Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Şebnem Bozoklu: ‘Güce tapınmak hayır getirmemiştir’
Şebnem Bozoklu: ‘Güce tapınmak hayır getirmemiştir’
Şebnem Bozoklu, Zerrin Tekindor ve Onur Saylak, Tennessee Williams imzalı fenomen oyun ‘Arzu Tramvayı’ ile tiyatroseverlerin karşısına çıkıyor. Oyunun yönetmenlik koltuğunda Hira Tekindor oturuyor. Oyunla ilgili konuşan Şebnem Bozoklu,"Güce tapmak hiçbir dönemde hayır getirmemiştir. Her zaman böyle adamların etrafında susan kadınlar ve adamlar vardır. Sadece sistem devam etsin diye" diyor.
Kültür Sanat 2 Aralık 2017 - 13:37

Tennessee Williams’ın 1947’de kaleme aldığı ve en önemli tiyatro oyunlarından birisi olan ‘Arzu Tramvayı’, Türk tiyatroseverlerle buluşuyor. Hira Tekindor’un yönetmenlik koltuğunda oturduğu oyunda Şebnem Bozoklu, Zerrin Tekindor, Onur Saylak ve İbrahim Selim yer alıyor.

Hürriyet’e konuşan ekipten Şebnem Bozoklu, “Bu oyun okulda çalışılan altı-yedi parçadan biridir. Yaşımız daha çok küçükken okuduk ve çok etkisinde kaldık. Oyuncu olarak; insan zaaflarının, hiçbir şeyin tam olarak siyah-beyaz olmamasının getirdiği grilerin heyecanını yaşarız. Bu oyun hiçbir şeyin göründüğü gibi olmamasını, insanın çok masum görünürken aslında en koyu siyaha da sahip olduğunu çat diye burnumuza dayıyor. Birçok karakter herkesin bildiği tuhaflıklara sahip. Zerrin'in oynadığı Blanche'ın hayal ve gerçek arasındaki gidiş gelişi, Stella'nın pırıl pırıl görünürken içindeki gerçekçi, maddeci ve hayatın sürekliliğine dair inancı” dedi. Oynadığı karakterle Stella ile ilgili “O kadar çok Stella var ki dünyada” diyen Bozoklu, şöyle devam etti: “Yani 1949'daki New Orleans'ta da 2017'deki İstanbul'da da, yakınımızda ve uzağımızda olan her yerde… Güce tapmak hiçbir dönemde hayır getirmemiştir. Bunu hissetmezsin; bunu görürsün ve uygularsın. Her zaman böyle adamların etrafında susan kadınlar ve adamlar vardır. Sadece sistem devam etsin diye.”

“ÖTEKİLEŞTİREREK VAR OLMA MÜCADELESİ EVRENSEL”

Onur Saylak ise “Tennessee Williams çok gençken yazmış ama insan doğasını o kadar iyi analiz etmiş ki… Bir de Amerika'nın baskıcı McCarthy döneminde yazmış. Metne pek çok okuma yapılabilir. Ama benim için önemli olan şu; ötekileştirme kavramı, insanın insanla mücadelesi, Blanche ve Stanley'in, o kadar zıt iki karakterin, ötekileştirerek var olma mücadelesi evrensel” açıklamasını yaptı.

“TV’DEN DOLAYI ‘YARIM BİR OYUNCULUK’ BAŞLADI”

Zerrin Tekindor, oyunculuk yapanların yolunun tiyatrodan geçtiğini belirterek, “Bir dizide oynayarak ya da film yaparak ‘Oyuncuyum’ demeniz biraz zor. Belki de tiyatrocu olduğum için böyle düşünüyorumdur. ‘Yarım bir oyunculuk' başladı televizyon sektöründen dolayı. ‘Şuradaki kız, buradaki oğlan’ diye cast'lar yapılıyor. Benzer metinler; ‘Çay demledim, otur biraz daha’, ‘Yok yok, yemeğim var ocakta’ gibi diyaloglardan sonra böyle mükemmel bir şeyin mücadelesine girmek, hakikaten oyunculuk işi” dedi.