Sözcü Plus Giriş

İngilizce eğitim nasıl verilmeli? Ailelerin eğitimdeki rolü nedir?

Oğuzkaan Koleji Yönetim Kurulu Üyesi ve Eğitim Koordinatörü Hatice Yılmaz ile eğitimin temel sorunlarını ve MEB'in 2023 Eğitim Vizyonunu konuştuk. Yılmaz, yaşanılan çağda en büyük gücün teknoloji olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Şu anki gençliği doğru eğitirsek gelecekte onları köle olmaktan kurtarırız.”

15:27 -
İngilizce eğitim nasıl verilmeli? Ailelerin eğitimdeki rolü nedir?

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) 2023 Vizyon Belgesini açıkladı. MEB'in hedef ve uygulamalarının yer aldığı vizyon belgesini, Hatice Yılmaz değerlendirdi. Eksiklikler olsa da yeni vizyon umut verici diyen Yılmaz, eğitimin temel sorunlarını ve öncelikli yapılması gerekenleri anlattı.

TÜRKİYE'NİN EĞİTİM FOTOĞRAFINA İHTİYACIMIZ VAR

MEB 2023 Vizyon Belgesi açıklandı. Buradaki hedef ve yaklaşımlar beklentileriniz doğrultusunda mı?

Eğitim sistemimizdeki en büyük sorun ezbere dayalı sistem ama yeni vizyon bunu tersine çevirmeye başladı. Çocukların okuduklarını anlama becerisine odaklanan bir sistem istiyordum bu geliyor. Çocukların akıl yürütme becerisini geliştirmeye yönelik bir sistem istiyordum bu da yolda. Çocukların kariyer hedeflerini belirlemelerini sağlamaya yönelik uygulamalar istiyordum bu tam oturmadı, burada eksiklikler var ama inanıyorum ki zaman içerisinde bu da gelecektir.

Rehberlik koordinasyonuyla ilgili biraz daha detaylı çalışma bekliyoruz. Çünkü; rehberlik birimi, okul sisteminin en büyük destekçisidir  Koordineli, programlı hale gelirse okullardaki sorunları minumuma indirir. Rehberliğin ortaokul yıllarında mesleki yönlendirmesi de çok önemli. Kariyer danışmanlığı gibi çalışması lazım. Özellikle büyük şehirlerde rehberlik biriminin çok daha etkin çalışması gerekiyor.

Türkiye'nin eğitim fotoğrafına çok ihtiyacımız var. Ülkenin eğitim profilinin çıkarılması gerekiyor. 4., 7. Ve 10. Sınıflara yapılacak Türkçe, Matematik ve Fen sınavları bu açıdan beni çok heyecanlandırıyor. Umarım sonuçları açıklanır ve biz de ülkemizin eğitim profilimizi görürüz. Bu sınavlar nerede eksiklikler olduğunu, hangi alana daha çok önem vermemiz gerektiğini gösterecek. Ayrıca öğretmenin kendisini geliştirmesine de vesile olacak. TEOG zamanında çok basit sorular vardı, öğretmenler kendilerini geliştirme gayreti içinde değildi. Ama iş LGS'ye dönünce sorulara baktılar ve kendilerini geliştirme gayretine girdiler. Şimdi bu sınavların yapılacağının dillendirilmesi bile öğretmenleri çalışmaya yöneltti.

“UYGULAMASI OLMAYAN ÖĞRETİ GERÇEĞE DÖNÜŞEMEZ”

Öğretmenin bu değişimi yaşayabilmesi için PİSA sonuçları bize bu profili vermeye yetmiyor muydu?

Öğretmenlerin değişimi yaşayabilmesi için onlardan beklentinin açıkça ifade edilmesi gerekir. Öğretmen buna ihtiyaç hissedecek. Diyecek ki bundan sonra sorular şu şekilde gelecek, ben buna nasıl çalışırım. Öğretmenler detay bilmiyor. MEB, internet üzerinden eğitim verip öğretmenleri geliştirebilir. Günü birlik seminerlerin öğretmenlere hiçbir faydası olmadığına inanıyorum. Uygulaması olmayan hiçbir öğretinin gerçeğe dönüşmesi mümkün değildir çünkü. Dolayısıyla 2023 eğitim vizyonu ile gündeme gelen atölye çalışmaları beni ayrıca heyecanlandırıyor.

DİSİPLİNLERARASI EŞLEŞMEYLE ÇALIŞMALI

Tüm okullara Tasarım – Beceri atölyelerinin geleceği belirtildi. Atölye çalışmaları nasıl olmalı?

