Sözcü Plus Giriş

Ekrem İmamoğlu, Gezi Parkı’nın devredildiği vakfa ait mülkün son halini paylaştı

Gezi Parkı'nın mülkiyetinin devredildiği Sultan Beyazıt Hanı Veli Hazretleri Vakfı'na ait bir mülkün son halini KRT ekranında gösteren İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, "Burası 10 yıldır böyle. 10 yıl önce yangın geçirdi. Hani diyorlar ya, 'Biz ecdat malına sahip çıkıyoruz, kültür varlığına sahip çıkıyoruz, o kanun gereği aldık diye'. Görüyor musunuz halini?" dedi.

Sözcü İstanbul
Güncellenme: 01:02, 31/03/2021

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, KRT TV’de Şimdiki Zaman programının konuğu oldu.

“MİLYARCA LİRA YOKSULLUK DÖNEMİNİ DESTEKLEYEN MODEL GELİŞTİRDİK”

Görev süresindeki çalışmalarına değinen İmamoğlu, birinci kalem sorumluluklarının yoksullukla mücadele olduğunu belirterek şunları söyledi:

* Hem varolan bir kısım tahribatları gidermek hem de İstanbul’a belki de geri dönüşü olmayan tahribatları engelleme ve yeni bir dönemi başlatma noktasında önemli bir an olduğunu düşünüyorum bizim görev süremizin.

* Göreve geldiğimiz an itibarıyla bir çok alanda yürüyoruz, koşuyoruz. Bir yılı aşkın süredir birinci kalem sorumluluğumuz, bütün güncel problemlerin ötesinde yoksullukla mücadeleye dönüştü. Bu büyük bir alan oldu bizim için.

* 4 katına çıkan bir bütçeden bahsediyoruz. Yoksullukla mücadelede sosyal hizmetlerimizin, sosyal yardım bütçesi 4 katına çıktı. Bir de görünmeyen bütçelerimiz var. Yaklaşık 800 milyonu aşan bir bütçeden bahsediyoruz.

Görünmeyen bütçenin yapılan diğer sosyal yardımlar ve destekleri kapsadığını belirten İmamoğlu, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde milyarlarca lira yoksulluk dönemini destekleyen bir modeli geliştirdik. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin gelirlerinin 5 milyar lira civarında daraldığı bir dönemde biz bunu başardık. Bu daralmalara rağmen milyarlarca liralık katkı yaptık” dedi.

“İSTANBUL’DA 1 MİLYONA YAKIN BOŞ ADRES VAR”

Askıda fatura kampanyasıyla 230 bin hanenin faturasının ödendiğini belirten İmamoğlu, ayrıca İstanbul’da 1 milyona yakın boş adres olduğu bilgisini verdi.

İstanbul’da yapımı duran 8 metro hattının 7’sini başlattıklarını hatırlatan İmamoğlu, “Bir tanesi kaldı Mahmutbey-Esenyurt hattı. Onu da çok yakın zamanda başlatıyoruz” açıklamasında bulundu.

Kanal İstanbul’dan ‘Beton Kanal’ diye bahseden İmamoğlu, “İstanbul’a en büyük ihanet projesidir. Bunun engellenmesi şarttır. Bunun için de var gücümüzle tüm hukuki yolları kullanarak mücadelemize devam edeceğiz” diye konuştu.

“BU SÜREÇTE KANALA BU PARAYI HARCAYACAKSINIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kanal İstanbul için “İnadına yapacağız” sözlerine değinen İmamoğlu, “Vatandaşla inatlaşan hiç kimse siyasette de kazanamaz, o ülkeye de kazandırmaz” diyerek şöyle devam etti:

* Kanal İstanbul 136 milyon metrekarelik tarım alanını yok ediyor. 83 milyon metrekarelik bir alanı yeniden kentleşmeye açıyor. 3 tane Beylikdüzü’nden daha fazla ediyor.

* İstanbul’da 1 milyonu aşkın adres boş. Yapılmış binalar boş. İstanbul’da şu anda konut arzı fazlası hiçbir dönemde olmamıştır. Dünyanın en ucuz gayrımenkul kentidir İstanbul. Yazık bu kente. Bu kent böyle heba edilemez.

* İstanbul’un 3 yıldır nüfusu azalma eğiliminde. Siz İstanbul’un kuzeyinde 2 milyonluk yeni bir nüfusu oraya yerleştiriyorsunuz.

* Bu projeyi hazırlayanlar uluslararası alanda bu projeyi servis edenler, bu projeyi 65 milyar dolar olarak tanıttılar. Bütün bunları yoksulluk döneminde yapıyorsunuz.

