Sözcü Plus Giriş
MURAT MURATOĞLU

Batırmayı Kılıçdaroğlu’ndan öğrenecek değiliz!

Ortamlarda Kılıçdaroğlu, Sosyal Güvenlik Kurumu'nu batırdı dersin, milletin ağzına sakız edersin. “Sen kâr ettirdin mi?” diye sorana cevap vermezsin. Olur, biter!
Sosyal Güvenlik Kurumu'na para yetmiyor, şimdi de gayrimenkullerini satıyor. Onlar da bitince bakalım neyi satacaklar? Emeklileri mi?

* * *

Lakin bu yıl 34 milyar lira açık vermesi bekleniyor. Kurumu 16 yıldır AKP kadroları yönetiyor her geçen yıl biraz daha batağa gömülüyor.
Şöyle ki; SGK müdürlük sınavına 1200 kişi başvuruyor. Sözlü sınavı 125 kişi kazanıyor. Kazananların 124'ü Memur-Sen üyesi… Öylesine parlak, zekâ fışkıran bir topluluk kendileri…
Erdoğan'ın miting klişesi; “Memur Kemal Efendi, sen SSK'yı batırmış adamsın” diye başlamak “Türkiye'nin  en büyük bütçeli kurumu onun döneminde hep zarar etmiştir” diye devam etmektir.
AKP'nin ve hükümetin günahsız, sütten çıkmış ak kaşık olduğunu söylersin. Yola devam edersin. Kim bilecek? Oysa Sosyal Güvenlik, bir hükümet politikasıdır. Emeklilik yaşını, ödenecek primleri, katkı payını müdür değil hükümetler belirler.

* * *

Belirlesin de, maşallah bir reform yaptılar; Bugün asgari ücret üzerinden prim ödeyip emekli olan birisinin eline son zamlar dâhil 718 lira 69 kuruş geçmesini sağladılar.
Reform yapmasalardı bugün 1822 lira aylık alacaktı. Aylık bağlama oranını yüzde 60'dan yüzde 28'e kadar düşürdüler.
Zira yetmedi, Kurum açık vermeye devam etti! Kimin yüzünden? Tabii ki Kılıçdaroğlu! SGK, Kılıçdaroğlu'nun müdürlük yaptığı 1992-1999 tarihlerinde 2 milyar lira açık verdi.
AKP'nin iktidar olduğu 2003-2016 tarihlerinde ise SGK'nın bütçe açığı 277 milyar lira oldu. Bu, Kılıçdaroğlu döneminin 138 katı…

* * *

Meydanlarda “istediğin hastaneye git” derken, İstanbul'da özel bir hastanede çalışan temizlik görevlisinin, kurumda çalıştığı süre boyunca 700 defa muayeneye bağlı işlem yaptırdığı gösterilmiş. Parasını SGK'dan istemiş.
Ölülere oy kullandırırken iyi de tedavi ettirirken mi kötü? Nitekim 3 bin 415 sigortalının ölüm tarihinden sonra tedavi veya reçete faturası gönderildi. Kurum'dan para talep edildi. Bunların kimler olduğu hiç ifşa edilmedi!
Eldeki rakamlara göre bir emeklinin maaşı, 1.8 kişinin aldığı maaşın içinden ödeniyor. Ters çevirelim… Türkiye'de bir aktif sigortalı 0.9 kişinin bakımını üstlenirken, bu oran Almanya'da  2.2, ABD'de  2.3, Kore'de 2.5, Finlandiya'da 2.6, Fransa'da 2.8 seviyelerinde. Bizim hesap tutmuyor haliyle…

* * *

O kadar Suriyeliye bedava bakarsan, parayı sadece kendi vatandaşından alırsan olacağı bu! Bir Suriyeli kadar değerimiz olmadı kendi memleketimizde… Türkiye'de çalışan kendini karşılamaktan aciz…
Sonuç? Sistemin iflas etmemesi için para aktarmak gerekiyor. Para da gelmiyor. Satıp savılıyor. Ce-Ha-Pe ve Kılıçdaroğlu memleketi batırmaya devam ediyor!

 

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more