Sözcü Plus Giriş
SONER YALÇIN

Uyarı

31 Mayıs 2017 Yazarlar

15 Temmuz FETÖ darbesi öncesi yazıldı:
– “FETÖ askeri darbeye hazırlanıyor!”
Köşelerde yazıldı.
Gazetelerde, haber sitelerinde yazıldı.
Hatta bu konuda, Mustafa Önsel'den Yavuz Selim Demirağ'a kadar insanlar kitaplar yazdı.
Ne yazık ki bunları yazarken şöyle eleştiri aldık:
“Genelkurmay, PKK ile mücadele ediyor; bu tür yazılar morallerini bozuyor!”
“Yazardık”-”yazmazdık” diye tartışmalar yaşanırken FETÖ, darbe  düğmesine bastı.
Darbe önlendi. Ama 240 kişi şehit oldu.
Sonra dedik ki, “bizi dinlemediniz FETÖ darbe yaptı!”
Gazeteci olarak övündük; “darbeyi önceden bildik” diye…
Meğer… Bizler “darbe olacak” dediğimiz o günlerde, MİT, Emniyet ve Genelkurmay'a “FETÖ darbe yapacak” diye yağmur gibi mektuplar gönderilmişti. Mektuplarda “TSK içindeki FETÖ'cüler” diye listeler bile vardı.
Yani… Genelkurmay, MİT, Emniyet itibarıyla AKP iktidarı, FETÖ darbesinden haberdardı! Bunu nerden mi biliyorum:
Bu mektuplar Genelkurmay'daki aramalarda bulundu!
Örneğin… 14 sayfalık bir mektubun altına, 30.01.2015 tarihinde kırmızı kalemle Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel paraf atıp not düşmüştü: “İnceleyin/ Araştırın/ Tetkik Edin sonucu bana arz edin!”
Bu öylesine sıradan mektup değildi: Ankara, Aydın, Balıkesir, Bursa, İstanbul, İzmir, Mardin, Muş, Muğla, Siirt, Tunceli, Van, Kırıkkale, Batman, Şırnak, Iğdır illerinin il jandarma komutanları, en az 20'ye yakın tuğgeneral ve karargahta görevli FETÖ'cü subayların isimleri bildiriliyordu.
Başka mektuplar da vardı…

En geç 2017'de

FETÖ askerlerini ihbar eden mektupların özellikle 2014 Yüksek Askeri Şura kararları sonrasından itibaren yazılıp gönderilmeye başlandığı değerlendirmesi yapılıyor. Genelkurmay Askeri Bilirkişi Raporu, ihbar mektuplarından şu sonucu çıkarıyor:
“Örgütün kendisini TSK içerisinde yeterince güçlü hissettiği anda bedeli Türkiye'yi kaybetmek dahi olsa ihtilal yapmaktan çekinmeyeceği belirtilmiştir. Bu amaçla silahlı kuvvetlere hakim olmanın mutlaka bir amaç için olduğu ve en geç 2017 yılında ihtilal veya savaş beklentisi ifade edilmektedir.”
Bilirkişiler diyor ki:
– Çok ciddi itham ve iddiaların ne maksatla soruşturmasız bırakıldığı ilgili personele sorulmalıdır.
Aksine ne yapılmış biliyor musunuz? Gönderilen mektup ya da raporların yanına el yazısıyla, bilgi notunu yazanın kim olduğunun tespitine yönelik değerlendirmeler yapılmıştı!
Örneğin… Bir mektupta, GATA'daki FETÖ yapılanması hakkında bilgi vardı.
Bilirkişi raporu şöyle diyordu:
“Bilgi Notu-2 Değerlendirme başlıklı el yazılı belgede, ‘Hassas Bir Konuda Mektup' adlı belgeyi hazırlayan personelin kim olduğu tespit edilmeye çalışıldığı görülmüştür.”
Askeri bilirkişiler, MİT'ten Genelkurmay'a gönderilen 22 ihbar mektubu'nu tek tek inceledi.
Onlarca FETÖ'cü subayın ismi vardı bu mektuplarda. Şu tespite ulaştılar:
“Mektuplardan sonra KKK'lığının 19 Mart 2015 tarihli 21 general hakkındaki hassas kaynak araştırması talebi bulunmakta, araştırılıp araştırılmadığa dair bilgi görülmemiştir.”
Hakkında soruşturma-işlem yapılmayanların ne yaptığı raporda şöyle yazılı:
“15 Temmuz öncesi bulundukları görevlerden alınmayarak isimlerinin karşısına ‘devam' yazan general ve amirallerden büyük bir çoğunluğunun hakkında darbeye fiilen iştirak ettikleri veya darbe girişimi esnasında görevlerini ihmal ederek darbeye dolaylı yardım ettikleri şüphesiyle adli işlem başlatılmıştır.”

FETÖ diriliyor

– “FETÖ darbe yapacak…”
– “Aman dikkat edin aşağıda isimlerini yazdığım komutanlar FETÖ mensubudur.”
Benzeri onlarca uyarı mektubu-raporu-bilgi notu Genelkurmay'ı uykusundan uyandırmadı!
Ya siyasal iktidar?
Özellikle 17-25 Aralık 2013 operasyonundan sonra FETÖ ile mücadeleye start veren Erdoğan'a mektuplar gönderilmedi mi?
Bana bile “FETÖ darbeye hazırlanıyor” mektupları gönderenler Erdoğan'a mı göndermeyecek? Peki… Erdoğan, MİT, Genelkurmay, Emniyet ve muhtemelen AKP'ye gönderilen ihbar mektuplarından haberdar mıydı?
Diyelim ki, FETÖ yaverlerden korumalara Erdoğan'ın etrafını sarmıştı; ne mektuplardan haberdar idi, ne de bizim yazdıklarımızı okudu! Buna inanmak zor. Ancak…
Meselem bunun üzerinde tepelenmek, “kontrollü darbe” demek değil. Meselem şu:
Devletin sinir merkezlerini/hassas yerlerini ele geçiren FETÖ'nün, tüm sızıntılarını ortaya çıkarmak.
Ne yazık ki, gün geçtikçe soruşturmalar çuvallamaya başladı. Özellikle Cumhuriyet ve SÖZCÜ gazeteleri dönemeç oldu. Kamuoyu şoke oldu. Ama. Erdoğan ve yakın çevresi yaptıklarının doğru olduğuna inanmayı sürdürüyor.
Gerçekleri anlatan mektuplar gönderseniz de…
Hakikatleri yazan makaleler- haberler yapsanız da…
İnatla duygularıyla hareket edip, kendi bildiklerini doğru sanıyorlar.
Kandırılanlar kandırılmaya devam ediyor!
Geçen hafta…
Sedat (Ergin) ağabey ile sohbet ediyorduk.
“Batı medyası, FETÖ darbesine inanmıyor. Biz onları ikna etmekle uğraşacağımıza -ısrarla gereksiz operasyonlar yaptıklarından- içe dönük makaleler yazmak zorunda kalıyoruz” dedi.
Acı ama gerçek:
Batı medyasını çok iyi kullanan FETÖ, -maalasef- inisiyatifi ele geçirmeye başladı. Bunda, -bizi birbirimize kırdıran- medyadaki kripto FETÖ elemanlarının katkısı tartışılmaz.

YAZARIN TÜM YAZILARI