Sözcü Plus Giriş

Eşref Hamamcıoğlu: İlk davet edeceğimiz kişi Fatih Terim

Galatasaray Başkan Adayı Eşref Hamamcıoğlu, 19 Haziran’da yapılacak başkanlık seçiminde oyların çoğunu alacaklarına inandıklarını belirterek, "Fatih Terim'in Galatasaray’la olan ilişkisi sözleşmelerle çok ilintili değildir. Kendisini davet edeceğiz" dedi.

Güncellenme: 11:05, 11/06/2021
Eşref Hamamcıoğlu: İlk davet edeceğimiz kişi Fatih Terim

Galatasaray Başkan Adayı Eşref Hamamcıoğlu, adaylık sürecini ve projelerini anlattı. Adaylık kararının ilk olarak nasıl çıktığını açıklayan Hamamcıoğlu, “İlk başkan olma düşüncem, çok uzun zamandır camiamızdan bu konuda teveccüh, talep ve motivasyon alıyordum. Ne zaman divan kurulu başkanlığı görevim sona erdi, sonlarına doğru bu teveccüh gittikçe hızlandı, çoğaldı, yoğunlaştı. Ben de bunu aile içinde değerlendirerek, camiadan gelen talebe duyarsız kalmamam gerektiği, bu sorumluluğu almam gerektiğini inandığım için, şubat sonunda mart başında bu işe karar verdim ve adaylık çalışmalarıma başladım” diye konuştu.

‘Galatasaray'a Güven’ sloganın nasıl çıktığıyla ilgili bilgiler veren Eşref Hamamcıoğlu, “Bu slogan şöyle çıktı; ben 42 yıldır Galatasaray camiası içinde olan birisiyim ve gördüm ki son zamanlarda Galatasaray camiasında yaşanan en büyük sıkıntılarının nedeni Galatasaray'ın ortak aklından yararlanmaması. Aslında çözümlerin hepsi Galatasaray'ın içinde var. Bizim muhtaç olduğumuz bütün kaynaklar Galatasaray'ın içinde var. İnsan kaynağı, bilgi kaynağı, tecrübe kaynağı. O yüzden de Galatasaray'a güven mottosu ile yola çıktık. Biz çünkü Galatasaray'a güveniyoruz. Çıkış nedeni bu” şeklinde konuştu.

“Galatasaray'ın en büyük zenginliği fikir ayrılıklarının olması”

Galatasaray'ın en büyük zenginliğinin fikir ayrılıklarının olması olduğunu vurgulayan Eşref Hamamcıoğlu, “Fakat fikir ayrılıkları husumete sebebiyet vermemesi lazım. En büyük eksiğimiz bu. O yüzden de çıkış nedenlerimizden biri Galatasaray'ın kuruluş değerlerine dönmesi. Bunlar nedir? Fikir ayrılıklarına rağmen saygı ve sevginin etrafında kucaklaşmaktır. Bunun için ilkeli duruş, şeffaf iletişim, farklı fikirlere saygı göstermek ve açık olmak. Biz bütün bu söylediğim prensipleri yerine getirmek üzere ekip arkadaşlarımla beraber yola çıktık. Bunu da tüm camiamızın desteğini sağlayacağımızdan hiç endişeniz yok” ifadelerini kullandı.

“Artık gelinen aşamada birlik ve beraberliğin sandıkta sağlanması lazım”

Camia tarafından bir birliktelik istenmesinin sorulması üzerine Hamamcıoğlu, “Şimdi camia tarafından bir birliktelik istenmesi çok normal. 5 aday olması hiç kimseyi rahatsız etmemeli. Bir defa bu Galatasaray'ın demokratik ortamının, kodlarının sunduğu bir imkandır. Bundan bütün Galatasaray'ın faydalanması lazım diye düşünüyorum. Oylar bölünmesin, konsolide olsun fikri çıktı. Çünkü bu seçim Galatasaray'ın adayları arasında bir seçim değil. Galatasaray'ın bir zihniyete karşı mücadelesinin seçimi olacak. Ben, divan kurulu başkanlığı yaptığım süre boyunca bu zihniyete karşı mücadelemi, tüzüğün bana vermiş olduğu görev ve sorumluluklar çerçevesinde yerine getirmeye çalıştım. O bakımdan dolayı bugün Galatasaray birlik ve beraberlik içinde olması arzu ediliyor. Ama artık gelinen aşamada birlik ve beraberliğin sandıkta sağlanması lazım. Sandıkta değerli genel kurulu üyelerimiz, sağ duyusuyla, ferasetleriyle kendilerinin uygun bulacakları adaya oylarını vermesi esas. Ama bu oylar bir aday da konsolide olursa, Galatasaray'da birlik ve beraberlik daha kolay sağlanacaktır. Verilmek istenilen mesaj buydu. Yoksa listelerin verilmesine iki gün kala insanların birleşmesine çaba göstermek iyi bir temenni, iyi niyetli bir eylem. Fakat gerçekleşmesi çok zordu. O bakımdan da iyi niyetli organize edilmiş toplantı amacına ulaşmadı, sonuçsuz kaldı” diye cevap verdi.

