TURGAY ŞEREN'İN HAYATI
Turgay Şeren (d. Türkay Sabit Şeren, 15 Mayıs 1932; Keçiören, Ankara), Türk eski futbolcu, teknik direktör, futbol yorumcusu ve 2. Profesyonel Futbolcular Derneği Başkanı. Kaleci pozisyonunda görev alan oyuncu, futbolculuk kariyerinin tamamını Galatasaray'da geçirmiştir.
1932 yılında doğan Şeren, altyapısında oynadığı Galatasaray'ın A takımındaki ilk maçına 1949-50 sezonunda çıktı. 1954-55, 1955-56 ve 1957-58 sezonlarında İstanbul Profesyonel Ligi; 1961-62 ve 1962-63 sezonlarında Millî Lig; 1962-63, 1963-64 ve 1965-66 sezonlarında Türkiye Kupası şampiyonlukları yaşadı. Kariyerinin tamamını geçirdiği Galatasaray'da 1966-67 sezonu sonuna kadar görev yaptı. Bu süreçte 369'u lig olmak üzere 405 resmî maça çıktı. Futbolculuk kariyerini sonlandırdığında, resmî maçlar göz önüne alındığında kulüp tarihinin en çok maça çıkan oyuncusu olan Şeren, sonralarını bu unvanını farklı oyunculara kaptırdı.
1950 ile 1952 yılları arasında Türkiye 21 yaş altı millî takımında, 1950 ile 1966 yılları arasında ise Türkiye A millî takımında oynadı. 1951'de Berlin'de Batı Almanya'ya karşı yapılan ve Türkiye'nin 1-2 kazandığı maçta yaptığı kurtarışlar neticesinde "Berlin Panteri" lakabı ile anılmaya başladı. Ülkenin katıldığı ilk FIFA Dünya Kupası olan 1954 FIFA Dünya Kupası'nda, takımın birinci kalecisi olarak mücadele etti. A millî takım formasıyla 46 maçta görev aldı. Futbolculuk kariyerini sonlandırdığında, Lefter Küçükandonyadis ile birlikte en çok A millî olan oyuncu konumunda olsa da, günümüzde bu iki oyuncu bu alanda 24. sırada bulunmaktadır. Türkiye A millî takımı formasıyla 35 kez kaptan olarak sahaya çıkan Şeren, bu alanda birinci konumdadır.
Futbolculuğu bırakmasının ardından teknik direktörlük ve futbol yazarlığı kariyerine başladı. 1968-69 sezonu başında Mersin İdman Yurdu'nun teknik direktörlüğüne geldi. 1969-70 sezonunda Vefa, 1970-71 sezonunda Samsunspor, 1971-1973 yılları arasında yeniden Mersin İdman Yurdu, 1974'te yeniden Vefa ve son olarak 1979-80 sezonunda Galatasaray'ı çalıştırdı. Bir dönem ise televizyonda yayınlanan futbol programlarında yorumculuk yaptı.
İLK YILLARI
15 Mayıs 1932 tarihinde, o dönem Ankara'nın Altındağ ilçesine bağlı bir mahalle olan Keçiören'de, Mustafa Kemal Atatürk'ün özel kalem müdür muavinlerinden Sabit Şevki Şeren ile öğretmenlik yapan Münevver Şeren'in ikinci erkek çocuğu olarak doğdu. İsmi, Atatürk tarafından Türkay olarak konuldu. İlkokul dördüncü sınıfa kadar Çorlu'da okudu. İstanbul'daki Galatasaray Lisesi'ndeki parasız yatılı sınavlarını kazanmasının ardından eğitimine parasız yatılı olarak devam ederken annesi de Çorlu'da yaşayan anne ve babasının yanında öğretmenlik hayatını sürdürmekteydi. Lise üçüncü sınıfında öğrenim gördüğü sırada babası vefat etti. Lise hayatında gerek öğretmenleri gerekse arkadaşlarının adını Turgay diye telaffuz etmesinin ardından Turgay adını kullanmaya başladı. 1952 yılında liseden mezun oldu.
