Mardin’in Nusaybin ilçesi yakınlarındaki İpekyolu’nda 19 Ocak günü sabaha karşı seyir halinde saldırıya uğrayan lüks cipte Hındreen Abdullah Salih (38), Waheda Haedar Jasim (62) ve Abdullah Saleh Mustafa (68), Chiman Shaheen Khalid (74) ile Ahmed Jalaladeen İbrahim (44) hayatını kaybetmişti.

Saldırıdan sonra Habur Sınır Kapısı'ndan başlayarak olayın yaşandığı bölgeye kadar yol güzergahınca tüm Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) ile iş yerlerine ait güvenlik kameraları ve Sınır Komutanlığına ait termal kamera görüntüleri büyük titizlikle incelenince olayın faili oldukları belirlenen 5 kişi gözaltına alındı.

Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla Oğuz Jandarma Komutanlığı'ndaki sorgulamaları tamamlanan 5 zanlı, sıkı güvenlik önlemleri altında bugün adliyeye sevk edildi. Cumhuriyet savcısı tarafından sorgulanan zanlılar, daha sonra tutuklanma talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Sorgu Hakimliği'ne sevk edildi.

TÜM DELİLLER DOSYAYA GİRDİ

Burada ifadeleri alınan zanlılar; 5 kişilik ailenin Türkiye’ye yüklü miktarda döviz cinsinde para ile giriş yapacaklarını öğrendikten sonra soygun amaçlı olayı gerçekleştirdiklerini, hayatını kaybedenlerle aralarında geçmişe dayalı bir husumet bulunmadığını ve bu kişileri tanımadıklarını belirtti.

Zanlıların ev ve iş yerlerindeki aramalarda da ele geçirilen ve şüpheli görülen bazı dijital materyaller ile dökümanlarda dosyaya delil olarak konuldu. Zanlıların olay öncesi ve sonrasında birbirleriyle de yoğun telefon görüşmesi yaptıklarına dair HTS kayıtları da dosyaya delil olarak girdi.

Olayda kullanıldığı belirlenen bir adet kalaşnikof marka uzun namlulu tüfeğin ise kriminal laboratuardaki incelemeleriyle ilgili raporun henüz tamamlanmadığı, inceleme bittikten sonra soruşturma dosyasına gönderileceği öğrenildi. Zanlıların ailenin Irak’tan çıkış yaptığı bilgisini aldıkları için Irak’ın kuzeyindeki bağlantılarıyla ilgili de soruşturmanın çok yönlü sürdürüldüğü ve geriye dönük telefon kayıtlarıyla ilgili Bilgi Teknolojileri Kurumu’na yazılan yazı cevabının da beklendiği bildirildi.

İŞ BÖLÜMÜ YAPTILAR, BİRBİRLERİNİ SUÇLADILAR

Yakalanan zanlıların kendi aralarında görev bölümü yaparak aracı Silopi’den yurda giriş yaptıktan sonra an ve an takip ettikleri ve saldırı noktasında ateş açarak 5 kişiyi öldürdükleri kaydedildi.

Zanlılardan ikisinin Mardin-Nusaybin arasındaki bir restoranda mola veren aracı izleyip öncü olarak gözcülük yaptıkları ve takip ettikleri, ikisinin de aracın pusuya düşürüleceği Nusaybin çıkışındaki bir noktada gizlenip bekledikleri, ardından aracı yaylım ateşine tuttukları bildirildi.

İfadesi alınan zanlılardan A.K, 5 kişiyi de F.A’nın öldürdüğünü, kendisinin cinayet işlemediğini iddia etti. Tetikçi olduğu ileri sürülen F.A da sorgusunda, tam aksine cinayetleri A.K.’nın yanında taşıdığı uzun namlulu silahla işlediğini, kendisinin kabul etmediği halde suça zorlandığını ileri sürdü.

4’Ü TUTUKLANDI

Sorgu hakimliği, dosya içerisinde saldırıya uğrayan araç ile saldırının gerçekleştirildiği araçların dosya içerisindeki PTS (Plaka Takip Sistemi) kayıtları, KYGS ve termal kamera görüntü kayıtları, zanlıların olay öncesinde birbirleriyle yapmış oldukları telefon görüşmelerine dair HTS kayıtları, olay yerindeki telefon sinyali, baz bilgileri, birbirlerini suçlayıcı ikrara yönelik beyanları bir bütün olarak değerlendirdi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 5'inci maddesinde öngörülen geçerli şüphe sebeplerinin, 1982 Anayasasının 19'uncu maddesinde belirtilen kuvvetli belirtinin ve CMK’nın 100/1 maddesinde öngörülen kuvvetli suç şüphesini gösterir somut delillerin mevcut olduğu müsnet suç için kanunda öngörülen cezanın alt ve üst sınırı, müsnet suçun CMK’nın 100/3 maddesinde belirtilen katalog suçlardan oluşu, verilmesi beklenen cezaya göre şüphelilerin kaçma ihtimallerinin kuvvetle muhtemel bulunması, tutuklanma talebinin ölçülü olması ve bu aşamada adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalabileceği anlaşıldığından şüpheliler A.K, F.A, Ç.B. ile M.Y.’nin CMK 100 ve devamı maddeleri uyarınca ayrı ayrı tutuklanmalarına karar verildi.

BİR ŞÜPHELİ ADLİ KONTROL ŞARTIYLA SERBEST KALDI

Şüpheli M.Ş.’nin ise üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti ile mevcut delil durumuna göre tutuklamada beklenen amacın CMK’nın 109'uncu maddesinde tanzim olunan adli kontrol tedbirleriyle bu aşamada sağlanabileceği, kanaat ve ölçülülük prensibi gereğince tutuklanma talebinin reddiyle birlikte yurt dışı çıkış yasağı konularak adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi. Zanlılar, çelik yelek giydirilerek sıkı güvenlik tedbirleri altında cezaevine gönderildi. Soruşturmada gizlilik kararı devam ediyor.

DELİLLERİ ÇOCUK SAKLAMIŞ

Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, saldırıya ilişkin soruşturmanın titizlikle yürütüldüğü belirtilerek şöyle denildi:

* "Olayla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığımızca derhal soruşturma işlemlerine başlanılmıştır. Soruşturma kapsamında F.A. ve A.K. nitelikli yağma ve bir suçu gizlemek, ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla kasten adam öldürme suçlarından, şüpheli M.Y. bu suçlara yardım etmekten, Suça Sürüklenen Çocuk Ç.B. suç delillerini yok etme, gizleme ve değiştirme suçundan 23 Ocak 2023 tarihinde sevk edildikleri Mardin Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanmışlardır. Olayla ilgili olarak soruşturma işlemlerine titizlikle ve tüm yönleriyle devam edilmektedir."