Sözcü Plus Giriş
SERPİL YILMAZ

Elektrikte “normalleşme” yüksek faturalarla vatandaşı çarpacak!

4 Ağustos 2020

CHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, 1 Temmuz'da başlayan “enerjide normalleşme” sürecinin, vatandaş için hiç de “normal” olmayacak sonuçlarına dikkat çekiyor.

Normalden ne anlarız. Her ay gelen kullandığın elektriğin, doğalgazın faturasını ödersin…

Yok!  Biz ödeyemiyoruz.

Covid-19 salgını ile artan ekonomik sorunlar nedeniyle değil, son 2 yıldır ev halkının hali perişan.

★★★

Akın'ın başkanlığında iş insanları, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları temsilcilerinden oluşturulan CHP'nin 40 kişilik “Enerji Politikaları Birimi”, 2 yılda toplam 8 milyon 691 bin 987 abonenin elektriğinin, son 21 ayda 1 milyon 473 bin 315 abonenin de en az bir kez doğalgazının kesildiğini ortaya koydu.

Özetle, son 2 yılda 10 milyon 165 bin 302 elektrik ve doğalgaz tüketicisi faturasını ödeyemedi.

★★★

Toplam 44 milyon 958 bin elektrik abonesi var. Her 5 aboneden 1'inin elektrik faturasını ödeyemediği bir ülkede enerji politikalarının doğru olduğunu kim savunabilir?

İtalyan bilim insanı Alessandro Volta, 1800 yılında elektik akımını bulmuş ne fayda, elektrik düğmeleri parayla açılıyor.

220 yılda insanlığın geldiği nokta bu:  Paran yoksa karanlıktasın…

Akın sahadaki izlenimini aktarıyor:

“Evlere gittim. Halkın içindeyim. Neler yaşandığını biliyorum. Vatandaşın temel gereksinimi elektrik. Faturalarını ödeyemedi, aile içinde gerginlikler artıyor, kadına yönelik şiddet bu nedenle de artacak…” 

★★★

3 ay süreyle ödenemeyen faturalar nedeniyle kesilmeyen, ötelenen elektrik faturaları temmuz ayı itibarıyla gelmeye başladı.

Akın “İhtiyaç sahibi vatandaşların borçları bir yıl ertelenip, 12 eşit takside bölünmeli” önerisi getiriyor.

Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (TEDAŞ), önceki gün 22 bin 15 çiftçinin 493 milyon 316 bin 464 liralık tarımsal sulama borçlarının yeniden yapılandırıldığını açıkladı.

TEDAŞ'ın, tarımsal sulama abone grubundan 61 bin 184 aboneden 2 milyar 14 milyon 805 bin 873 lira anapara alacağı bulunuyor.

Salgınlar karşısında ülkeler tarımsal üretim artış planlarını devreye sokarken, Türkiye uygulana gelen yanlış tarımsal politikalar yüzünden borç batağına saplanan çiftçiyle yüz yüze kaldı.

★★★

“Marttan itibaren fatura borçları ötelenen, elektrik ve doğalgazı kesilmeyen vatandaşların borçları tahsil edilmeye başlanacak. 21 elektrik dağıtım şirketi ve 72 doğalgaz dağıtım şirketi tahsilat yapamazsa vatandaşın elektrik ve doğalgazını kesecek” diyen Akın, doğalgaz ve elektrik faturalarında indirim talep ediyor:

“Elektrik dağıtım şirketleri milyarlarca dolar kazanıyorlar. Pandemi döneminde tüm kesimler mağdur oldu, fedakarlık yapmaları gerekiyordu. Bir tane babayiğit göremedim. Devlet de vergilerden indirim yapmalıydı. Faturanın yarısı vergi, yarısı enerji bedeli.”

“Covid-19 sürecinde bu ülkenin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı yok oldu. Enerji sektörünün yüzde 96'sı özelleşmiş, kamunun bu alanda sözü, etkinliği  kalmamış” diyen Akın, “enerji kooperatifleri” modeline de son çıkarılan yönetmeliklerle sınırlama geldiğini vurguluyor.

★★★

“Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı”na dayanılarak, enerji kooperatiflerinin kurulması için ilk yasal düzenleme 2013'te yapıldı.  2016'da “Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile Yenilenebilir Enerji (YEK), 2014 yılında kurulmuş ve 2018 yılı itibarıyla sayıları 22'ye ulaşmıştı.

★★★

Amerika Kırsal Elektrik Kooperatifleri Birliği (NRECA) verilerine göre, ABD'nin 47 eyaletinde, 42 milyondan insanın elektrik ihtiyacı kooperatifler aracılığı ile karşılanıyor. 1936'da kooperatifleşmeye başlıyorlar…

Almanya güneş, Danimarka rüzgar enerjisini kooperatifler üzerinden kullandırıyor.

★★★

CHP'li 11 belediyenin, yerinde üretim ve tüketimi teşvik eden güneş, rüzgar, biyoenerji gibi yenilebilir kaynaklardan ihtiyacı olan elektriği üretmesini kim istemez?

Aklıma ilk geleni söylüyorum: Enerji dağıtım ve iletim şirketleri…

Enerji şirketleri lobisinin gücü burada!

Akın “Halkın enerjide söz sahibi olamaması için her şey yapılıyor” diyor.

Yılda 41.5 milyar dolar enerji ithalatına para ödüyoruz. Rüzgar, güneş, jeotermal kaynaklar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından maksimum düzeyde faydalanmamız lazım…

SON 10 YILDA SANTRALLER ARTTI AMA ELEKTRİK ÜRETİMİ DÜŞÜYOR

Akın son 2 yılda elektriğe yapılan yüzde 60'ları aşan oranda zamları, ihtiyaç fazlası yatırımların maliyetlerinin vatandaşlara yüklenmesine bağlıyor.

“Son 10 yılda ihtiyaç fazlası santral kurulmasına göz yumuldu” diyen Akın, rakamları veriyor:

“2017 yıl sonu verilerine göre kurulu güç 85 bin 200 MW, 2018 yılı 90 bin 233 MW, 2019 94 bin 760 MW.

Yani 2 yıllık artış yüzde 10 civarında.

Bununla birlikte 2017 yılı üretim kapasitesi 425 bin 939 GWh, 2018 yılı 450 bin 045 GWh ve 2019 yılı 466 bin 662 GWh.

Ahmet Akın

Buna karşın fiili üretim rakamlarına baktığımızda: 2017 yılı toplam fiili üretim 297 bin 278 GWh (2017 yıllık fiili üretimin üretim kapasitesine oranı yüzde 69.79), 2018 yılı 307 bin 489 GWh (2018 yılı tahmini üretimin tahmini üretim kapasitesine oranı yüzde 68.32), 317 bin 022 GWh (2019 yılı tahmini üretimin tahmini üretim kapasitesine oranı yüzde 67.93).

Her yıl düşüş yaşanıyor.”