Reklamsız Sözcü
ÜMİT ZİLELİ

Kaybedeceklerini biliyorlar çıldırıyorlar!..

19 Haziran 2018

Kader seçiminde son düzlüğe girdik…
Ama ne giriş! onca tehdit, baskı, hakaret, ağız dolusu küfür yetmiyormuş gibi, son haftayı tam otomatik silahlarla açtı bir takım provokatörler!.. Facebook'ta adını Yaşar Ali Kurtuluş olarak belirten herifin teki, nerede çekildiği belli olmayan bir düzine otomatik silah ve kurşunlarının görüntülerini paylaşıp altına da şöyle yazdı:
-Bunlar reisin emrini bekliyor!..
Nasıl buldunuz? provokasyonun hası değil mi!.. Devamı da var; bir başka herif soruyor.
Fiyat nedir ustam?
Otomatik silahların reklamını yapan trol artığı yanıtlıyor:
-Vakti gelince bedava!..
Artık modelini soranı mı ararsınız, “bana da bi tane” diyerek sipariş vereni mi ararsınız, gırla! Bir tanesi de telaşa düşmüş öğüt veriyor:
-Yok, kaldır abim bunu lütfen şimdi değil!..
Öbürü gayet rahat, aynı soyadını taşıdığı herifi yanıtlıyor:
-Vakti gelince abi!.
Açık açık savaş çığlığı atan, düpedüz tehdit savuran bu rezilliği gördüğümde aklıma Muharrem İnce'nin miting meydanlarında yaptığı şu uyarı geldi:
-7 Haziran-1 Kasım arasını unutmayalım, çok dikkatli olalım!..
Bir takım karanlık trollerin bu paylaşımları İnce'nin uyarısının “çok dikkate alınması gerektiğini” açıkça ortaya koyuyor…
İyi de en gereksiz yerlerde bile ortaya çıkmayı vazife edinen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu bu işe ne diyor? İstihbarat ve güvenlik güçleri bu açık tehdit karşısında ne yapıyor? İşte bu konuda henüz bir şey duymadım…
“Atladım mı acaba?” diye baktım ancak bulamadım!.. Ancak Soylu, bu tehdit için değil ama CHP ile ilgili şöyle bir açıklama yaptı.
-CHP'nin tuzu kuru bir bölümü var. Mantar tabancası patlasa evlerinden 5 gün çıkmazlar!..
Bu açıklamayı okuyunca gerçekten utandım!.. “Bu içişleri bakanı mı o trol artıklarının peşine düşecek?”  diye düşündüm açıkçası!..

AKP'nin insana bakış açısı bu mudur?!.

Cumhur İttifakı cephesinde de işler pek düzgün yürümüyor!..
Örnek mi istiyorsunuz, buyurun; MHP lideri Bahçeli'nin sağ kolu olarak bilinen Genel Başkan Yardımcısı Sefer Aycan Kahramanmaraş'ın Andırın İlçesi'nde  açtı ağzını, yumdu gözünü, AKP'lilerin kırmızı plaka sevdasından girdi, 3 eskortlu polis arabaları eşliğinde dolaştıklarından çıktı ve şöyle dedi:
-Biz onlardan ayrıyız, biz milletimizden korkmuyoruz, milletin içinde olmak istiyoruz. Aramızdaki fark bu!..
Ağır değil mi?.. Bir de şunu okuyun o zaman:
Recep Tayyip Erdoğan davası değil davamız. Erdoğan'a destek vermek değil bizim yaptığımız. Bizim davamız devlete, millete destek vermektir. Bunu iyi ayıralım!..
Aycan'ın söylediklerinin yankısı bitmeden MHP İstanbul Milletvekili Atila Kaya, cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turuna Meral Akşener ya da Muharrem İnce'nin kalması halinde Erdoğan'ın karşısındaki adaya oy vereceğini açıkladı. Bunu da şöyle formüle etti.
-Milletvekili seçiminde üç hilale mührü basacağız ancak Erdoğan'a oy vermeyeceğiz!..
AKP Bolu Basın Danışmanı sıfatlı Gökhan Aydın isimli muhterem ise AKP'den oy kaymaları olacağı iddialarına karşılık meşrebine yakışır bir üslup ile şu mesajı paylaştı:
-Reise oy atıp, vekillikte AK Parti dışında başka bir yere oy atacak kadar babası meçhul zina veledi bir AK Partili henüz mevcut değil!..
Şu zarafete, şu terbiyeye bakar mısınız!.. Aynı şekilde AKP Yalova 2. sıra adayı Meliha Akyol Hanımefendi de hem de basın toplantısında seçmen profilinden bahsederken kente yerleşmiş muhacirlerden şu şekilde söz etti.
-Batı Trakya'dan gelen, kendisini ifade edemeyen ezik insanlar!..
Demek ki AKP'li muhteremlerin en azından bir bölümünün, insana bakış açısı, oy verenler, vermeyenler arasındaki ayrım ve tanımlama dengesi böyle!..

Tüh miting fotoğrafları karışmış!..

Cumhur İttifakı'nın AKP cephesinde gerçekten de “korku dağları bekliyor!”
Mesela günlerdir, haftalardır yandaş medyanın, yanaşma köşe sahiplerinin sakız gibi çiğnediği “Cumhurbaşkanlığını Erdoğan alır, AKP Meclis'te çoğunluğu kaybederse seçimler yenilenir” korosuna AKP'li Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop da katıldı… Muhterem vekil şöyle buyurdu:
-Cumhurbaşkanı ve Meclis farklı partilerden oluşursa ve uyum sorunu çıkarsa yeniden seçime gidilir!..
Şentop, “harika bir sistem” diye alkışladıkları Cumhurbaşkanlığı sisteminin iflasını da bu şekilde itiraf etmiş oldu tabii!..
Bu arada önceki gün Yenikapı'da düzenlenen “Büyük İstanbul Mitingi” yandaş medyada “Bu iş bitti”, “milyonlar kararını verdi” şeklinde yankı buldu. Ancak bir de ne görelim; bazı muhteremler, sosyal medyada paylaştıkları “milyonların mitingi” fotoğraflarını  karıştırmış, Erdoğan'ın, 30 Mart 2014 yerel seçimleri öncesi yaptığı mitingin fotoğraflarını kullanmışlar, iyi mi!.. Ciddi ciddi yutturacaklarını mı sandılar pek merak ettim valla!
Erzurum'da da kadıncağızın biri bayram günü okunması için bir dua dağıtmış. Bakın ne diyor o duada:
-Ey kalpleri çeviren Allah'ım sen atılacak oyları Tayyip Erdoğan ve AK Parti'nin lehine çevir!..
Tabii dua tek başına yetmeyeceği endişesiyle metnin sonuna dokuz tane destek duası da eklenmiş; Hacet Namazı ile başlıyor, Kamer Suresi 45. ayeti ile sona eriyor… Geldikleri nokta işte bu:
– Dini sonuna dek siyasete bulaştırmak en yetenekli oldukları alan ne de olsa!..

sozcu-banner-1

6662’ye SOZCU yaz gönder, reklamsız sözcü plus’a anında abone ol. (Türkiye'den)

Ümit Zileli
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more