* Kısa Çalışma Ödeneği’nin son günü. Yarın itibarıyla milyonlarca insanımızı işsiz görebiliriz. Bu memleketin işsizi, bu memleketin ümidini yitirmek üzere olan genci, eğitimi dipten başa bozuk olan bir süreçte siz kanala bu parayı harcayacaksınız.

“TÜRKİYE İTTİFAKI”

“Bu ihaleyi aldım, onun için yaptım, benim bir kusurum yok” ya da “Ne yapalım orada bir iş çıktı, birisi de garanti verdi, nasılsa bu 83 milyon insanın cebinden alırız” diyenlere seslenen İmamoğlu, şöyle konuştu:

* 2 sene sonra bu memleketi Millet İttifakı yönetecek. Bu yapılanlar, bu işi alanlar, bu finansı verenler, devletin ve milletin hafızasından asla çıkmayacak. Ben buna inanıyorum.

* Ben Millet İttifakı’nın bir ferdiyim. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin üyesiyim. Bu memleketin değişmesi adına 2 sene sonra bu ülkede Millet İttifakı süreci yönetecek demekten, hatta ve hatta ‘Türkiye ittifakı’ bu süreci yönetecek demekten niye geri durayım ki?

* 1453’te fethi yapıp bu kenti bize armağan eden Fatih Sultan Mehmet’in emanetine, 5 yıl işgal altında kalıp 1923’te kurulan Cumhuriyet ile beraber teslim alınan, işgalden kurtulan, Mustafa Kemal Atatürk’ün emaneti bu güzel İstanbul’a ihanet eden kim varsa gelecekte hesap verir.

* Bunun adı bürokratmış, bunun adı bakanmış, inşaat şirketiymiş, ister yerli, ister yabancı olsun. Bu devletin ve bu milletin hafızası bunun hesabını sorar.

“İÇİŞLERİ BAKANI İLE 6-7 KEZ BAĞIŞ KONUSUNU GÖRÜŞTÜM”

İmamoğlu, “Biz 6 milyonunu kurtarabildik. 4-5 milyona yakın bir bölümü duruyor. Kimin parasını kimden istiyorlar? Vatandaş kendi arzusuyla şartsız bir bağış yapıyor. Ben sayın İçişleri Bakanı ile en az 6-7 kez bu konuyu görüştüm. Dedim ki, ‘Yanlış yapıyorsunuz, Allah aşkına, istirham ediyorum, bu işe bir çözüm bulun, minnet duyacağız’. Bu işin çözümü var. 4-5 milyon kaç haneyi ısıtırdı yahu? Biz serbest alıp kullandığımız parayı 500’er lira olarak ihtiyacı olan insanların kartlarına yükledik” ifadelerini kullandı.

“SÖYLEDİKLERİNE DİKKAT ETSİNLER”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Benim alanım ekonomi” sözlerini hatırlatan İmamoğlu, daha sonra Merkez Bankası Başkanı’nın görevden alınmasına işaret ederek “Peki kim suçlu oldu? Bundan sonra ‘Eyvah ihanet ettik’ dendiğinde sorumlu ararlarsa, bu her hafta sonu konuşmayı kendine vazife edinen bakanlar nereye kaçarlar, nereye giderler onu bilemem. Onun için söylediklerine dikkat etsinler” ifadelerini kullandı.

GEZİ PARKI’NIN DEVREDİLDİĞİ VAKFA AİT MÜLKÜN SON HALİ

Ekrem İmamoğlu, KRT TV’de Gezi Parkı’nın mülkiyetinin devredildiği Sultan Beyazıt Hanı Veli Hazretleri Vakfı’na ait bir mülkün son halini ekranlara taşıdı.

Mülkün Sultan Beyazıt Hanı Veli Hazretleri Vakfı’na ait 2. Beyazıt Cami Hünkar Kasrı olduğunu belirten İmamoğlu, şunları söyledi:

* Burası 10 yıldır böyle. 10 yıl önce yangın geçirdi. Burası vakfın mülkü. Hani diyorlar ya, ‘Biz ecdat malına sahip çıkıyoruz, kültür varlığına sahip çıkıyoruz, o kanun gereği aldık diye’. Görüyor musunuz halini? Özel bir yapıdır. Ta 2 Beyazıt döneminde yapılma bir yapıdır.

* Şu hale bakar mısınız? Şimdi yarın çıkıp diyecekler ki, ‘İhale yaptık, yapacağız’. Unuttukları bütün ecdat eserlerini harekete geçiriyoruz.

