Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) 2012 yılından bu yana “Hak ihlali” olduğu gerekçesiyle bireysel başvuru yapılabiliyor. Bugüne kadar 555 bin kişi başvurdu. Yaklaşık 435 bin dosya sonuçlandırıldı. Bu yılın ocak ayı başında 130 bin dosya bulunuyordu. Bunlardan yaklaşık 57 bini sonuçlandırıldı. Diğer mahkemeler gibi Anayasa Mahkemesi’nin de iş yükü arttı. Bunun en önemli nedeni, aynı konuyla ilgili verilmiş kararların mahkeme ya da idare tarafından yeterince dikkate alınmamasından kaynaklanıyor.

Başvuruların önemli bir bölümünü “Uzun tutukluluk” ve “Yargılamanın Makul sürede yapılmaması” oluşturuyor. Mahkemenin yükünü azaltmak için Anayasa Mahkemesi 10 Ekim 2023 tarihinde aldığı kararla bu iki gerekçe ile ilgili başvurular bundan böyle öncelikle Adalet Bakanlığı’na yapılacak. Orada yapılacak elemeden sonra, ancak Anayasa Mahkemesi’ne gidilebilecek. Bu kararla Anayasa Mahkemesi’nin iş yükünün yüzde 50 civarında azalması bekleniyor.

SAYILARLA GERÇEK

Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan’ın, bölücü terör örgütü PKK’nın merkezi sayılan Kandil’e gitmesini isteyen siyasiler oldu. Kimi siyasiler de, Anayasa Mahkemesi’nin hep FETÖ’cüler lehine karar verdiğini yaydı. Anayasa Mahkemesi’ne örneğin kaç FETÖ’cü bireysel başvuru yapmış ve bunlardan kaçı hakkında hak ihlali yapıldığına karar verildiğini resmi belgelere dayanarak açıklıyorum:

“FETÖ/PDY Terör Örgütü ile ilgili mahkumiyet kararları yönünden adil yargılama hakkına (suç isnadına) ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi’ne 28 bin 330 kişi başvurdu. Bunlardan 50’si hakkında ihlal kararı verildi. Yani kişinin başvurusu haklı bulundu. Başvurular içinde ihlal kararı verilen dosya oranı yüzde 0,18 olarak gerçekleşti.

Konu ile ilgili Adnan Şen, Ferhat Kara kararlarında sonradan Yalçınkaya kararında Avrupa İnsan Hakları mahkemesi (AİHM) ihlal kararı verse de Anayasa Mahkemesi’nin Genel Kurulu iki ayrı kararla ihlal olmadığına karar verdi.”

MHP VE CHP MİLLETVEKİLLERİ

Gelelim PKK ile ilgili kararlara. 2012 yılından bu yana bölücü terör örgütü mensuplarından da hak ihlali olduğu gerekçesiyle 40 bine yakın başvuru yapıldı. Bunlardan bugüne kadar sadece 74’ü hakkında “Hak ihlali” olduğu belirlendi.

Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla cezaevindeyken milletvekili seçilenlerden MHP’li olan da CHP’li olan da yine mahkeme kararıyla tahliye edildiğini unutulmamalı. Bu milletvekillerinin de komplo sonucu cezaevinde konulduğu da hem Ergenekon, hem Balyoz davalarında ortaya çıkmıştı.

Ergenekon, Balyoz davaları döneminde yargılananlara da hep “Vatan haini” gözüyle bakılıyordu. Uzun çabalar sonucunda bu davaların birer “Kumpas” olduğu ortaya çıkarılmıştı. Şunu da ekleyeyim, 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer döneminde Anayasa Mahkemesi Üyeliği’ne atananlardan kimse görevde değil. 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül döneminde atananlardan ise sadece 3 kişi var. 12 üye ise 12. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından atandı. Buna rağmen, mahkeme böyle bir karar verdiyse bu adil davranıldığının göstergesi sayılmaz mı?

Anayasa Mahkemesi’nin TİP Hatay Milletvekili Can Atalay ile ilgili verdiği karar kıyamet kopardı, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay karşı karşıya geldi. İki yargı kuruluşunun karşı karşıya gelmesi sonucu Milletvekili Can Atalay cezaevinden çıkarılmıyor.

Aytunç Erkin ve Mustafa Balbay’dan iki kitap


Seçimler öncesi, dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, seçimlere birlikte girilmesi için 60 milletvekili önermişti. Akşener bunu kabul etmedi, sonuçta 44 milletvekili çıkarabildi. Seçim öncesi “6’lı Masa”da da çok şeyler yaşandı. Akşener’in masadan ayrılacağını SÖZCÜ yazarı Aytunç Erkin 3 Mart’ta yazmış, Türkiye bu gelişmeyi Aytunç’un yazısından öğrenmişti.

Bir umutla başlayan
“6’lı Masa” git-gel, “Kazanamaz aday” açıklamaları, adaylık konusunda net tavırlar alınmaması, dahası sahte videolarla Kılıçdaroğlu vuruldu. Aytunç Erkin’in Kırmızıkedi yayınlarından çıkan, “Masa-96 saat’in öyküsü” kitabında bilinmeyen birçok olaya ışık tutuluyor. 5 Mart’ta CHP’den İYİ Parti’ye giden öneri, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın, Akşener’in evinde konuştukları. Akşener’e götürdükleri öneri, iki belediye başkanının Cumhurbaşkanı yardımcısı olma formülü aylar öncesinden mi belirlenmişti? Büyük umutlar bağlanan masada yaşananlar Aytunç Erkin’in araştırmasıyla gün yüzüne çıktı.

BALBAY’IN GÖZÜYLE 100 YILA BAKIŞ

Gazeteci-yazar Mustafa Balbay, 1923-2023 Türkiye’sini “100 yıla bakış” kitabında belgelerle yazdı. Büyük önderimiz Atatürk’ün “Sonsuza dek yaşayacak” dediği cumhuriyet, üç haneli rakamla da tanıştı. Cumhuriyetin 100. yılı kutlu olsun! Bilgi Yayınevi’nden çıkan kitabı için Mustafa Balbay şunları söyledi:

“1923’te tarih sahnesine çıkan Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri o kadar sağlam atıldı ki o temellerin her sütunu adeta her cumhuriyetçi yurttaşın yüreğinden fırlayıp öteki sütunla buluşuyor. Cumhuriyetin 100 yıllık tarihini kırılma noktalarıyla ele alan kitabımda, devrimlerle ekilen tohumların, darbelerle sarsılan bir toplumda nasıl yeşerdiğini, cumhuriyet ağacının köklerinin nasıl sağlam olduğunu anlattım.”

Bir asırlık toplumsal dönüşüm tarihini sosyal, siyasal ve kültürel yansımalara bakarak okuyan Mustafa Balbay, “Tarih, toplumların oksijenidir. Ona ne kadar çok sahipse onu ne kadar iyi bilirse o kadar sağlıklı yaşar” diyor ve okurlara cumhuriyete sahip çıkma sorumluluğunu hatırlatıyor.