“Amacımız gelir gelmez bütün şirketleri profesyonelleştirmek”

Futbol takımında sportif direktörlük konusu sorusuna ise Eşref Hamamcıoğlu, “Sportif direktörlükten ziyade Sportif AŞ'nin görevini yerine getirmesi lazım. Eğer Galatasaray'ın içindeki anonim şirketler bunun içinde Sportif AŞ dahil kurumsal olarak liyakate göre iyi organize edilmiş olsaydı şu anda seçim olmasına rağmen, yönetim olmamasına rağmen hayat devam ederdi. Bu kaosu yaşamazdı. Çünkü onun dirayetli ve liyakate göre atanmış bir yönetim kurulu olurdu. Profesyonel kadrolar olurdu ve hayat devam ederdi. Bizim amacımız gelir gelmez bütün şirketleri profesyonelleştirmektir. O zaman bir operasyon sorumlusu olacak, ilgili yönetim kurulu üyeleri bu konuya vakıf insanlar olacak. Finansmandan sorumlu insanlar olacak, iş geliştirmeden sorumlu üyelerimiz olacak. Bir genel müdür olacak bu şirkette. Elbette bir sportif direktörü gerekirse konulacaktır ama teknik direktörün inisiyatif sahibi olması gerektiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

“İlk davet edeceğimiz kişi Fatih Terim”

Futbol takımı için teknik direktör konusunda ilk görüşmeye davet edecekleri kişinin Fatih Terim olduğunu söyleyen Hamamcıoğlu, “Çünkü kurumsal devamlılık esas. Her ne kadar sözleşmesi bittiyse de Fatih Terim’in Galatasaray'la olan ilişkisi sözleşmelerle çok ilintili değildir. Kendisini davet edeceğiz. Vizyonumuzu, stratejimizi paylaşacağız. Eğer o da bu konuda destek vermeyi kabul ederse onla devam etmek isteriz. Olmazsa B planı, evet görüştüğümüz teknik direktör adayları var. Ama bunlarla çok ham görüşmeler yapıyoruz. Çünkü seçilmeden böyle bir angajmana girmek hem Galatasaray'ın imajına hem de karşı tarafa zarar vereceği için bunları deklare etmiyoruz, paylaşmıyoruz. Görüştüğümüz üç kişi var. Bir tanesi yerli, iki tanesi yabancı, şu anda onu söyleyebilirim” şeklinde konuştu.

“Galatasaray'ı çağ atlatacak bir proje”

Kemerburgaz ve Florya'nın projeden ziyade olmazsa olmaz olduğunu vurgulayan Eşref Hamamcıoğlu, “Kemerburgaz'la ilgili bizim de planımız hazır. Kimin yapacağı belli. Kulübün kasasından 5 kuruş çıkmadan, sponsor müteahhidimiz hazır. Diğer projelere gelecek olursak, Galatasaray'ın içinde bulunduğu mali durumu kurtulabilmesi için orta vadede bu hemen olacak bir iş değil. Bazı adaylar söylüyor, ‘Para bulduk geliyoruz’ diye. Böyle bir para koymanız yasak, bankaların sözleşmesine göre. Galatasaray'ın borcu 2 milyar 100 milyon TL. Böyle para koymakla kapanacak bir şey değil. İleri dönük planlamalar yapmak lazım. Bizim planlarımızın içinde, stratejimiz içinde, sportif başarıya bağlı olmayan değerler potansiyelinden gelir yapmak var. Bütün dünya böyle çalışıyor. Bu değerlerimizi biz listeledik ve bütün bunları bir pazarlama şemsiyesi altında toplayacağız ve bunun da önümüzdeki hafta kamuoyuyla paylaşacağız. Şimdiden size söyleyeceğim bununla ilgili tek bilgi, bu projenin adına biz ‘Proje Kolombus’ koyduk. Neden Kolombus koyduğunuzu önümüzdeki hafta paylaşacağız. Bu Galatasaray'ın geleceğini yakından ilgilendiren bir proje, sürdürülebilir bir proje ve göreceksiniz gerçekleştirilmesi, iyi niyetle yaklaştıktan sonra cesaretle yaklaştırdıktan sonra Galatasaray'ı çağ atlatacak bir proje olduğunu söyleyebilirim. Bu bir iş projesidir, gayrimenkul değil. İş yapış projesidir” diye aktardı.

