Sözcü Plus Giriş
SAYGI ÖZTÜRK

O sanık, son güne kadar müdürdü

27 Kasım 2019

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi, Türkiye'nin ilk Başbakanlığına, Maliye Bakanlığı'na, Gümrük Bakanlığı'na  ev sahipliği yapan Ulus semtindeki tarihi binaya yerleşmişti. 2014 yılında kurulan üniversite, yaklaşık 3 yıl eğitime başlayamamış ve bu durumu haberlere konu olmuştu. Aynı üniversiteden bu kez farklı sesler geliyor.

Yargıtay kararıyla “Fethullahçı Terör Örgütü” kabul edilen yapıyla, devletin mücadele yöntemi konusunda değişik görüşler var. Özellikle, FETÖ'cülerin siyasi kanadının ortaya çıkarılmadığı belirtiliyor, bazı eski ve yeni milletvekilleri de, parası olanın cezaevinden kurtarıldığı iddiasını öne sürüp, “FETÖ borsasından” söz ediyor. Bu konuda açılmış bazı davaların bulunduğu biliniyor.

ONU MÜDÜR YAPTILAR

Milli Savunma Üniversitesi Kara Harp Okulu Öğretim Üyesi Sait Gürbüz, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra “Harp Okulu Darbe Davası”nda tutuksuz sanık olarak yargılanmaya başlandı. Yargılandığı dönemde Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi, İşletme Bölümü'nde profesör kadrosu verildi. Ardından da Sosyal Bilimler Üniversitesi'ne bağlı Sürekli Eğitim ve Uygulama Araştırma Merkezi Müdürlüğü'ne profesör kadrosuyla atandı. Bu merkez, aralarında kaymakamlık, uzlaştırıcılık ve bilirkişilik de olmak üzere değişik alanlarda eğitim ve sertifika veriyor.

SORUŞTURULMADI MI?

Böyle önemli bir göreve getirilecek kişinin mutlaka güvenlik soruşturması, arşiv araştırması yapılması gerekir. Ancak, Prof. Dr. Sait Gürbüz'ün göreve başlatılması konusunda anlaşılan gerekli özen gösterilmemiş olacak ki tek döner sermaye geliri olan ve 40 civarında profesörün bulunduğu yere Gürbüz müdür olarak atandı.

Önemli bir davanın sanığı durumunda olan kişinin toplum hayatı ve kamuda önemli olan belge ve sertifikaları vermesini hadi gelin de yadırgamayın. Olayı biraz daha açalım: Her kamu personelinin atanması sırasında incelenmesi ve ilgili kuruma gönderilmesi gereken belgeler var. “Gizli” kayıtlı bu belge her yerde üst düzey yetkili tarafından teslim alınır ve ancak o kişi tarafından açılır. Üniversitede konuşulan ise Prof. Dr. Sait Gürbüz'le ilgili güvenlik soruşturmasının üniversiteye geldikten sonra kaybolduğudur. “Olur mu?” demeyin oluyor işte.

Kritik bir üniversiteye gelen, 15 Temmuz Darbe Girişimi Davasında yargılanan kişinin üniversitede nasıl göreve başlatıldığı, Üniversite Rektörünün bu konuda neler yaptığı da merak konusu. Prof. Dr. Sait Gürbüz, davası sonuçlanana kadar üniversitesinde görev yaptı, müdürlük görevini sürdürdü. Sonra, birden müdür ortadan kayboldu. “Darbeye yardım ve FETÖ üyeliği” suçlamasıyla 15 yıl hapis cezasına çarptırıldığı anlaşıldı. Darbeye yardım ve FETÖ üyeliğinden yargılananların bırakın profesör kadrosuna yükseltilmesini, onca deneyimli profesör varken müdür olarak atanması tabii ki normal bir durum değil. Hakkında bu kadar önemli iddia bulunan kişinin güvenlik soruşturması yapılmadı mı, ya da gelen belge nasıl kayboldu? İşte bunların da üzerinde durulmalı.

Söz Sosyal Bilimler Üniversitesi'nden açılmışken, Tarihi Sümerbank, Ankara Valiliği binaları da bu üniversiteye devredildi. Ankara Valiliği binasına İlahiyat Fakültesi tabelası asıldı. Atatürk'ün kullandığı oda kapatıldı. Tarihi eşyaların kayıtlarının sağlıklı tutulmadığı yolundaki bize ulaşan bilgileri de aktarmış olalım.

Ortaöğretim Genel Müdürlüğü tarafından Kızılcahamam ilçesinde bir çalıştay düzenlenmiş, sonuçta, organizasyonu düzenleyen firma, otele ödeme yapmadığı için öğretmenlerin adreslerine Kızılcahamam İcra Müdürlüğü tarafından “Ödeme emri” çıkarıldığını duyurmuştum.

İcra belgesi gelen öğretmenler, Ortaöğretim Genel Müdürü Yusuf Büyük'e sorunlarını anlatmak istediler. Ama, genel müdüre ulaşmaları hiç mümkün olmadı. Nerede, öğretmene sonuna kadar kapısı açık olan eski genel müdürler? Ben de olayın sonrasını öğrenememiştim. Neyse, bu sorunu yazınca bakanlık üst yönetimi durumdan haberdar oldu ve onların devreye girmesiyle icra takipleri durduruldu.

24 Kasım Öğretmenler Günü kapsamında Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğümüzce, 18-24 Kasım tarihleri arasında 81 ilden ve yurt dışından illerini ve bölgelerini temsilen gelen öğretmenler için bazı sendikalara sponsorluk önerildiği gündeme gelmişti. Son durumu sorduğumda, davet edilen öğretmenlerin ulaşım, konaklama, yeme-içme giderleri Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile temsilci öğretmenlerin kadrolarının bulunduğu genel müdürlüklerin bütçesinden karşılandığını öğrendim.

Bir “Öğretmenler Günü” daha vaatlerle, “öğretmenim canım benim” sözleriyle, kadın öğretmenleri mezarlıkta  görevlendirmeyle geride kaldı.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more