Bozkurt bu konuşmasında itfaiyenin araç filosundaki eksikliklere dikkat çekiyor ve bunu itfaiye yetkililerinin de kabul ettiğini; yetkililerin, bu eksiklerin giderilmesi için 24 milyon TL gerektiğini ifade ettiklerini bildiriyordu.

Zaten bizzat Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar da Furkan Bozkurt’a cevaben yaptığı konuşmada araç eksikliğini kabul ederek “İnşallah bu yıl bu eksiği gidereceğiz” diyordu.
Bu konuşmalar beni itfaiye teşkilatı ile eski hatıralarıma götürdü.
İtfaiyecilik, bildiğiniz gibi çok hayati öneme sahip bir kurumdur.
İtfaiyeciler başka hiçbir mesleğe ya da göreve benzemeyen, çok hassas ve kendine özgü özellikleri olan bir iş icra ediyor almaları, yangınlarda hayatlarını tehlikeye atarak cansiperane görev yapmaları nedeniyle bütün dünyada “Kahraman” olarak adlandırılan insanlardır.
Benim de çocukluğum Adana’da İtfaiye Müdürlüğü’nde Ambulans şoförü olarak çalışan babam nedeniyle itfaiyecilerle iç içe geçti.
Daha sonraki yıllarda da gazetecilik mesleğini icra etmem ve uzun yıllar adliye-polis muhabirliği yapmam nedeniyle itfaiyecilerle hep iç içe oldum.
Çalışmalarını eğitimlerini yakından takip ettim.
Bu arada Adana’da itfaiyecilerle ilgili çok acı hatıralarım da vardır.
Bunlardan birisi de 1974 yılında yaşanmıştı.
Günlerden 20 Temmuz’du.
Tam da Türk Ordusu’nun Kıbrıs’a çıkartma yaptığı sıcak bir yaz günü idi.
Bütün Türkiye’de Türk ordusunun Kıbrıs’a çıkartma yaptığı günün heyecanı yaşanır ve ülke bir savaş atmosferi içinde bulunurken, Adana’da ise fazladan bir yangının ve feci bir olayın ateşi yanıyordu.

Küçük saatte bulunan Eski Erciyes Sinemasının bulunduğu yerin hemen yanında bir depo yapıyordu.
Orada itfaiyecilerimiz bütün güçleriyle yangını söndürmeye çalışırken birden depoda büyük bir patlama meydana geldi.
İşte o patlamada İtfaiye Müdürü Kemal Özkök ile 6 kahraman itfaiye erimiz hayatını kaybetti.
Merhum, şehit itfaiyeci Kemal Özkök, halen Seyhan Belediye Başkan Yardımcısı olan Selçuk Özkök’ün babasıdır.
Kemal Özkök’ün ve yanındaki kahraman itfaiye erlerinin kabirleri halen Adana Asri Mezarlık’ta Şehit İtfaiyecilerin bulunduğu mezarlıktadır.
Onları bir kez daha rahmetle anarken, bir gün de Adana İtfaiye Müdürlüğü’ndeki bir merdiven ediğimi sırasında Mustafa Kara isimli itfaiye eri, yükseğe kaldırılan merdivenden düşmüş ve beyin kanaması geçirerek yaşamını yitirmişti.
Ben bu olayları çok derinden yaşadım.
Şimdi bunları anlatmanın sebebine gelelim:
Maalesef şimdi Adana’da itfaiye teşkilatının çok hazır olmadığı, personelin eğitimi ve donanımı hakkında olsun, araçların gerekli bakımları konusunda olsun sıkıntılar yaşandığını duyuyorum.
Mesele sadece itfaiye araçlarının sayısal veya nitelik olarak eksikliği değildir.
Araç filosunun takviye edilmesinin yanı sıra başka önemli etkenler de var.