Atölye çalışmaları olmadan ne öğretmen öğrencinin ne öğrendiğini önemsiyordu ne de çocuk öğrenme gayreti içindeydi. Öğretmen dersini anlatıp geçiyor, çocuk da not almak için çalışıyordu. Ama şimdi durum değişecek. Yeni sistem bu dönüşümü sağlayacak gibi gözüküyor. Bu alanda umut veriyor. Atölye ruhunun okula yerleşmesi için hem öğretmenlerin hem yöneticilerin bu konuda bilinçli olması şart. Atölye eğitiminin bir amacının, bir hedefinin olması gerekiyor, uygulama becerilerini geliştirmesi yetmez. Disiplinlerarası eşleşmeyle çalışırsa atölyeler, bu çalışmalar işe yarar.

MESLEKİ BİLİNÇLERİ DE GÜÇLENDİRİLMELİ

Nasıl bir müfredata ihtiyaç var?

Müfredatta öğrenciye gerekli ya da gereksiz o kadar çok ders gösteriyorduk ki derinleşme olmuyordu. Biz özel sektör olarak bazı dersleri vermemeye kalksak kıyamet kopuyordu. Lise müfredatlarının tamamının gözden geçirilmesine ihtiyaç var. Biz ortaokulda çocukların mesleki bilinçlerini güçlendirirsek, hangi dersleri alırlarsa hangi alanda üniversite eğitimi alabileceklerini gösterirsek o zaman lisedeki müfredat anlamlı hale gelir. Alanı doğru seçtirmek ve çocukların gönlünün mesleğini buldurabilmek önemli olan.

EZBERCİ EĞİTİMDEN ‘STEM' KURTARIR

Ezberci eğitimden nasıl kurtuluruz?

Ezberci eğitimden kurtulmanın bir çaresi STEM eğitimi yani dört ayrı alanda (fen, teknoloji, mühendislik ve matematik) disiplinlerarası ilişkilendirme eğitimi. Bu eğitim, çocukları sorgulamaya, araştırmaya yöneltiyor. Bir konuya farklı disiplinlerden bakmayı öğretiyor ve bu şekilde öğrenilen bilgi daha kalıcı oluyor. Çevresindeki sorunları, eksiklikleri fark etmeye başlıyor ve bunları nasıl düzeltebilirimi düşünmeye başlıyorlar. Bu da çocuğu ürün geliştirmeye yöneltiyor. Öğrencilerin STEM eğitimi aracılığıyla geliştirdikleri beceriler, okullarında ve meslek hayatlarında daha başarılı olmalarını sağlıyor. Bu yüzden mevcut müfredat yoğunluğundan kurtulup, STEM eğitimine ağırlık vermemiz gerekiyor.

VELİ EĞİTİMİ ŞART!

Ailelerin eğitimdeki rolü nedir?

Değişim ailede başlamalı. Çocuğun ilk öğretmenleri anne babasıdır, onlar olmadan yol alamayız. Çocuğun eğitim algısını yükseltmek için ailenin birlikte geçirdiği kaliteli zaman ihtiyaç var. İsterim ki MEB veli eğitimi dersleri başlatsın. Televizyonlarda tüm kanallarda aynı saatte anne baba eğitim programı yayınlansın. Veli, öğretmenin işine karışıyor ama bilmeden karışıyor, bu yüzden aile eğitimi şart. Aileler, çocuklarının ellerine akıllı telefonları tabletleri vermek yerine çocuklarıyla birlikte kitap okumalı, resim yapmalı. Birlikte kaliteli zaman geçirmeli. Bir ara veli şikayet hattı vardı ve bu çok büyük tehlikeydi. Yeni bakan gelir gelmez bu sistemi kaldırdı.

Bilişim teknolojilerinde savunma ve korumayla ilgili bakanlığın çocukları nasıl izleyeceksiniz, çocuklara hangi programlar izlettirilmeli gibi bir eğitim de verilmeli anne babalara. Fransa'da çocuklara yaşlıları koruma zorunluluğu getirildi bizde de büyüklere çocukları koruma zorunluluğu getirilmeli.

KIRILMAYI ‘KOÇ ÖĞRETMENLER' ÇÖZECEK

Mesleki gelişimlerine yönelik akademik koçluk sisteminin yapılandırılması da hedefler arasında, koç öğretmen nasıl bir fark yaratacak?

