Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Türkiye’ye Nobel ödülü verilmelidir
Türkiye’ye Nobel ödülü verilmelidir
Türk Kızılay’ı Genel Başkanı Kerem Kınık, SÖZCÜ’ye anlattı: Suriye’deki harekat boyunca sahada olan Kınık, “Türkiye’nin yazdığı destan dünyaya iyi anlatılmalı. Bu harekatı yapan Türkiye’ye Nobel Barış Ödülü verilmelidir” dedi...
Yaşam 2 Kasım 2019 - 06:10

Türk Kızılayı'nın temelleri 151 yıl önce atıldı. Bugün, dünyanın 147 ülkesinde insani yardım operasyonu yapmış olan Kızılay'ın, 13 ülkede ofisi, 7 bin çalışanı var. Kızılay, Barış Pınarı Harekatı boyunca da bölgede, askerimizin yanındaydı. Türk Kızılayı Genel Başkanı Kerem Kınık, harekat bölgesinde yaşananları ve bundan sonra neler yapılacağını şöyle anlattı:.

Kızılay Suriye'ye insani yardım ulaştırdı.

KIZILAY DA BÖLGEDE

“Gerek Türkiye sınırında, gerekse Suriye'de harekat bölgesinde bulunanlara yardımı kesintisiz ulaştırmak için hazırlık yapmıştık. Operasyonlar tam anlamıyla insanlığa ders vereceğimiz operasyondu. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı… Asker, silahıyla kendi tezini ortaya koymaya çalışır. Onu yaparken insancıl, savaş hukukuna saygı göstermeniz gerekir. Üç harekatın tamamında sahada bulunan bir kişi olarak bilerek kimsenin burnu kanatılmadı. İnanın, askerimiz oradaki insanların canını korumak için şehit verdi. Kahramanlarımızla konuştuğumda, ‘Biz başkalarının yaptığını yapmayız, onlar gibi olamayız' diyorlardı. Türkiye'nin yazdığı destan dünyaya iyi anlatılmalı. Sahada bulunan Kızılay Genel Başkanı olarak şunu söylüyorum: Bu harekatı yapan Türkiye'ye Nobel Barış Ödülü verilmeli.”

KALICI HİZMETLER…

Harekatın tamamlanmasının ardından Kızılay'ın yapacağı kalıcı hizmetler olacağını belirten Kınık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kamu düzeninin sağlanmasına destek vermek, güven artırıcı desteklerde bulunarak ülkemizde bulunan Suriyelilerin ülkelerine dönüşlerini hızlandırmak istiyoruz. Vatandaşımız bağışlarını yapıyor ve bu konuda son derece cömert davranıyor. Ama unutmayalım, bizim de yoksulumuz, yardıma ihtiyacı olan vatandaşlarımız var. Öncelik tabii ki kendi insanımızın ihtiyaçlarını gidermek. Alacağımız dış kaynaklarla sığınmacılara destek verelim.”

Türk Kızılayı'nın Genel Başkanı Kerem Kınık, Ankara Temsilcimiz Saygı Öztürk'ün sorularını yanıtladı.

GÖNÜLLÜLÜK ÇAĞRISI

Kınık, üzerinde durdukları önemli bir projeden de söz ediyor. Kızılay gönüllülerinin sayısını artırmak istiyorlar. Her evde Kızılay'dan eğitim almış bir kişi bulunması amaçlanıyor. Kısa dönemde ilk yardım, kurtarma gibi konulardan 2 milyon Kızılay gönüllüsü oluşturmak da önemli hedef.

Kızılay'ın hilalini gören bize doğru koşuyordu

“Son noktada tarih, coğrafya ve nüfus kazanır” diyen Kerem Kınık, sözlerini şöyle sürdürdü:

Askerimiz harekat sırasında teröristleri hilal kıskacına aldı. Hilali yavaş yavaş kısarak ilerledi. Teröristlerin bölgeden kaçmalarının ardından hemen insani yardıma başladık.

– Bölgeye mobil hastane götürdük, gıda, su, mama, hijyen ürünler ulaştırdık. Bir taraftan da onarımlara başladık.

İnanın, Kızılay'ın hilalini gören çocuklar, gençler, yaşlılar bize doğru koşuyordu. Batılı kuruluşlara bu şekilde bir yaklaşım yok. Türk Kızılayı'nın yeri oralarda da bambaşka. Bizim, o coğrafyayla aramıza bariyer koymak istediler. Biz o bariyerleri yıktık.

– Talebyad'da bir teyze geldi. Kırık Türkçeyle konuşuyordu. Teyze Arap, eşi Türkmen. Derdini anlatırken, ‘Bize  öyle zulüm ettiler ki, çocuklarımızı alıp zorla örgüte götürdüler. Hastaneyi yakıp içindeki ekipmanı alıp gittiler' diyor. Saygı ÖZTÜRK / SÖZCÜ

Son güncelleme: 01:27 - 02.11.2019