FUTBOLCULUK KARİYERİ
1949-1958
Liseden mezun olmasının hemen ardından, İstanbul Futbol Ligi'nde mücadele eden Galatasaray'da futbolculuk kariyerine başladı. Lisedeyken forvet pozisyonunda futbol oynayan Şeren, Galatasaray teknik direktörü Peter Molloy'un yönlendirmesiyle kaleci pozisyonuna geçti. 30 Ekim 1949'da, Vefa ile oynanan ve takımının 1-0 kazandığı İstanbul Ligi karşılaşmasında ilk kez A takım formasıyla bir lig maçına çıktı. 6 Kasım 1949'daki 1-0 kaybettikleri Fenerbahçe maçında ilk derbisine çıktı. Bu maç, aynı zamanda Şeren'in Galatasaray'da oynadığı resmî maçlarda yediği ilk goldü. İstanbul Futbol Ligi'nin 1949-50 sezonunda 9 maça çıkarken kalesinde 7 gol görürken takımı Galatasaray ligi 3. sırada tamamladı ve Millî Eğitim Kupası'nda oynamaya hak kazandı. Takımının bu organizasyonda oynadığı 14 maçın 13'ünde koruduğu kalede 5 gol gördü. Şeren, sakatlığı sebebiyle 23 Nisan'daki Fenerbahçe maçında oynayamamıştı. Ligde en az gol yiyen takım olan Galatasaray, ligi Fenerbahçe'nin ardından ikinci sırada tamamladı. Şeren, sezonu toplamda 22 lig maçıyla tamamladı ve bu maçlarda toplam 11 gol yerken 11 maçta kalesinde gol görmedi.
30 Eylül 1950'de, Kasımpaşa karşısında oynadıkları ve 2-0 kazandıkları maçta yer alarak 1950-51 sezonundaki ilk resmî maçına çıktı. 5 Kasım'daki Vefa deplasmanında rakip takımdan gelen beş gole engel olamadı ve maç 5-1'lik Vefa galibiyetiyle sona erdi.17 Şubat 1951'de Beşiktaş ile oynanan hazırlık karşılaşmasında yaşadığı sakatlık sonrasında iki lig maçında oynayamadı. 3-0 kazandıkları 18 Mart'taki Vefa maçıyla sahalara dönen Şeren, takımının geri kalan tüm lig maçlarında görev aldı. Sezonu 12 lig maçıyla tamamlarken kalesinde toplam 12 gol gördü. Bu maçların yarısında kalesini gole kapatmıştı.
1951-52 sezonu öncesindeki Eylül ayında, kulübün futbol şube sorumlusu Mehmet Leblebi ile yaşadığı anlaşmazlıklar sebebiyle kulüpten ayrılmak istediğini açıklasa da kulüp yönetimiyle yaptığı görüşmeler sonrasında kararını değiştirerek kulüpte kaldı. 1952 yılında ilk kez düzenlenen İstanbul Profesyonel Ligi öncesinde ligdeki takımların bazı oyuncuları profesyonelliğe geçerken Şeren amatör olarak kalmayı tercih eden futbolcular arasındaydı.[14] 5 Ocak 1952'de oynanan ve 0-2 kazandıkları Kasımpaşa maçıyla birlikte sezonun ilk resmî maçına çıktı. Takımın en son profesyonel olan oyuncusu olan Şeren, Millî Eğitim Bakanlığının Ocak ayında yayımladığı genelge gereğince, lise öğrencisi olduğundan sezonu amatör olarak tamamladı. 30 Mart'taki 0-0'lık Beşiktaş ile 1 Mayıs'taki 0-0'lık Beykoz maçları arasındaki beş maç boyunca kalesini gole kapatan Şeren, takımının ligde oynadığı 14 maçın tamamında görev aldı. Bu maçlarda 9 gol yiyen Galatasaray ligin en az gol yiyen takımı olurken 7 maçı gol yemeden geçirdi.
