Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Aylan bebekler artık ölmesin
Aylan bebekler artık ölmesin
Türkiye’nin göçmenler için ‘Açık kapı’ politikasına geçmesiyle, Yunan adalarına doğru başlayan umuda yolculuk insanlık trajedilerinin de yaşanmasına neden oluyor. Önceki gün Midilli adası kıyılarında bir çocuğun denizden cansız bedeninin çıkarılması akıllara 2 Eylül 2015 tarihinde, kırmızı tişörtü, minik ayakkabılarıyla sahilde yüzükoyun yatarken ölü bulunan Aylan bebeği getirdi. Dünyayı sarsan, Avrupa ülkelerinin göçmen politikalarını kısmen de olsa değiştiren fotoğrafı çeken, bu gün kendisi de henüz altı aylık anne olan Nilüfer Demir, aradan geçen beş yılda hiçbir şeyin değişmemesine isyan etti, “Bebekler bu acımasız çarkın en masum kurbanları. Anlaşılan Aylan bebeğin ardından dünya liderleri timsah gözyaşı dökmüş” dedi.
Yaşar ANTER
Yaşam 5 Mart 2020 - 11:16

Muğla'nın Bodrum ilçesinden 2 Eylül 2015 tarihinde sabah güneş doğarken Akyarlar mahallesi Ali Hoca Burnu sahilinde minicik cansız bedeni bulunan Aylan bebeğin dünyayı sarsan fotoğrafını çeken Nilüfer Demir, beş yıl sonra Ege kıyılarında benzer görüntülerin yaşanmasına isyan etti. Sözcü'ye konuşan Demir, “Dünya liderlerinin o kadar sözüne rağmen bir arpa boyu yol alınamaması kabul edilemez. Bu acımasız çarkın en masum kurbanları bebekler. Ben de artık bir anneyim ve televizyon bile izleyemiyorum” diye konuştu.

DÜNYAYI ŞOKE ETTİ AMA DEĞİŞTİREMEDİ

Tarih 2 Eylül 2015. Saat 06.30. Yer, Bodrum'un Akyarlar sahilindeki Hoca Burnu. Doğan Haber Ajansı'nın gencecik Bodrum muhabiri Nilüfer Demir, sırtında çantası, bir elinde kamera, diğer elinde fotoğraf makinasıyla göçmen kaçakçılığı konusunda rutin devriyede. Akyarlar sahilini gece boyunca döven azgın dalgalar sanki acımasız bir görevi yerine getirmenin suçluluğuyla durulmuş. Masmavi Ege Denizi geceki günahından kurtulmak istercesine Eylül güneşinin ışıklarıyla yıkanıyor. “Sahilde bir karaltı gördüm. Önce ne olduğunu anlamadım. Aşağıya inince denizin kumsalla buluştuğu yerde bir bebeğin yüzükoyun yattığını gördüm. Oyuncak bebek sandım. Hayır, bir bebekti, ölmüştü. Kanım çekildi. Bu gerçek olamaz, olmamalı derken, artık hiçbir şey yapılamayacağını anladım ve görüntülemeye başladım. Daha sonra fark ettim ki sahilde onunla birlikte beş ceset daha vardı. Hayatımın en acı anıydı.”

