Sözcü Plus Giriş

TTB Merkez Konseyi Üyesi Yerlikaya: Türkiye’de en az 30 milyon doz grip aşısına ihtiyaç var

İthal edilen 1 milyon 500 bin doz grip aşısının yeterli olmadığını belirten TTB Merkez Konsey Üyesi Dr. Halis Yerlikaya, en az 30 milyon doz grip aşısına ihtiyaç olduğunu ve bu aşıların 14 milyonunun ise yaşlı ve kronik hastalarda kullanılması gerektiğini söyledi.

Evren DEMİRDAŞ
Güncellenme: 12:44, 28/10/2020
TTB Merkez Konseyi Üyesi Yerlikaya: Türkiye’de en az 30 milyon doz grip aşısına ihtiyaç var

Havaların soğumasıyla birlikte mevsimsel gribe yakalanacakların sayısında yaşanacak artışın corona virüsü salgınındaki mücadeleyi olumsuz etkileyebilecek olması sebebiyle geçtiğimiz günlerde 1 milyon 500 bin doz grip aşısı ithal edildi. Sözcü'ye konuşan Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konseyi Üyesi Halis Yerlikaya, corona salgınında gerekli hazırlıkların yapılmadığı ve grip aşısında sipariş edilen sayının ihtiyacı karşılamayacağını kaydetti.

“PANDEMİ SÜRECİNDE İNSANLARIN YOĞUN BİR ŞEKİLDE AŞI OLMA TALEPLERİ VAR”

Aşı ihtiyacı konusunda temmuz ayında TTB olarak gerekli hazırlıkların yapılması konusunda Sağlık Bakanlığı’na çağrıda bulunduklarını belirten TTB Merkez Konseyi Üyesi Yerlikaya, şunları söyledi:

“Sonuçta bu beklenen bir şey. Grip ile corona virüsünün kişide aynı anda olması durumunda o kişide bir takım olumsuz sonuçların ortaya çıkabileceğiyle ilgili bir öngörülerde bulunmuştuk. Bu konuda grip aşısı noktasında gerekli hazırlıkların yapılması ve bu noktadaki sürecin iyi yönetilmesi gerektiğini ifade etmiştik. Dünya Sağlık Örgütü her gün gebe kadınlar, 0-5 yaş arası çocuklar, 65 yaş ve üstü kişiler, kronik hastalığı olanlar ve sağlık çalışanları için grip aşılarının yapılmasını öneriyor. Ülkemiz açısından bakıldığında ülkemizde kronik hastalığı olan yaklaşık 15 milyon kişiden bahsediliyor, 1 milyona yakın sağlık çalışanı var. Bütün bu kişileri bir araya getirdiğinizde ihtiyacımız olan aşı sayısının çok fazla olduğunu görüyoruz. Daha önceki yıllarda grip aşısı çok yapılmadığı için ve pandemi sürecinde bu aşı konusunda bir duyarlılık oluştuğu için insanların yoğun bir şekilde aşı olma talepleri var. 65 yaş üstü olan kanser hastaları risk grubunda ve bu kişilerin aynı zamanda hipertansiyon, şeker, KOAH gibi rahatsızlıkları olmasına rağmen bakanlık tarafından bu kişilere nasıl yapıldığını bilmediğimiz bir takım algoritmalarla insanlara aşı çıktı ya da çıkmadı deniliyor. Aile hekimliği arkadaşlarımızdan elde ettiğimiz bilgilere göre çok az kişiye grip aşısının yapılabilirliğiyle ilgili sonuç çıkıyor. Hem risk grubunda olmalarına rağmen hastalarının büyük bir kısmına aşı çıkmadığı belirtiliyor. Bu konuda gerekli hazırlıklar yapılamadı ve süreç iyi yönetilemedi.”

Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konseyi Üyesi Halis Yerlikaya   FOTO: SÖZCÜ

“EN AZ OLMASI GEREKEN AŞI SAYISI 30 MİLYON”

Türkiye'nin geçmiş yıllarda aşı üretebilen bir ülke olduğunu kaydeden Yerlikaya sözlerine şöyle devam etti:

“Ama 2011 yılında Hıfzısıhha tamamen kapatıldı. Aşı konusunda neden bu noktadayız bunları tartışmamız lazım. Şu anda bakıldığında Türkiye için en az 15 milyon öncelikli aşılanması gereken gruplar var. Ama bu gruplara da şu anda yetecek aşı yok risk var ama aşı yok. Aşı yetersizliğinden dolayı sağlık çalışanlarıyla vatandaşlar karşı karşıya getiriliyor. Vatandaş hastaneye gelerek aşı olmak istediğini söylüyor biz de aşının gelmediğini söyleyince vatandaş bu duruma tepki gösteriyor. Bu durumda sağlıkta şiddetin önünü açan bir başlık olarak önümüzde duruyor. Dünya Sağlık Örgütü’nü risk grupları açısından bakıldığında Türkiye'nin ihtiyacı olan aşı sayısı en az 30 milyon olması gerektiğini söylüyor. 65 yaş üstü 7 buçuk milyon insan var, 65 yaştan küçük olup kronik hastalığı olan yaklaşık 14 milyon insan var. Bunlara 1 milyon da sağlık çalışanını eklediğimizde en az olması gereken aşı sayısı 30 milyona yaklaşıyor. Ama öncelikli Türkiye'ye bu rakamın yarısı kadar aşının bulunması gerekiyor ki risk grubunda olan kişiler aşılanabilsin.”

“UYARILARIMIZDA HAKLI ÇIKTIK”

Son haftalarda yaşanan vaka artışlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Yerlikaya, ”Corona salgınındaki vaka artışlarına baktığımızda süreç başından bu yana yapmış olduğumuz uyarıların ne kadar haklı olduğu ortaya çıktı. Corona salgını süreci şeffaf yürütülmedi, bizim ilk günden bu yana ilk vurgumuz vaka sayılarında şeffaf olunması çağrısıydı. Hangi illerde vaka sayıları neden artırıyor, bulaş riskini neler artırıyor gibi soruları verilerle ortaya koymamız gerekiyordu ki bu mücadelede başarılı olalım. Lakin Türkiye'de corona salgınıyla ilgili açıklanan veriler gerçekliği ifade etmiyor. Dolayısıyla bu noktada biz verilerin gizlendiğini söylemiştik geçmişte vaka sayılarını sahadan aldığımız bilgiler ve meslektaşlarımızın ifade ettiği verilere göre değerlendiriyorduk. Gelinen aşamada da ise bu sürecin iyi yönetilemediğini düşünüyoruz. Sonbahara girdik havalar soğumaya başladı insanlar kapalı mekanlarda daha fazla bir araya gelecek. Bütün bunları bir araya getirdiğimizde bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de bu vaka sayılarındaki artışlarla karşı karşıya kalacağımızı biliyoruz. Bu noktada bizim vurguladığımız nokta, bu sürecin sorumluluğunu sadece vatandaşa yükleyerek sosyal mesafe, hijyen kuralları ve maske takma uyarılarıyla bu süreçte başarılı olmaya yetmez. Yapılması gereken şeyler bütünlüklü bir politika geliştirmek. Bütünlüklü politikaların bir parçası da toplum katmanı. Bilim insanların uyarılarının dikkate alınması, sürecin şeffaflaştırılması, sosyal desteğin sağlanması, karantina ve izolasyon kurallarına toplumun uyum sağlaması için sosyal desteklerin sağlanması ve sağlık çalışanların sağlık koşullarının iyileştirilmesi lazım” ifadelerini kullandı.

İlginizi ÇekebilirGrip aşısı uygulamasında puanlama sistemi nasıl yapılıyor?Grip aşısı uygulamasında puanlama sistemi nasıl yapılıyor?İlginizi ÇekebilirSağlık Bakanlığı'ndan 'grip aşısı' açıklamasıSağlık Bakanlığı'ndan 'grip aşısı' açıklaması