Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Burcu Kara yeni filmi ‘Şuursuz Aşk’ı anlattı
Burcu Kara yeni filmi ‘Şuursuz Aşk’ı anlattı
Romantik Komedi - 2 filminden altı yıl sonra Şuursuz Aşk filmiyle sinemaya dönen Burcu Kara, sozcu. com'a konuştu,
Yüksel ŞENGÜL
Kültür Sanat 4 Ocak 2020 - 10:11

Altı yıl önce çektiği Romantik Komedi 2 filminden sonra sinemadan uzak kalan Burcu Kara, 27 Aralık Cuma günü vizyona giren Şuursuz Aşk’la tekrar beyaz perdeye geri döndü. Dizi ve tiyatro oyunu hazırlığı içinde olan Kara’yla önce vizyondaki filmiyle başladık sohbetimize, sonra oyunculuğundan evliliğine kadar her şeyi konuştuk.

Romantik Komedi-2, sinemada 6 yıl önce çektiğin bir filmdi… Şuursuz Aşk’la sinemaya geri döndünüz. Beyaz perdeyi özlediniz mi?

Evet, sinemayı çok özledim. Sinema başka bir tutku, başka bir duygu. Diziler akıp gidiyor, araya zaman girince de unutulabiliyor. Ancak sinema öyle değil, aradan yıllar geçse de filmler tekrar izlenince aynı heyecanı yeniden verebiliyor. Seyirci için de oyuncu için de böyle. Sinema hep yaşıyor. Bu yüzden altı yıl sonra sinemaya döndüğüm için çok mutluyum. Şuursuz Aşk güzel bir film, içime sinen bir çalışma oldu.

Filmdeki Doktor Sezen karakterini anlatır mısınız?

Karakterimin adı Sezen olduğu için ayrıca mutluyum. Çünkü Sezen Aksu benim en çok sevdiğim sanatçıdır. Doktor Sezen, evliliği ve özel hayatıyla ilgili kötü bir dönem geçiren ama bütün bunlara rağmen yaşadığı olumsuzlukları ikinci plana atabilen mesleğine yansıtmayan fedakar bir kadın. Mesleğine aşık, idealist bir hekim. Rehabilitasyon servisinde insanlara yardım etmeyi seven, yüreklere dokunan bir karakter. Senaryoyu okuduğumda yüreğim ısındı. Dilerim bu rolü hakkını vererek oynamışımdır.

Filmin kahramanları Yusuf (İsmail Hacıoğlu) ve Menekşe (Ebru Şahin) ile yollarınız rehabilitasyon servisinde mi kesişiyor?

80 ihtilali içinde zor bir süreçten geçilirken, o dönemin iki kurbanı olan Yusuf ile Menekşe, farklı yaşanmışlıklar sonunda hastaneye, tedaviye geliyorlar. Böylece Doktor Sezen de onlarla tanışıyor, onların en büyük destekçisi oluyor.

Filmin mesajı nedir, sizden öğrenelim…

Bu bir dönem filmi ama aynı yaşanmışlıklar bugün de var olabilir, belki de vardır. Filmin bana göre en büyük mesajı, şu an kaybettiğimiz sevgi, sadakat, saygı, masumiyet, inanmak gibi birçok duyguyu içinde barındırıyor olması. İnsanlar artık inanılmaz bencil oldular. Bu film insanlara kaybettiğimiz değerleri, duyguları hatırlatacak. Gerçek aşkı, iyi insan profilini ortaya koyacak. Kötülük her zaman olacak ama önemli olan ona yenilmemek.

Son dönemin dizi sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dizi sektörü son derece hareketli ve giderek daha da hareketlenecek gibi duruyor. Ayrıca kaygan bir zemin. Çok güzel bir dizi birkaç hafta içinde ekrana veda edebiliyor.

Geçen yıl oynadığınız bir dizinin de başına bu gelmişti.

Evet, doğru. Keşke Hiç Büyümeseydik adlı dizinin üçüncü bölümü henüz yayınlanmadan ekrana veda ettiği haberi gelmişti bize. O kadar emek, o kadar geniş kadro, bir anda işsiz kalıyor. Dizi sektörü çok acımasız ve herkes bu riski aynı şekilde yaşıyor ne yazık ki.

Yeni bir dizi olabilir mi?

Karar aşamasında olduğum bir dizi projesi var gündemimde. Dilerim, 2020’de uzun soluklu, sevilen bir dizi çalışmasının içinde olurum.

Sizi manevi olarak tatmin eden tiyatro galiba…

12 yıl (2007) önce Güllü’yle tiyatro sahnesine adım attım. Rahmetli Çolpan İlhan vesile olmuştu, nurlar içinde yatsın. Onun ölümünü hiç kabullenemedim. Sanki hala Nişantaşı’ndaki dairede oturuyor ve yarın ben ona kahveye gidecekmişim gibi geliyor. Çolpan İlhan sayesinde tiyatro tozunu yuttum ve aşık oldum. Şimdi üzerinde çalıştığımız bir tiyatro oyunu var. Büyük olasılıkla şubat ayında perde açabiliriz.

Oyunla ilgili bilgi alabilir miyim?

Tiyatroda hep komedi oynadım. Daha önce Güllü, ardından 2012’de Tatlı Çarşamba oyunu da komediydi. Şimdi Jest Tiyatro’nun imzasını attığı Karanlıkta Komedi adlı oyunda yer alıyorum.

Nasıl bir karakteri oynayacaksınız?

Özel hayatımda asla arkadaşlık yapmayacağım biraz şaşkın, biraz şımarık ve garip bir kızı taşıyacağım tiyatro sahnesine. Benim için keyifli olacak.

Burcu Kara’nın üç yıldır süren mutlu bir evliliği var… İnsanların genel olarak mutsuz olduğu bir süreçten geçiyoruz. Size göre evlilikte mutluluğun formülü nedir?

Eşim yönetmen Fırat Parlak’la ve iki yaşındaki oğlum Ali’yle mutlu bir hayatımız var. Nikah sonrası evliliğini sürdüremeyen çiftlere emek, sabır, özveri tavsiye edebilirim. Önce iyi arkadaş olabilmek gerekiyor. Mesela, ben her gün mutfağa girip yemek yaparım, eşimi her sabah uğurlarım ve her akşam kapıda karşılarım. Akşam eşim gelmeden ben yatmam, onu beklerim. Eşimin mutlu olması için elimden geleni yaparım, onu motive ederim. Bu sabah evden erken çıkmam gerektiği için kahvaltı yapmayacağımı hissetmiş olmalı ki, tost yapmış, bana verdi. Sevgi budur işte… Ayrıca her şey karşılıklıdır…

İki yaşındaki oğlunuz Ali ile yaşadığınız ana oğul ilişkisinden kısaca söz eder misiniz?

Annelik zaten özveridir. Onun mutlu ve sağlıklı olması için elimden geleni yapıyorum. Şımarık, küstah, arsız bir çocuk olmaması için elimden gelen gayreti gösteriyorum. Ali’nin önce iyi insan olmasını istiyorum.

Kardeş düşünüyor musunuz?

Ali’ye kardeş isterim elbette. Ama kısmet diyelim.