Nihayet dilinin altındaki baklayı çıkardı!
Gönlünde yatan Türkiye modelinin, “eyalet sistemi” olduğunu açıkladı.
İktidarda kalması halinde 2023’te, yani Cumhuriyet’in 100. yılında, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in yerine, Osmanlı’daki eyalet sistemini getireceğini söyledi.
Zaten Osmanlı hayranlığı öteden beri biliniyordu.
Atatürk’ten söz etmek zorunda kaldığında Mustafa Kemal diyor, “Atatürk”ü ağzına bile almıyordu!
Beyninin yarısı olan Ahmet Davutoğlu da her konuşmasını, Cumhuriyet’in Dışişleri Bakanı gibi değil de, sanki Osmanlı’nın son Hariciye Nazırı imiş gibi yapıyordu!
* * *
Başbakan “güçlü devletler eyalet sisteminden korkmaz!” diyor.
Ama güçlü devletin Başbakan’ı olarak, organize suç örgütüyle müzakere masasına oturuyor!
PKK ile müzakere yapıldığını, pazarlığın asla söz konusu olmadığını belirtiyor.
Bunları söylerken teröristbaşı Apo’yu siyasi lider konumuna getirdiğini göremiyor!
“Kürtlere statü, Apo’ya özgürlük sloganını nasıl yorumluyorsunuz?” sorusuna cevap veremiyor.
Güçlü devletin savaş uçakları, Kandil’de konsey toplantısı yapan yüzlerce PKK’lının üzerinden geçiyor, teröristler el sallıyor, bizim uçaklarsa, fotoğraflarını çekip geri dönüyor!
* * *
Başbakan, Türkiye’ye masallar anlatırken hakikat topallayarak da olsa hedefine yürüyor.
Örneğin, Meclis kürsüsüne çıkıp veryansın ettiği günlerde İsrail’le çok sıkı işbirliği halinde olduğu ortaya çıkıyor!
Dış basın Suriye’deki krizin derinleşmesi üzerine Türkiye’nin, Basra Körfezi ve daha doğudaki ülkelere ihracatını, ağırlıklı olarak İsrail’in Hayfa ve Ashdod limanları üzerinden yaptığını yazıyor.
Buna göre ihracat ürünlerimiz, demiryoluyla İsrail’i geçip Ürdün’e, oradan da doğudaki ülkelere ulaşıyor. Mısır’daki çatışmalar ve ekonomik kriz nedeniyle Türkiye’nin İsrail limanlarına ihtiyacı, giderek daha da artıyor.
Bunlar işbirliğinin ekonomik yönü.
Bir de Türk kamuoyundan gizlenen askeri yönü var!
Haberlere bakılırsa meğer Malatya Kürecik’te kurulan radar sistemi, ancak İsrail’deki bir Amerikan üssünde konuşlu eşdeğerine bağlı olarak çalışabiliyormuş!
Yani Kürecik, İsrail’deki Amerikan radarıyla paralel çalışmadığı takdirde pek işe yaramıyormuş!
Durun daha bitmedi...
Yine dış basından alıntılayarak, Başkan Obama‘nın İsrail’e özür diletmesinin ardındaki gerçeğe geliyorum.
Başkan Obama, Suriye’nin kimyasal ve biyolojik saldırı yapma ihtimaline karşı Türkiye, İsrail ve Ürdün’de ayrı ayrı oluşturulan karargahların, ABD’nin öncülüğünde birleştirilmesini önermiş. Bu nedenle de Türkiye ile İsrail arasındaki dargınlığın sona ermesini istemiş!
* * *
Çevremizde bunlar gözlenirken Türkiye’de ise akıl tutulması yaşanıyor!
Ama ortalık akil adamdan geçilmiyor!
Bu görüntü “akıl akıldan, akil adam akıldan üstündür!” dedirtiyor.
Uğur Dündar’ın notu: Ege Üniversitesi’nin değerli öğretim üyelerinden Prof.Dr Levent
Kırılmaz’a, akil adamlar konusundaki katkıları nedeniyle teşekkür ediyorum.