Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Yıllar önce ‘Müslüm’ün yanına gitmek istiyorum’ demişti…
Yıllar önce ‘Müslüm’ün yanına gitmek istiyorum’ demişti…
Bir süredir organ yetmezliği nedeniyle hastanede tedavi gören oyuncu ve Müslüm Gürses'in hayat arkadaşı Muhterem Nur, dün vefat etti. Muhterem Nur'la ölümünden önce yaptığımız son röportajı yayınlıyoruz...
Yüksel ŞENGÜL
Kültür Sanat 21 Mart 2020 - 11:37

Müslüm Gürses’in yine bir ölüm yıldönümünde (3 Mart 2013) bir araya gelip en büyük aşkını ve yaşadıklarını konuşmuştuk Muhterem Nur’la… Sohbetimiz Müslüm Baba ile başlamış, onunla bitmişti… İşte Muhterem Nur’la konuştuklarımız…

Ateş düştüğü yeri yakıyor. Nasıl geçiyor onsuz yıllar?
32 yıl Müslüm’le rüya gibi bir hayat yaşadım. 1981’den öldüğü yıl olan 2013’e kadar… Dediğiniz gibi ateş düştüğü yeri yakıyor. Onsuz hayatın inanın hiçbir anlamı yok benim için. Çok iyi yürekli bir insandı. 32 yıl kavgasız gürültüsüz yaşadık. Bir gün de kavga edip küselim derdim, gülerdi. Mert ve sessiz bir adamdı, güzel adamdı. Bana her zaman Muhterem Hanım derdi, kibardı. Ben onsuz geçen her günde bin kez ölüyorum.

Bakırköy’de, onunla yaşadığınız evde olmak, yaraya tuz basmak gibi olmuyor mu?
Hem de nasıl oldu. Evin her yerinde Müslüm var. O öldü ama ben evde onunla yaşamaya devam ettim. Artık Müslüm beni yanına bekliyor. En büyük isteğim, Müslüm’ün yanına gitmek, ona kavuşmaktır. En büyük korkum öbür dünyada onunla buluşamamaktır. Müslüm ister cennette ister cehennemde olsun, ben de yanında olmak istiyorum. Onsuz hiçbir şeyi istemiyorum. Birlikte yaşadığımız evden de ayrılıyorum. İstanbul yakınlarında bir eve çıkıyorum.


Müslüm Bey’in bir vasiyeti var mıydı?
O bana her zaman bir espri yapardı. Bir yere gitmek için kapıdan çıkarken, Müslüm geç kalma erken gel derdim, o da gülerek ‘Muhterem kağıdı kalemi getir, vasiyetimi yazacağım’ derdi. Artık geri dönmeyecek. Benim vasiyetim onun mezarına gömülmektir.

Aynı mezara mı gömülmek istiyorsunuz?
Müslüm’ün yattığı mezarı iki katlı yaptırdım. Ben ölünce onun yanına gömüleceğim. Ikinci vasiyetim de ölümümün kimseye duyurulmamasıdır. Sessiz sedasız, gürültüsüz patırtısız Müslüm’ün yanına gitmek istiyorum. O sessizliği, sakinliği sever….

Ekonomik olarak çektiğiniz bir sıkıntı var mı?
Emekli maaşım var, evim kira değil. Arada Müslüm’ün okuduğu şarkıların telif ücretleri de geliyor. Lüks bir hayat yaşamıyorum ve kimseye de muhtaç değilim.

Zincirlikuyu Mezarlığı’na sık gidiyor musunuz?
Elbette sık sık gidiyorum mezarlığa. Ne zaman gitsem, hangi gün mezara uğrasam, mutlaka orada hayranlarını dua ederken görüyorum. Yalnız bırakmıyorlar onu. Gidince Müslüm’ün yanı başına oturarak dualarımı okuyorum, sıkıntılı anlarımda mezarın yanına oturup onunla dertleşiyorum. Yaşadıklarımı, müzik dünyasında olup bitenleri anlatıyorum.

Yüreğinizdeki sıkıntılar hafifliyor olmalı…
Müslüm’le birlikte yaşarken de öyle olurdu. Sıkıldığım, bunaldığım zamanlarda geçip otururdum Müslüm’ün karşısına ve saatlerce konuşurdum. Biliyorsunuz o sessiz ve sakin bir adamdı. Beni hiç ses çıkarmadan dinlerdi. Onun bu sessizliği yüreğimi ferahlatır, sonunda şarkı söyleyerek bana sarılırdı. O benim yüreğimin şifasıydı.

Müslüm Gürses’in kavga ettiği, sevmediği sanatçı var mıydı?
Asla yoktu. Müslüm sevgi adamıydı, hoşgörülüydü. Onun yanağına tokat atsan, diğer tarafını çevirirdi.


Bu yüzden de çok seviliyordu…
Onu herkes sevmişti. O yalnız hayranlarının değil, sanat dünyasının da Müslüm Babası’ydı. Sanat Güneşi’miz Zeki Müren bile Müslüm Babacıydı, fırsat buldukça onun sahneye çıktığı yerlere gider, şarkılarını büyük bir keyifle dinlerdi.
Bir keresinde Müslüm sahil gazinolarından birinde çalışırken Zeki Bey sürpriz yapıp onu dinlemeye gitmiş. Öyle mutlu olmuş ki, hep o geceyi anlatırdı Müslüm. Hatta bir düet yapma ve bunu albüme okuma fikri bile oluşmuş o günlerde. Zeki Müren’in ölümüne çok üzülmüştü.

Sağlığınız ne durumda, şikayetleriniz var mı?
Bel fıtığım vardı ve daha önce 7 saatlik bir ameliyat geçirmiştim. Omurlardan biri değişecek. Yakında yeni bir operasyon olacak. Bu arada gözlerim hiç iyi değil.

Nesi var gözlerinizin?
Ağlamaktan gözlerim tahrip oldu. Gözyaşının içindeki tuz, gözlerime zarar verdi. Müslüm hastanedeyken ağlamaya başladım. Çünkü onun öleceğini biliyordum. Zaten, ölmeden bir gün önce de rüyasını gördüm. Ben anneannemin, teyzemin ve oğlumun ölümünü de rüyamda görmüştüm. En son Müslüm’ün ölümünü gördüm rüyamda. Artık rüyamda kendi ölümümü görsem çok iyi olacak.

Allah gecinden versin…
Ben ölümü istiyorum ve bekliyorum. Çünkü ölüm beni Müslüm’e götürecek.