 138 değil 10 bin yapsanız, Din Öğretimi Genel Müdürlüğü'nün bütçesini her yıl biraz daha artırarak 30 milyar lira değil 130 milyara çıkarsanız, kırk yıldır mahallenin düz lisesi olan okulları imam hatip haline getirseniz, çocuğunu imam hatiplere göndermeyenlere tek ayak cezası verseniz de olmuyor planladığınız dönüşüm!

Anketlere bakın! Her şeye rağmen AKP'ye oy veren ‘sabır küpü' seçmeniniz bile hızla uzaklaşıyor etrafınızdan. Kolu kaptırdığına yanıp, ‘hiç olmazsa çocuğumun geleceği' deyip başka yollar arıyor. Çaresiz bıraktıklarınız dinlemeyi çoktan bıraktı sizi; Atatürk Cumhuriyeti'nde tarikat medresesinden çıkma birinin tavsiyesine, “Cübbeli doğru söylüyor” diyorlar!