Sözcü Plus Giriş

Ekrem İmamoğlu’ndan Abdullah Gül’e: Seslerinin daha gür çıkması lazım

Resmi olmayan kesin sonuçlara göre, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün "Bize yapılan yanlışları güçlü olunca biz başkalarına yapmamalıyız" sözlerine "Bir önceki Cumhurbaşkanının bu şekilde yorum yapması sevindirici ama seslerinin daha gür çıkması lazım." diye yanıt verdi. Daha önce yaptığı "145 yıllık demokrasi mücadelesi" sözlerine de değinen İmamoğlu "1876'dan beri sandık için mücadele veriyoruz. Sultan Abdulhamid Han bu ülkeye sandığı getirmiştir. 1908'de bir daha getirmiş. 2019'dayız. Dünyanın her yerinden bizi insanlar üzülerek izliyor. Şeffaf bir bir biçimde biz bu sürece katkı sunduk." diye konuştu.

Fatma VURGUN
14:47 -

Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Fatih Sultan Mehmet Cami’de cuma namazını kıldı. Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık da İmamoğlu’na eşlik etti.

“BU İŞ A KİŞİSİ, B KİŞİSİ MESELESİ DEĞİL”

Cuma namazının ardından kendisini bekleyen gazetecilerin sorularını yanıtlayan İmamoğlu’na 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “Bize yapılan yanlışları güçlü olunca biz başkalarına yapmamalıyız.” sözleri soruldu.
İmamoğlu, Abdullah Gül’e teşekkür ederek, “Sürece dair yorum yapması sevindirici ama seslerinin daha gür çıkmasını istiyorum. Bu ses, böyle yumuşak bir tonda ses olmamalı. Bu iş parti meselesi değil. Bu iş A kişisi B kişisi meselesi de değil. Bu iş, Türkiye Cumhuriyeti’nin 82 milyon insanın geleceğe dair umutla bakabilmesi meselesi. Onun için sayın Cumhurbaşkanı’na teşekkür ederiz. Kesinlikle geçmişte de hatalar olmuş, zulümler olmuş. Tek yönlü değil ki, kime yapılsa karşısında olmalıyız. Ders çıkarmalıyız. Ama seslerinin daha gür çıkmasını, daha yoğun bir şekilde sürece dair fikirlerini beyan etmelerini dilerim.” diye yanıt verdi.

“1876’DAN BERİ SANDIK MÜCADELESİ VERİYORUZ”

YSK’nın Büyükçekmece kararının ertelenmesine ilişkin de değerlendirme yapan İmamoğlu, bunun yanlış olduğunu ifade ederek, “Buradan bir şey arıyorlarsa yazık. YSK, demokrasi adına bu ülke adına büyük bir vazife üstlenmiş durumda. Demokrasi bizim nefesimiz. O bakımdan hep söylüyorum bu 3-5 yıllık mücadele değil. 1876’dan beri sandık için mücadele veriyoruz. Sultan Abdulhamid Han bu ülkeye sandığı getirmiştir. 1908’de bir daha getirmiş. 2019’dayız. Dünyanın her yerinden bizi insanlar üzülerek izliyor. Şeffaf bir bir biçimde biz bu sürece katkı sunduk. Artık YSK bu sürecin sonlanması için kararını vermeli. Milleti rahatlatmalı. İnsanlar, bize görevin verilmesini bekliyor. Bizi ve 16 milyon insanı geciktirmesinler.” diye konuştu.

“GÖZÜM KULAĞIM YSK’DA”

AKP’nin İstanbul Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım’ın 31 Mart’tan bu yana görünmemesi ve konuşmamasıyla ilgili soruyu da İmamoğlu, “Rakip taraftan bazen aklımın almadığı sözler çıkıyor. Genel Başkan yardımcıları ya da bazen yetkiler öyle sözler söylüyor ki ben de şaşkınlık içinde onları takip ediyorum. Şuan ne düşünüyorlar bilemem. Benim gözüm, kulağım YSK’da.” şeklinde yanıtladı.

