‘Vatan sadece çakıl taşı değildir. Ağaçtır, yeşildir, sudur, börtü böcektir, tabiattır’

İyİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Sözcü Yayın Grubu Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk’ün sorularını yanıtladı ve iktidarı sert dille eleştirdi: Siyaset milletin dertlerini çözmek için var. Ama bunlar kendi dertlerine düşüp, milleti unuttu

Terörsüz Türkiye duruşu ile ilk günden bu yana kamuoyu desteğini artıran İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu, hemen her gün bir başka şehirde, bir başka toplantıda. Çarşıya pazara çıkıyor, sivil toplum kuruluşları ile temaslarını sürdürüyor, bölgeleri geziyor. Dervişoğlu’na sorduk;

- Programlarınızdaki artışın sebebi olası bir erken seçim beklentisi mi?

Siyaset zaten yeterince ısındı, gündem sıcak. Ama bu sıcaklık, vatandaşı ısıtmıyor, siyasetten soğutuyor. Ben vatandaşımızın sesi olma gayesiyle çalışıyorum. Siyaset kendi derdine düştü. Her kesimin ayrı bir hesabı var. İktidar ve ortakları koltuklarını, makamlarını korumanın derdinde. Ana muhalefet içine düşürüldüğü sarmaldan kurtulmanın peşinde. Bu durumda, vatandaşın derdinin peşine düşmek kimsenin aklına gelmiyor. Ben perdeyi kaldırmaya çalışıyorum.

- Terörsüz Türkiye ve vatandaşın ekonomisi ile ilgili ne gözlemlediniz?

Milletimiz mutfaktaki yangını konuşuyor. Aş ve iş konuşuyor. Dünyanın hiçbir ülkesinde ekonomik kriz sekiz yıl sürmez. Türkiye’de bundan önce de krizler yaşandı. Ancak en geç bir yılda toparlandı. Bu kez öyle derin bir kriz yaşıyoruz ki, buna ne can dayanır ne cüzdan.

Vatandaş sıkıntısını Dervişoğlu’na anlattı.

KÜRTLER “BEDEL ÖDEDİK” DİYOR

Terörsüz Türkiye için kaygılar bölgelere göre fark ediyor. Ama ciddi kaygılar var. Türkiye’nin büyük bölümünde, devletin bir teröristi ve terör örgütünü muhatap alarak, onun elebaşına kurucu önder diyerek, katilleri birer ikişer dışarı salarak yürüttüğü süreci onaylamıyor. Batıda “Bunca kanın hesabını kim verecek? Evlatlarımızın bedelini kim ödeyecek?” sorusu öne çıkarken, Doğu ve Güneydoğu’da vatandaşlarımız, sessiz ama çok manalı bir sitemde bulunuyor. Ve diyorlar ki, “Bir terörist ve onun eli kanlı örgütü Kürtlerin temsilcisi olamaz. Kürtlerin çok büyük bölümü 40 yıldır, yüzünü devletine, sırtını örgüte ve onun siyasi uzantılarına döndü. Şimdi boynumuzu yere düşürüyorlar. Bakın, farklı gerekçelerle de olsa, her iki karşı çıkışta da haklılık payı var.

Doğu da da batıda da milletimiz bunu bir kan davası gibi gördüğünden değil, hakikatin penceresinden bakıyor. Dünyanın başka bölgelerinde bu tür sorunlar zaman içinde çözüldü. Ama aklı başında hiçbir ülke, böyle süreçleri terör örgütünün aklıyla yürütmedi. Bizimkiler daha ilk laf, “Gelsin Meclis’te konuşsun” dedi. Çünkü niyet meseleyi çözmek değil, ömür boyu başkanlığı tahkim etmekti. Bunun Türkiye’ye, Türk milletine çıkaracağı faturayı umursamıyorlar. Milletimizin bunun hesabını sandıkta soracağını da unutuyorlar.

- Gittiğiniz her yerde herkes süreci mi soruyor?