TİMSAH GÖZYAŞLARI

Bu sözleriyle beş yıl öncesine dönen genç kadın, artık altı aylık bir bebeğin annesi. Kuşkusuz o sabah sırtında kırmızı tişörtü, şortu, minicik ayakkabılarıyla sahilde yatan üç yaşındaki Aylan Kürdi bebeğin fotoğrafının dünyayı sarsacağını o da bilmiyordu. Fotoğraf sosyal medyada tam bir deprem etkisi yaratırken, ertesi gün dünya basınında tüm ülkelerde manşet olarak bir rekora da imza attı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aylan'ın fotoğrafını BM toplantısında dünya liderlerine sallayıp göçmen politikalarını gözden geçirmesini istedi. Dönemin ABD Başkanı Barack Obama'dan, İngiltere Başbakanı Cameron'a, Merkel'e kadar dünya liderleri dokunaklı demeçler verdi. Akdeniz'de, Ege Denizi'nde daha iyi bir yaşam için hayatını kaybeden binlerce mültecinin yapamadığını Aylan bebek minicik bedeniyle hayatı pahasına başardı. TIME Dergisi fotoğrafı, “Bu fotoğraf hareketsiz bir görüntünün ne kadar güçlü bir etki yaratabileceğini hiç olmadığı kadar kanıtlamış oldu” diye yorumladı. Heykeli, filmi, bestesi, tablosu yapıldı.

O ARTIK VİZÖRDEN DEĞİL ANNE GÖZÜYLE GÖRÜYOR

2018'de çok sevdiği mesleğinden kopan Nilüfer Demir, bir türlü bitmeyen Suriye'deki savaş ve Afrika'daki açlık, yoksulluktan kurtulmak için bu gün yine ölüm pahasına lastik botlarla, şambrellerle ölüm yolculuğuna çıkanları gördükçe kahroluyor. Yunan Sahil Güvenliği'nin öldüresiye müdahalesinden son anda kurtulup Aylan bebeğin bedeninin kıyıya vurduğu sahile göçmenlerin güç bela döndüğü, ancak Midilli adası yakınlarında küçük bir çocuğun cesedinin çıkarıldığı haberlerinin ajanslara düştüğü saatlerde Nilüfer Demir duygularını SÖZCÜ'ye anlattı.

ARPA BOYU YOL

Demir, bitmeyen savaş, Türkiye'nin açık kapı politikası ve batılı ülkelerin katı tutumuyla mülteci dramında beş yıl öneye dönüldüğünü söyledi. Demir, “Bölgede yine yoğun geçişler yaşanıyor. Yine birçok mülteci canları pahasına denize açılarak Yunan adalarına geçmeye çalışıyor. Aralarında yine küçük bebeklerin olduğunu görüyoruz. Ben de bir anneyim ve altı aylık bir bebeğim var. Bebeğimi kucağıma aldığımda Aylan bebek ve mülteci bebeklerin yaşadıklarının aklıma gelmemesi mümkün mü? Bebekler acımasız çarkın en masum kurbanları. Göçmen sorununa köklü çözüm bulunmadığı sürece Aylan bebek gibi çok masum canlar yok olacak. Anlaşılan Aylan bebeğin ardından dünya liderleri timsah gözyaşı dökmüş. Dünya liderlerinin o kadar sözüne rağmen bir arpa boyu yol alınamaması kabul edilemez. Aylan bebeğinde ölümünden sonra Avrupalıların yaptığı hiçbir açıklamaya inanmadım, güvenmedim. Çünkü bu konuda Türkiye'nin gösterdiği çabaların dışında en ufak bir gelişme yok. Ben de artık bir anneyim ve televizyon bile izleyemiyorum” ifadelerini kullandı.

ÖDÜLLER

Nilüfer Demir evli bir çocuk annesi. Demir 2003 yılında gazeteciliğe DHA ‘da başladı. 2018 yılında DHA'dan ayrıldı.

Aldığı Ödüller:

– 2015 39. Sedat Simavi ödülleri gazetecilik ödülü.
Almanya Medya Ödülü LeadAward yılın fotoğrafı
Pulitzer ödülleri yarı final.

– Birleşmiş Milletler Gazeteciler Cemiyeti (UNCA) altın madalya ödülü

– Time dergisinin yılın 10 fotoğrafı arasında yer aldı.
– Türkiye Foto Muhabirleri Derneği tarafından yılın basın fotoğrafı ödülü

– Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği'nin medya oscarları ödül töreni Mustafa Cambaz Özel Ödülü