“İĞNE DELİĞİ BULSALAR ORADAN GEÇİRECEKLER ONU DA BULAMIYORLAR”

Büyükçekmece’de AKP’nin “Taşımalı seçmen” iddiaları ve Maltepe’de tüm oyların yeniden sayılma sürecinde oy sayımının yavaşlatılmasına ilişkin “YSK’dan son derece kararlı bir duruş bekliyoruz. Buna, ilçelerde bazı zafiyetler yaratılarak engel olunması gereken bir takım çalışmalara da mutlaka müdahale etmesini bekliyorum.” diyen İmamoğlu sözlerini şöyle sürdürdü; “Büyükçekmece hususu o kadar trajikomik ki devletin tüm kurumları teminat olmayı kabul etmiş seçim öncesinde. En güvenilir seçim olduğu konusunda bütün bakanlıklar ve YSK, böyle beyanlarda bulunmuşken, bugün orada kapı kapı sürecin sorgulanması, 300-500 insanın aranması, taranması… Orada AK Parti adına aday olmuş insanın yakın çevresinde kim varsa taşıdığı ortada olan bir süreçte, 300-500 kişi üzerinden bir beyanla, seçimi kirletmeye çalışanlar, sanıyorum ki akıl tutulması yaşıyorlar. YSK’nın buna süreç olarak ne taviz vermesi doğru ne de süre tanıması doğru. Bir an önce oradaki sürecin netleşmesi gerekiyor. Bununla beraber, İstanbul’u buna paralel bir şekilde bağlayıp, başka bir şey arayanlara da gülüyorum.  Bence, 16 milyon insan da gülüyor. Çok komik duruma düşüyorlar. Ya kardeşim, kimse mülkünü teslim etmiyor. İBB burası. 16 milyon insanın varlığı ve sahibi olduğu makam. Daha önce siz görev yaptınız, şimdi yer değiştirecek. Bitti. Başka birisi gelecek. Milli iradeye karşı, kendi malı mülkü gibi, her gün bir şey uydurarak, ne yazık ki artık yalan diyorum. Yalan ve iftira üzerine kurulu bir şekilde gündeme taşıyarak, gündemi meşgul etmelerini üzülerek takip ediyorum. Bence, 16 milyon insan hem gülüyor hem de üzülüyor. Yapmasınlar, yazık ediyorlar. Neyi yakalamaya çalışıyorlar? İğne deliğini bulsalar oradan geçirecekler ama bulamıyorlar. Biz, 16 milyon adına çok şeffaf ve doğru, on binlerce insanla, önemli bir vazifeyi yerine getirdik. Olağanüstü bir duruş sergiledik. Halkın, bu sürecin şeffaflığına ve sağlıklı yürümesine dair bazı kamu kurumlarının, Anadolu Ajansı gibi sürece ihanet etmeye çalışmalarına rağmen olağanüstü bir duruş sergilediler. Ve süreç tertemiz. Bunaldı insanlar. Kardeşim, bir ilçenin seçimi bitirilmez mi? İlçe seçim kurulu başkanı bir kurul kuruyor, AK Parti üye vermiyor veya MHP üye vermiyor. Ayıp. Üzücü. Neyi bitirmek istemiyorsun? Niçin bitirmek istemiyorsunuz? Niyetiniz ne? Anlatın, millet bir anlasın. Kendilerini gülünç duruma düşürsünler, bunda sorun yok. Biz gülmeyiz onlara. Ama İstanbul’u sıkıntıya sokmasınlar. İstanbul, bizim ciğerimiz, İstanbul, bizim kalbimiz. İstanbul, Türkiye’nin kalbi. Türkiye’yi yormasınlar. Türkiye’yi yurtdışına karşı mahcup etmesinler, rezil etmesinler, yeter. İşlerine baksınlar. Biz de işimize bakalım. Bu güzel şehri, 16 milyon insanın vicdanıyla, ahlakıyla hep birlikte yönetelim.”

Son güncelleme: android-time 08:17 18.04.2019
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more