Şu an Adana Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığında görev yapan yönetim kadrosu belki çok iyi ve düzgün insanlardır. Mutlaka ellerinden gelen özverili çalışmayı da gösteriyorlardır. Ona bir şey diyemem.
Ancak; İtfaiyeci olmak için hele hele itfaiyede yönetici olmak için iyi insan olmak yetmez.Bu konuda eğitimli, donanımlı ve tecrübeli olmak gerek.
Mesela bir İtfaiye Müdürü Şakir Gümüş vardı. Adana’daki bütün yangınlarda en önde o giderdi. Personele örnek olurdu.
Hortumu eline alır, çevre koordinasyonunu sağlar, ilk müdahaleyi o yapar ve sonra ekibine teslim ederdi.
Yangınlar da başarıyla söndürülürdü.
Çünkü işi biliyordu.
Yıllarını bu işe vermişti.
Deneyimliydi.
O zamanlar her gün itfaiyede tatbikatlar yapılır, eğitimler verilirdi. Araçlar daime bakımlıydı. Personel her an yangına hazır beklerdi.
Fakat şimdi duyumlarıma göre maalesef eğitim ve tatbikatlar çok yetersizmiş. Hatta araçların ekipmanlarının çalışmasında sıkıntılar varmış.
Elbette ki bunun sebebi, itfaiye teşkilatının gerekli deneyimli, bu işe yıllarını vermiş insanlar tarafından yönetilmemesinden kaynaklanıyor.
Maalesef bu aldığım duyumlar çok ciddi sonuçlar doğurabilecek nitelikte olduğundan buradan Adana Büyükşehir belediye Başkanını uyarmayı ve kendisinin dikkatini çekmeyi bir borç bildim.
Bunu bir dost uyarısı olarak algılamasını dilerim:
Sayın Zeydan Karalar:
Allah korusun yarın bir gün Adana’da 20-25 katlı apartmanlarda bir yangın durumu olursa sıkıntıya düşebilirsiniz. Bu yüzden itfaiye teşkilatınızın araçlarının , bu araçların merdiven ve diğer ekipmanlarının sürekli bakımlı olması, çalışabilir durumda olması gerekir.
Yolcu otobüsü arıza yapma bir şey olmaz. Çok çok insanlar bir sonraki otobüsü bekler ama itfaiye aracı öyle değildir.
Bu yüzden İtfaiye Müdür ve personelinin eğitimine büyük önem vermek gerekir.
Bunların eksik eğitimleri varsa tamamlanmalı, gerekirse kurslara gönderilmeli, hocalar getirtilerek gökdelen yangınına, patlayıcı yangınına, elektrik gerilim altındaki yangına, pamuk deposu yangınına vb. hasıl müdahale edecekleri konusunda eğitimden geçirilmeli, fazla yapılmadığını öğrendiğim itfaiye içi eğitim çalışmaları, merdiven eğitimleri daha sık olarak yapılmalıdır.
Gerekirse eski İtfaiye Müdürü Şakir Gümüş gibi ve diğer eski müdürlerin deneyimlerinden istifade edilmeli, bu insanlar itfaiyeye davet edilerek, neyimiz eksik, neyi yapmamız lazım gibi tecrübelerinden istifade edilmelidir.
Sayın Zeydan Karalar, bu konuyu gördüğüm eksiklikler üzerine yazıyorum.
Evet, siz de bu eksiklerin farkındaymışsınız ve inşallah bu yıl bu eksiklerin tamamlanacağını bildirmişsiniz.
Evet, biliyoruz belediye borçlu bir belediye sıkıntıdasınız ama bu yangın meselesi de başka hiçbir şeye benzemez. Gerekirse, asfalttan, bordürden fedekarlık edip bu eksikliği tamamlamanız gerekir.
Fakat bu konu, inanın diğer birçok konudan daha önemli ve can alıcı bir konudur.
Dilerim ki Adana’da hiç yangın olmasın ancak Adana itfaiyesi de her an yangın çıkacakmış gibi hazır olsun.