Sözcü Plus Giriş

Twitter fenomeni Fuat Avni yine çarpıcı iddialarda bulunmuş, yandaş gazetelerin ortaya attığı Sümeyye Erdoğan'a suikast haberleriyle hükümetin ‘karizmasının çizildiğini' belirterek, MİT'in bunu unutturmak için sahte bir Fuat Avni'yi gözaltına alacağını iddia etmişti. Fuat Avni gazeteci Said Sefa’nın “Fuat Avni diye gözaltına alınacağını” açıklamıştı. Said Sefa, Fuat Avri iddialarına köşe yazısıyla cevap verdi.

İddiaları “‘Evet ben Fuat Avni’yim’ demekte mahsur görmüyorum!” ifadeleriyle ti’ye alan Sefa, iddialar karşısındaki şaşkınlığını da dile getirdi. Sefa, Fuat Avni’nin iddialarına şu yazısıyla cevap verdi:

“ASLINDA FUAT AVNİ BENİM AMA FARKINDA DEĞİLİM”

Ne zamandır memleketin hali uyutmuyor.. Gece yarılarına kadar gündem takibi yaptığımdan değil. Bir zamandır kabus gibi üzerimize çöken baskı sisteminin kafamı kurcalamasıdır uykumu kaçıran. Medyanın önü arkası sağı solu derken, kendimi internet gazeteciliğinde buldum bulalı biraz daha memleketin sorunlarıyla hemhal oldum ya da onlar benimle oldu.

Yine uykusuz kalacağımı iyi bildiğim bir gece. Siyasi iktidarla korkma titre diyerek cedelleşen biri dolaşıyor sanal alemde. Sabah yazdıkları gündem oluyor. Okuyorum bazen gülüyor, bazen düşünüyor, bazen ‘o kadar da değil amma abartmış’ diye küçümsüyorum. Elimde telefonum gecenin bir saati aylak aylak sanal alemde dolanırken başlıyor yazmaya.

Erdoğan’ı kast ederek, kızmış diyor, beni arıyor diyor, yeni birini bulmuşlar diyor.’
Herkes gibi okuyorum, dikkatim bir yandan Erdem Başçı’yla yapılmış görüşmelerin analizinde. Doların harareti düşecek, Beşiktaş turu İstanbul’a bıraktı, Cem Yılmaz ödül töreninde kırdı geçirdi. Ekranla beraber, twiter alemi de bu minvalde kayıp gidiyor..

Sonra bir an ”Kaçak Saray’a gelen son dosyada yeni bir Fuat Avni bulmuşlar. Yeni günün Fuat Avni’si, Haberdar sitesinin genel yayın yönetmeni Said Sefa” diye yazıyor.

Normalde okuduğunu anlama kabiliyetim iyidir. Bu kez kelimelerin anlamı sanki değişiyor beynimde. Bir daha bir daha okuyorum. Ne biçim şaka diyeceğim ama adamın şakası olmamış bugüne kadar. Kısa zaman sonra şaşkınlığım yerini tebessüme bırakıyor.

Twitterdan hayırlı olsun mantıonları, ‘DM’leri yağıyor.
‘Yırttın dostum takipçin artacak diyenler, her nefis bir gün Fuat Avni olmayı tadacak diyenler, reklamın iyisi kötüsü olmaz diyenler, bavulunu hazırla sabah seni almaya gelecekler diyenler…’ uzayıp gidiyor.

Kendimi yokluyorum, aklımı,düşüncelerimi, vicdanımı.. Hayır, anormal bir şey yok, gayet rahatım.. Ne korku var ne titreme!!

Geriye dönük yazdığım yazıları, attığım twitleri satır satır okuyorum. Bazı cümlelere anlam yüklüyorum. Yazdıklarımdan bunu çıkarmış olabilirler mi diye analizini yapıyorum.
Kalemimde ya da yaptığımız habercilikte aşırı bir şey bulamıyorum.  Sonra az çok her yazıda, yayında ‘Fuat Avni’yi çağrıştıran bir duruş görüyorum.
Anlıyorum ki oluşturulmaya çalışılan korku girdabına kapılmayan her kalem, bu iktidarın gözünde biraz Fuat Avni’dir.
Dikta rejimlerinin fertleri çepeçevre sardığı sistemlerde, eli kalem tutanların, yazarken elleri titremiyorsa baskıya karşı direnenlerden sayılması işin fıtratında var.
O yüzden ‘Evet ben Fuat Avni’yim’ demekte mahsur görmüyorum!

Sonuçta hayırsever bir işadamı!, kendi kibrinde boğulan, hukuksuzluğu prensip edinmiş bir siyasetçi veya iktidardan menfaatlenmek için sıraya girmiş bir gazeteci diye yaftalanabilirdim.
İçim rahat, huzurlu..
Ve belki de uzun zamandır ilk kez yatağa huzurlu giriyorum ve deliksiz uyku..

Sabah siteye geldiğimde, meraklı bakışlarla karşılanıyorum. Bizim çocukların gözünde, tebessüm, endişe,merak aynı anda okunabiliyor. Bu yazıyı yazmak üzere odama geçtiğimde eşim arıyor. ‘Yaw ben de kim bu Fuat Avni diyordum, sen mişsin, aşk olsun benden de mi sakladın’ diyor. Kahkahalar ve telefon kapanıyor.

Öğleden sonra avukatımla hakkımda soruşturma olup olmadığını öğrenmek üzere adliyeye gideceğim. Kaderin cilvesine bakın ki ofisimiz Çağlayan Adliyesi’nin gölgesinde.

Korkmayın, okuyun :)

Yayınlanma Tarihi:13:35,