Bakanlığın açıkladığı olmazsa olmaz uygulamalardan biridir koçluk uygulaması. Kademeler arası geçişte öğrencilerin en büyük kırılma yaşadığı sınıf ilkokuldan ortaokula geçiştir. İlkokulda öğrencinin bir tek öğretmeni varken ortaokula geçişte her dersin farklı öğretmeni olur. Koç öğretmen çocuğu tanımak için görüşmeler yaparak, diğer öğretmenlerle arasındaki geçişi kolaylaştırır. Çocuğun ilgi alanlarını tanıyıp, kendisiyle ilgili gelişim sağlayacağı inancını oluşturursa geçişteki kırılma çözülür. Ortaokula başlangıçta bu yüzden çok önemli koçluk sistemi.

TÜRKÇEDE İYİ OLAN İNGİLİZCEDE YOL ALIR

İngilizce eğitimi nasıl verilmeli?

İngilizce öğretimine mutlaka anaokulundan başlamanız gerekiyor. Ve 2 saat 4 saat de yetmez. Türkçe dersinden daha çok zaman ayrılmalı İngilizce'ye. Çünkü çocuk Türkçe'yi günlük hayatında kullanıyor ama İngilizce'yi kullanmıyor. Dil bir yetenek  ve çocuğun dilde başarılı olabilmesi için önce anadilinde başarılı olması gerekiyor. Dolayısıyla Türkçe'de başarılı olan İngilizce'de daha kolay yol alır.

OKUMA BECERİLERİ GÜÇLENDİRİLMELİ

Türkçe’de de başarı ölçülecek, Türkçe öğretemiyor muyuz?

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Türkçe’de 4 dil becerisinin ölçülmesine ilişkin ilk sınavın, bu ayın üçüncü haftasında pilot olarak ortaokul 7. sınıflarda uygulanacağını açıkladı. Bu sınav, çocuğun, dinleme, konuşma, yazma, okuduğunu anlamada hangi seviyede olduğunu gösterecek. Çocuklar Türkçe konuştuğunu zannediyor ama önemli olan kaç sözcükle konuştuğu. Sözcük bilgisi de doğrudan okuma becerisiyle ilgili. Bunun için çocukların okuma becerisini güçlendirmemiz şart. Bir çocuğun okuma becerisi yerindeyse okuduğunu anlayıp yorum yapabiliyorsa matematiği de yapıyor feni de…

UZUN YAZ TATİLİ ÖĞRENDİKLERİNİ UNUTTURUYOR

Yaz tatili süresinin kısaltılması da gündemde, süre kısaltılmalı mı sizce?

Temel sorunlarımızdan biri de çocukların uzun yaz tatillerinde öğrendiği bilgileri unutmuş olmaları yazın da kitap okumamaları. Bakanımızdan bir beklentim de, uzun yaz tatillerine kesin çözüm getirmeleri. Uygulamakta olduğumuz sistemde haziran ayının ikinci haftası yaz tatiline giriyoruz, eylül ayının ikinci haftası öğretim dönemine başlıyoruz. Yaz tatili üç aymış gibi görünüyor ama gerçekte öğrenci için 19 mayısta öğretim bitiyor. Ekim ayında başlıyor. Tatil döneminde öğrenciler dört aydan fazla eğitimden kopuyor. Yaz tatilini 6 veya 8 haftaya düşürmeden eğitimde istediğimiz düzeye ulaşamayız.

EĞİTİM DOĞU ANADOLU'DA SEYAHAT ETMEK GİBİ

Bu uygulamalar başarılı olursa eğitimde sorunlar bitecek mi?

Eğitim çok dinamik bir şey, sürekli değişecek, sürekli ilerlesek bile başka başka açıklarımızı göreceğiz. Benim gözümde eğitim yolculuğu Doğu Anadolu'da seyahat etmeye benziyor. Bakarsınız karşınızda bir zirve var, buraya çıkarsam başaracağım dersiniz. O zirveye çıktığınızda öteki dağın zirvesini görürsünüz. Eğitim yolculuğu böyle bir yolculuk. Ve hiç bitmeyecek, arayış da hiç bitmeyecek.
Şu anki gençliği doğru eğitirsek ülkemizin ve çocuklarımızın geleceğini gelecekte onları köle olmaktan kurtarırız. Çağımızda en büyük güç teknoloji, teknolojik güç kimin elindeyse diğerlerine o hükmedecek. Bu yüzden çocuklarımızı çok iyi yetiştirmemiz şart.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more