1952-53 sezonuna, 27 Eylül 1952'deki 0-1 kazandıkları Emniyet maçıyla başladı. Antrenmanlarda gösterdiği kurallara aykırı hareketleri sebebiyle 4 Ekim'deki 4-2 kaybettikleri İstanbulspor karşılaşmasının kadrosuna alınmadı. 2-0 sonuçlanan 12 Ekim'deki Beykoz ile 18 Ekim'deki Adalet maçlarını da kalesinde gol görmeden tamamladı. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla 31 Ekim-2 Kasım günleri arasında Ankara 19 Mayıs Stadyumu'nde gerçekleştirilen; Ankara, İstanbul ve İzmir karmalarının birbirleriyle birer maç yaptığı ve Ankara karmasının kazandığı Cumhuriyet Kupası'nda İstanbul karmasında yer aldı. Sezon boyunca Galatasaray'ın ligde oynadığı 18 maçın 16'sında forma şansı bulan Turgay bu maçlarda kalesinde 12 gol görürken 8 maçı gol yemeden tamamladı.
Fenerbahçe'den transfer teklifleri almasına rağmen 1953 Temmuz'unda, kulübüyle beş yıllık profesyonel sözleşme imzaladı. Bu sözleşmeyle birlikte ₺5.000 prim ile ₺500 maaş alacaktı. 18 Ekim 1953'te, yeni sezonun ilk lig maçına Kasımpaşa karşısında çıktı. Maç, 0-1'lik Galatasaray galibiyetiyle sona erdi. 1954 FIFA Dünya Kupası'na katılan millî takım oyuncularıyla birlikte turnuvanın düzenleneceği İsviçre'ye hareket ettiğinden takımının 16 Haziran'da Beyoğluspor ile oynadığı ve 1-2 kazandığı maçta oynama şansı elde edemedi.14 lig maçında görev aldığı 1953-54 sezonunda kalesinde 19 gol gördü. Maç başına kalesinde gördüğü gol oranı 1,36 olurken bu oran kariyerinde ilk kez 1'in üstüne çıkmıştı. 30 Ekim'de, 6-0 kazandıkları Beyoğluspor mücadelesinde 1954-55 sezonunun ilk lig maçına çıktı. Bu sezon 15 maç boyunca Galatasaray kalesini koruyan Şeren, kalesinde toplam 7 gol görürken Şeren'in oynamadığı üç lig maçında takım 6 gol yemişti. Sezon sonunda ise takımıyla birlikte İstanbul Profesyonel Ligi şampiyonluğuna ulaşan Şeren, futbolculuk kariyerinin ilk kupasını bu sezon kazandı. Sezonun sona ermesinin ardından, ligin ilk beş sırasındaki takımın mücadele ettiği Atatürk Kupası'na katılan Galatasaray'ın kalesini iki maçta korudu. Bu maçlarda kalesinde 5 gol görürken takımı ise turnuvayı dördüncü sırada tamamlamıştı. 9 Ekim 1955'teki 3-0 kazandıkları İstanbulspor maçıyla birlikte 1955-56 sezonuna başlayan Şeren, sezon boyunca oynadığı 15 lig maçında kalesinde 16 gol gördü ve 7 maçı gol yemeden tamamladı. Sezon sonunda ise Galatasaray formasıyla ikinci İstanbul Profesyonel Ligi şampiyonluğunu yaşadı.