“Gençlere yatırım yapacağız”

3 yıl sonunda kulüp borçlarının ne kadar yönetilebileceğinin sorulması üzerine Hamamcıoğlu, “Bunu tahmin etmek çok zor. Çünkü Şampiyonlar Ligi'ne katılıp, katılacağımız belli değil, Bankalar Birliği sözleşmesinin ne şekilde revize edilebileceği belli değil. Bunları bilmeden bir tahmin yapmak çok zor. Bu borcun vahameti hakkında sadece şunu söyleyebilir ve kamuoyuyla paylaşmak isterim. Galatasaray 116 yıllık bir kulüp. İlk 113 yılında 1 milyar borç yapmış. 113. yıl sonunda 1 milyar borcu vardı. 116. yılda 2 milyar 100 milyon. Son 3 yılda 113 yılda yaptığının iki misli kadar borçlanma yapmış. Bu felaket, bunun önüne geçmek için planlar yapıyoruz. Bunun önüne geçmek için sorumsuz davrananları bulmak istiyoruz. Bunun önüne geçmek için de popülist yaklaşımlardan vazgeçip, Galatasaray'ı verimli şekilde yönetmeyi taahhüt ediyoruz. Futbol takımına geçen sene harcanan para 54 milyon Euro. Şampiyonluğu son anda kaçıran takımımızda sahaya çıkan takımın ortalama değeri 26.5 milyon. Siz bunun sadece 26.5 milyon Euro'luk kısmından yararlanmışsınız. Yani iki transferinizin biri boşa gitmiş. Bunu yapmazsanız ayaklarınızın üstünde durmaya başlarsınız. İşte bizim tam yapacağımız bu. Öz kaynaklarımıza döneceğiz. Gençlere yatırım yapacağız. Tekrar satılabilir oyuncular alacağız. Şimdi bizim elimizdeki oyuncuların hiçbirini tekrar satılabilir oyuncular değil. İşte orada kaybediyorsun. Bir ürünü alırken kazanmanız lazım çünkü fazlasına satabilmeniz lazım ona değer katmanız lazım. Biz değer katmıyoruz. Galatasaray'ın altyapısından yetişmiş futbolcuların geçen sene takımda aldıkları süre yüzde 4,25. Beşiktaş 16,5, Trabzon 22,5. Ajax'ta şu anda yüzde 25'i altyapıdan yetişen futbolcular. Ama bunun içinde sıkı durmak lazım, dirayetli durmak lazım ve bunu anlatmak lazım bütün camiaya. Galatasaray'ın kurtuluşu yüzde yüz burada” değerlendirmesinde bulundu.

Altyapıyla ilgili düşüncelerini aktaran Eşref Hamamcıoğlu, “Altyapıyla ilgili genç bir jenerasyonla çalışmak istiyoruz, çalıştırıcı olarak. Artık bütün sporda başarının altında yatan temel anahtar, veri analizi ve teknoloji kullanmak. Galatasaray'da şu anda bunu kullanmıyoruz. Artık dijital dönüşüm projeleriyle, altyapı hatta şirketler bile böyle yönetiliyor. Bizim de bununla ilgili projelerimiz var. Scouting ekibimiz çok iyi fakat vermiş olduğu bilgileri iyi analiz edip, bunları değerlendirmek lazım. Altyapıda başarılı olacak sporcularımıza bir üst takıma geçtikleri zaman ve onlara çalıştıranlara mutlaka bir prim verilmesi esas. Aksi takdirde motive edemezsiniz. Burada emek sarf eden, bilgi aktaran hocalarımızın da ödüllendirmesi lazımdır. Eğer A Takım'a girdikten sonra bir üst kulübe, başka bir ülkeye, kulübe para kazandırarak transfer oluyorsa mutlaka bundan emeği geçen herkesin ilgilendirilmesi, teşvik edilmesi lazım. O da prim sistemiyle olur. Bugün bizim altyapı takımlarımız için antrenman programları, beslenme programlarına kadar her şeyimiz hazır. Dolayısıyla altyapıda sadece fiziksel yetiştirme antrenmanı değil mental olarak da nöropsikologlarla, akademisyenlerle çalışma programlarımızı hazırlıyoruz. Çünkü futbolcuların mental olarak da hazırlamak lazım. Duygusal zekalarını geliştirmek, spor etik kurallarını öğretmek, strese karşı nasıl mücadele edilir, stres nasıl yönetilir gibi konuları da yetiştirme programı içine entegre edeceğiz” dedi.

İlginizi ÇekebilirAlp Yalman: Fazla aday zarar vermezAlp Yalman: Fazla aday zarar vermez