Sözcü Plus Giriş

‘Kendi aşımızı üretiyor olsaydık, bu acı deneyim yaşanmayabilirdi’

Halk Sağlığı Uzmanları Derneği Bulaşıcı Hastalıklar Grubu, Covid-19 pandemisinin son olmayacağı uyarısını yaptı: Deneyim ve yaşanan süreç bize "Kendi aşını kendin üreteceksin" diyor. Bu Covid -19 aşısını biz üretebiliyor olsaydık, aşı uygulama potansiyelimizle en fazla iki ayda toplumun yüzde 70’ni bağışıklı hale getirip, pandemiyi durdurabilirdik.

Latif SANSÜR
Güncellenme: 09:17, 02/05/2021
‘Kendi aşımızı üretiyor olsaydık, bu acı deneyim yaşanmayabilirdi’

Covid-19 pandemisinde ülkemizde yaşanan aşı problemlerine dikkat çeken Halk Sağlığı Uzmanları Derneği Bulaşıcı Hastalıklar Grubu, “Aşıyla önlenebilir hastalıklara karşı aşıların yeterli ve zamanında temin edilmesi Sağlık Bakanlığının temel görevidir. ‘Sözleşme yaptık ama aşıyı göndermediler ya da paramız yok aşı alamadık biraz aşılama hizmetlerine ara verelim’ diyemezsiniz eleştirisinde bulundu. HASUDER’den yapılan açıklamada şöyle denildi:

HER YIL 1.5-2 MİLYAR TL YURT DIŞINA ÇIKIYOR

– Ülkemizde her yıl Genişletilmiş Bağışıklama Programı ve yetişkin yaş grubuna yaklaşık 55-60 milyon doz aşı uygulanmaktadır. Uygulanan aşıların tamamı farklı ülkelerden temin edilmekte ve her yıl yaklaşık 1.5 -2 milyar TL paramız yurtdışına çıkmaktadır.

BU İŞ İKİ ÜNİVERSİTEYE BIRAKILAMAZ

– Covid-19 aşısını biz üretebiliyor olsaydık, aşı uygulama potansiyelimiz ile en fazla iki ayda toplumun yüzde 70'ni bağışıklayıp, pandemiyi durdurabilirdik. Deneyim ve yaşanan süreç bize kendi aşını kendin üreteceksin diyor. Bu acı deneyim hiç yaşanmayabilirdi. Cumhuriyetin ilk yıllarından aldığımız aşı üretim altyapı ve deneyimini taşıyabilseydik, bugün Türkiye kendi aşı ihtiyacını üreten ve Dünyaya aşı sağlayan bir ülke olacaktı. Şimdi geçmişten ve yaşananlardan ders alıp, güçlü bir aşı üretim altyapısı ve insan gücü oluşturmak zorundayız. Bu iş bir iki üniversite ya da araştırma geliştirme şirketine bırakılamaz. Acilen kamusal kaynakla bu altyapı yapılmalıdır.

İLERİDE DAHA FAZLA GÖRÜLECEK

– Dünyada artan nüfus, vahşi yaşam alanları ve ormanlık alanların yerleşim ve tarıma açılması, akarsuların ekosistemi bozacak şekilde baraj ve göletlerle akışının bozulması, enerji tüketiminin artmasıyla artan fosil yakıtların kullanımı ve sonuçta iklim değişikliği Covid-19 ve benzeri hastalıkların ortaya çıkma riskini ve sıklığını artırıyor. Diğer bir deyişle önümüzdeki on yıllar ve yüzyıllarda Covid-19 benzeri pandemik bulaşıcı hastalıkların daha fazla görülmesi bekleniyor. Bu hastalıklara karşı hazırlıklı olmak ve gerekli cevabı verecek donanımda olmamız gerekir.

İlginizi ÇekebilirMehmet Ceyhan'dan mutant virüs uyarısı: Hamile kadın ölümleri arttıMehmet Ceyhan'dan mutant virüs uyarısı: Hamile kadın ölümleri arttıİlginizi ÇekebilirBulantı, aşırı terleme... Aşının yan etkisi mi, aşı anksiyetesi mi?Bulantı, aşırı terleme... Aşının yan etkisi mi, aşı anksiyetesi mi?