Hazin bir çelişki!’

15 Temmuz darbe teşebbüsü öncesi cemaatle birlikte yürüyen bir iktidar vardı.
Şerefsiz, kahpe, vatan haini, ABD'nin maşası Fetullah Gülen'le kol kola, yan yanaydı.
AKP Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı (eski Çevre ve Şehircilik Bakanı) Mehmet Özhaseki önceki gün, Feto cemaati ile yakın ilişkide olduklarını itiraf ederek:
“Hassas ve duygusallığımızdan yanıldık. Fetullah Gülen cemaati geçmişte ‘Müslümanız' diyerek duygularımızı sömürdü. 15 Temmuz'da gördük ki bunların Müslümanlıkla bir ilgileri yokmuş!” dedi.
Feto'yu yıllarca övenler, gözyaşı akıtanlar, “Yeter, gel, bitsin artık bu hasret” diyenler “Ne istediler de vermedik!” sözleriyle kol kanat gerip ona devletin kapılarını açanlar, Pensilvanya'ya gidip Feto'nun elini öpenler… Bunların hiçbiri Feto'cu değil ama onunla en ufak bir ilişkisi olmayan, Feto'nun hainliklerini, polise ve orduya sızdığını manşet haber yaparak devleti uyaran SÖZCÜ ve yazarları FETÖ'cü ha?
AKP'nin Ankara adayı Mehmet Özhaseki'nin itirafları bize bunları bir kez daha acı acı hatırlattı.
Bu ülkede adalet olduğuna gelin de inanın!

serit-kalip-tokmak

Zaman zaman bu sütunda görüşlerini yayınladığım ilahiyatçı bir yazar var. Din bilgisi üst düzeyde, Kuran-ı Kerim'i iyi bilip doğru yorumlayan ve hiç kimseye biat etmeyen bir aydın olan bu kişi: Nazif Ay.
İmam hatip ve ilahiyat mezunu… OdaTV'de din konularında yazıyor. Kitapları da var.
İlerici, hurafelerden uzak bir ilahiyatçı olan Nazif Ay, dini çıkarlarına âlet edenlerin, ülkeyi eski çağlara götürmek isteyen yobazların öfkelerini üzerine çekiyor.
Ülkemiz maalesef örümcek kafalı gericilerin at oynattıkları bir ülke haline geldi.
Bunlar, yapmadıkları edepsizliği bırakmıyorlar ama haklarında hiçbir işlem yapılmıyor.
Peki, yasalar nerede?
Onlar bu kişiler için rafa kaldırılmış durumla! İşlemiyor

★★★

İşte yobaz zihniyetin son örneklerinden biri:
Aydın ilahiyatçı Nazif Ay hedef gösterilerek ölümle tehdit edildi…
Hem de bir müftü tarafından…
Devletten maaş alan, Diyanet İşleri'ne bağlı bir din görevlisi bu adam…
Güneydoğu illerinden birinde devlet görevlisi olarak görev yapan sözde bir din adamı!
Bu müftünün, “Nazif Ay'ın katli vaciptir!” diye ferman verdiği gazetelerde haber olarak yayınlandı.
İşin daha hazin tarafı Nazif Ay'ı hedef gösteren bu gözü dönmüş sözde din adamı hakkında (suç duyurularına rağmen) hiçbir işlem yapılmaması…
Savcılar nerede? Devlet nerede?
Bu ülkenin vatandaşlarının ödediği vergilerle o müftülere maaş dağıtan Diyanet İşleri nerede? Onlardan maalesef  hiç ses seda yok!

★★★

Cumhuriyet düşmanlarının böyle pervasızca saldırıp ülkenin aydın insanlarını tehdit ederek “Katli için ferman verdiği” bu ortamda devletin sessiz kalması, savcıların harekete geçmemesi meselenin en üzücü yanıdır. Nazif Ay gibi cesur bir ilahiyatçı neden tehdit ediliyor?
Bu gibi yaratıkların acınacak cehaletlerini yüzlerine vurduğu için…
Nazif Ay, OdaTV'de yazıyor ve çok sayıda takipçisi var. Kuran'ı doğru yorumluyor, hurafecileri, din tacirlerini (yani dinden geçinenleri) rahatsız ediyor.
İslâm bilgisi yüksek olan ilahiyatçı Nazif Ay'ı, OdaTV'de okumak gerekiyor.

Sağlık Bakanı ne iş yapar?

Türkiye'de Sağlık Bakanlığı var mı?
Yaşanan olayları duydukça, böyle bir bakanlığın var olduğundan şüpheye düşüyorum.
Ülkede yüzden fazla önemli ilaç bulunmuyor. Bunun sorumlusu kim? O ilaçlara ihtiyacı olanlar kimden hesap soracak?
Bulunmayan ilaçların en önemlilerinden biri “Kuduz aşısı.”
İlk skandallar Eskişehir'de patlak verdi. Çeşitli hayvanlar tarafından ısırılan kişiler, hastanelerin acil servislerinden “Aşı yok” denilerek geri çevrildi.
Yaşanan skandalı Meclis gündemine taşıyan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “Eskişehir'de hastaların, kuduz aşısı olmadığı için hastanelerden geri çevrilmesi çok vahimdir. Türkiye'nin diğer bölgelerinde de buna benzer durumlar yaşanıyor. En acil aşılardan biri olan kuduz aşısı yoksa Sağlık Bakanlığı ne iş yapıyor? Hastanelerinde aşı bulunamayan Sağlık Bakanı'nın o koltukta ne işi var?” dedi.
Utku Çakırözer, böyle sert tepki göstermekte haklıdır. Kuduz aşısının olmaması vahim bir eksikliktir. Bunun sebebi yokluktan çok maalesef beceriksizlik ve iş bilmezliktir.

TEBESSÜM

4'üncü Dünya Savaşı!

Gelmiş geçmiş en büyük bilim adamlarından olan Albert Einstein'e bir radyo programında sorarlar: “Sayın profesör, muhtemel bir 3'üncü Dünya Savaşı'nda sonucun hangi silahlarla alınabileceğini bize söyleyebilir misiniz?”
Ünlü bilim adamı cevap verir:
“Üçüncü Dünya Savaşı'nı bilemem ama 4'üncü Dünya Savaşı'nın en etkili silahını biliyorum.”
Programcı “Nedir bu silah efendim?” deyince şu cevabı alır:
“İlk çağlardaki gibi yontma taş balta!”

GÜNÜN SÖZÜ

Aynalar, gerçeklerden öcü gibi korkan siyaset tüccarlarının düşmanıdır!

11rahmibeyicin