Süreç meselesi önemli, illa ki konuşuluyor. Ama vatandaşın önceliği başka. Çünkü gerçek sorunu başka. Bakın iki hafta önce Ankara’daki bir pazaryerine gittim. Daha adımımı atar atmaz etrafımı emeklilerimiz sardı. Sitem değil isyan ediyorlar. Milyonlarca vatandaşının ikinci baharını karakışa çeviren bu iktidara isyan ediyorlar. Haklılar. Ev kirasının 25 bin lira olduğu şehirlerde 20 bin lira emekli aylığıyla hayatta kalmaya çalışıyorlar. İktidar bu çığlığı duymuyor. Emeklinin feryadı saray duvarlarını aşamıyor.

- Anlıyorum ki siyasetten topyekûn şikayetçisiniz.

Evet tam da öyle. Cumhuriyet tarihinin en kötü dönemine mahkum edilen emeklilerimize ne hikaye uydurursanız uydurun, onun hakikati, ikinci baharının zehir olmasıdır. Gübreye, mazota, tohuma para yetiştiremeyen çiftçiye ne derseniz deyin, onun derdi mahsulü ve mahsulünün para etmesidir. Terörist Öcalan’ı çıkarmaya çalışanlarla, gündemi belediye başkanlarını çıkarmak zannedenler arasındaki kavga, milletin gerçek kavgası değil.

DOĞUM GÜNÜ DEĞİL KARA GÜNDÜR

- Teröristbaşı Öcalan’ın doğum günü kutlamaları.

Maalesef takip etmek zorunda kaldım. Öncelikle sayın Cumhurbaşkanı’na bir çağrı yapmak isterim; Milletimizin sinir uçlarına dokunulmasına müsaade etmeyiniz. Bu şımarıklıkları durdurunuz. Orada asıl mesele ne biliyor musunuz? Memleketin toprağını, yeşilini, zeytinini korumaya çalışan gencecik bir evladımız tutuklanıp demir parmaklıkların ardına gönderilirken, 12 vatandaşımızın katilinin, elini kolunu sallayarak sözde doğum günü gösterisine gidip, orada konuşma yapabilmesidir. Bunu ne adaletle, ne vicdanla ne de akılla izah edemezsiniz.

Vatan sadece çakıl taşı değildir. Ağaçtır, yeşildir, sudur, börtü böcektir, tabiattır. Onu korumaya çalışanı cezaevine atarken, ona göz dikenin, doğum günü kisvesi altında devlete meydan okuyan konuşmalarına seyirci kalamazsınız. Milletimiz buradaki haksızlığı görüyor. Bu bir tahmin değil, vatandaşımızın sözünü aktarıyorum.

EVET HEMEN SEÇİM, ANCAK…

- Ana muhalefet 22 milletvekilini istifa ettirerek bir ara seçimi zorlayacağını ilan etti.

“Biz hemen şimdi seçime gidilmesini düşünüyoruz. Çünkü bu iktidar artık yönetemiyor. Sorunların sebebi olan iktidar çözüm olamaz. Her an seçime hazırız. Ancak, ara seçim formülünün ayakları yere basmıyor. 22 milletvekili seçtiniz diyelim. İktidarın sayısal üstünlüğü var. Reddedince, ki reddedecek, plan suya düşüyor. Daha gerçekçi adım atılması gerekir.

Sonuç alınamayan iddialı sözler ya da niyetler, vatandaşın siyasete olan güvenini zedeleyecek. İçinden çıkılamayacak problemler üretmek siyasetin işi değildir. Siyaset çözümün adresidir. Hesapsız bir iktidar var. Bunun karşısında hesapsız bir muhalefet olmasın diye mücadele ediyoruz.

TÜRKEŞ’İN KABRİNDE BÜYÜK AYIP

- Adana Milletvekiliniz Ayyüce Türkeş, babası Alparslan Türkeş’in kabrini ziyaret etmek istedi. Engel oldular. Girişiminiz oldu mu?

Bu ayıbı geçen yıl da yaptılar. Herkes kendine yakışanı yapıyor. Ama benim asıl beklentim, devletimizin kendine yakışanı yapmasıdır. Bir evladın babasının kabri başında dua etmesinin önündeki engelleri kaldırmak, öncelikle, evlat konusundaki hassasiyetini sıkça vurgulayan sayın Cumhurbaşkanı’na ve İçişleri Bakanı’na düşer.