* Nerede bir eksiklik görüyoruz, ‘Hemen, derhal’ diyoruz. Mezarları unuttular. Mezarları, şehitlikleri tek tek temizlettiriyoruz. Kimse bize hikaye anlatmasın.

* Bu anlayış akıl tutulması. Gezi Parkı’na olan tavır. Aynı şeyi Galata Kulesi’ne yaptılar.

Görüntülerde söz konusu mülkün iç kısımlarının ağır tahribata uğradığı görülüyor.

“TORUNUNUN OYUNU ALACAĞIM DEDİM”

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın randevusuna neden yanıt vermediğiyle ilgili soruyu yanıtlayan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Beni çok sevdiğini düşünüyorum” cevabını verdi. “Bu sevgi uzaktan bir sevgi” ifadeleriyle devam eden İmamoğlu, şöyle konuştu:

* İstanbul’u yönetiyorum. İstanbul’da yaşayan bir Cumhurbaşkanından bahsediyorsunuz.

* İstanbul aşkından bahseden bir Cumhurbaşkanından bahsediyorsunuz. Kendi partisi var. Ülkeyi yönetiyor ama çok başarılı bir iş yapan Cumhuriyet Halk Partili bir Ekrem İmamoğlu da var. Sevgi var, saygı da var.

* Ama o iki dere bir arada kalmış bir durum da var. Allah yardımcısı olsun. Ben, ‘Torununun oyunu alacağım’ dedim. Oğlunu, kızını bilemem ama torununun oyunu alacağım.

KADİR TOPBAŞ’IN CENAZESİNDE NE KONUŞTULAR?

En son Kadir Topbaş’ın cenazesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile konuştuğunu söyleyen İmamoğlu, konuşmalarını şöyle anlattı:

* Bütün duygularımı söyledim. Her şeyi dedim. Benim niye otobüs borçlanmamı imzalamıyorsunuz sayın Cumhurbaşkanım dedim.

* Sizinkiler 8-9 sene otobüs almamış, filo eskimiş. Metrobüste 2 milyon kilometreyi geçmiş otobüslerimiz var. Yani ani arıza, yanma tehdidi var.

* Bunun neyini imzalamazsınız, 5-6 aydır bekliyor dedim. Bir onay istiyorum dedim. ‘İmzalarız’ dedi. Hala imzalamadı. Bekliyoruz hâlâ.

“Normal olan benim tavrım” diye devam eden İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:

* Ben kimseye duvar örmüyor, kimseye sınır koymuyorum. Birisi beni kapıdan kovsa ben öbür kapıdan girerim.

* Öbür kapıyı kilitlese pencereden girerim. Şahsi işimi yapmıyorum. 16 milyon insanın hakkını savunuyorum.

* Sayın Cumhurbaşkanı o partidenmiş, bu partidenmiş umrumda değil. Millet seçmiş mi seçmiş. Saygı duyarım, bitti.

* Bu ülkenin Cumhurbaşkanı. Giderim, konuşurum, konuşmak için mücadelemi veririm. Randevu vermiyor. Kendi bilir. İşimi çözerim.

“OLUMLU YANIT VERDİ”

Erdoğan ile son görüşmelerinde sadece otobüs konusunu değil, 15-20 dakikalık süreçte birçok konuyu konuşmalarına sığdırdığını belirten İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

* Süreçlerin işlemesini sordum. Bana randevu vermemek doğru bir tavır değil dedim. Ben size gelip İstanbul’u anlatacağım dedim.

* Hepsine olumlu cevap verdi. Hiçbir olumsuz cevap duymadım. Randevu veririz dedi. Beni 4-5 gün sonra Tevfik bey aradı. ‘Yazılı gönderirseniz, sayın Cumhurbaşkanı hızlıca size dönüş yapacak’ dedi.

* Kadir Topbaş’ın cenazesinden beri 1 aya yakın oldu. Ben Cumhurbaşkanımıza yazılı davet göndermekten mi imtina edeceğim? Tabi ki yaparım. Bu mu polemik?

İlginizi Çekebilirİl il haftalık vaka sayısı açıklandı! İstanbul'da korkutan artışİl il haftalık vaka sayısı açıklandı! İstanbul'da korkutan artışİlginizi Çekebilirİstanbul Valiliği, alınan yeni kararları duyurduİstanbul Valiliği, alınan yeni kararları duyurdu
Yayınlanma Tarihi:23:02,