Son sezonu şampiyon tamamlamasından ötürü Şampiyon Kulüpler Kupası'nda oynamaya hak kazanan Galatasaray, birinci turundan katıldığı turnuvadaki ilk maçını 26 Ağustos 1956 tarihinde, Romanya ekibi Dinamo București ile oynadı. Takımın Avrupa kupalarındaki ilk maçı olma niteliği taşıyan ve Dinamo București'nin 3-1'lik üstünlüğüyle sona eren maçta Şeren de görev almıştı. Sezonun ilk lig maçı olan 19 Eylül'deki 5-2 kazandıkları Emniyet maçında görev aldı. Galatasaray, Şeren'in de görev yaptığı 30 Eylül'de Dinamo București ile oynanan rövanş maçını 2-1 kazanmasına karşın turnuvaya veda etti. Bu galibiyet, aynı zamanda takımın Avrupa kupaları tarihindeki ilk galibiyetiydi. İstanbul Profesyonel Ligi'nde takımının oynadığı 18 maçın tamamında görev alan Şeren, bu maçlarda kalesinde 19 gol görürken 6 maçı gol yemeden tamamladı. Ligi ikinci sırada bitiren Galatasaray, diğer taraftan da Avrupa kupalarına katılacak takımı belirlemek amacıyla Ankara'dan 12, İstanbul ve İzmir'den 10'ar takımın katıldığı Federasyon Kupası'nda mücadele etti. Elemeleri geçerek final grubuna yükselen ve bu grubu ikinci sırada tamamlayan Galatasaray'ın oynadığı 12 maçta da görev alan Şeren, bu maçlarda 9 gol yemiş ve 5 maçı gol yemeden bitirmişti.
31 Ağustos 1957'de, 1-2 kazandıkları Kasımpaşa maçında 1957-58 sezonununda ilk resmî maçına çıktı. Takımının 18 İstanbul Profesyonel Ligi maçının tamamında görev alırken kalesinde toplam 10 gol gördü. Bu sonuçla ligin en az gol yiyen takımı olan Galatasaray, sezonu da şampiyon olarak tamamladı. Şeren 10 maçı ise gol yemeden tamamlamıştı. Diğer yandan Federasyon Kupası'nda da mücadele eden ve organizasyonu ikinci sırada tamamlayan Galatasaray'ın 11 maçının 10'unda görev alan Şeren, bu maçlarda kalesinde 8 gol görmüş ve 5 maçı ise gol yemeden geçirmişti.
TEKNİK DİREKTÖRLÜK KARİYERİ
Futbolculuk kariyerini sonlandırmasının ardından teknik direktörlük kariyerine başladı. 15 Haziran 1968'de, ₺8.000 maaşla, Türkiye 1. Futbol Ligi'nde mücadele eden Mersin İdman Yurdu'nun teknik direktörlüğüne getirildi. 1968-69 sezonunda ligi 6. sırada tamamlayan takım, Türkiye Kupası'na ise 1. turda veda etti. 30 Mayıs 1969'da, yönetim kuruluna yazdığı mektupla görevinden istifa ettiğini açıkladı. 4 Kasım 1969'da, görevinden ayrılan Metin Türel'in yerine Vefa teknik direktörlüğüne getirildi. Şeren gelmeden önce oynadığı 7 maçta 1 puan alarak ligin son sırasında bulunan Vefa, Şeren'in göreve gelmesinin ardından 24 puan topladı ve ligi 13. sırada tamamladı. Takım, Türkiye Kupası'na ise 2. turda veda etmişti. 9 Haziran 1970'te buradaki görevinden istifa eden Şeren, 10 Haziran 1970'te Samsunspor ile sözleşme imzaladı. 14 Aralık 1970 günü ailevi sebeplerden ötürü görevinden istifa ettiğini açıklasa da, Samsunspor yönetim kurulu tarafından bu istifa kabul edilmedi. 9 Mart 1971'de tekrar istifa ederek görevinden ayrıldı. Şeren'in yönetiminde ligin 19. haftasını 9. sırada tamamlayan Samsunspor, Türkiye Kupası'nın 1. turunda bu organizasyondan elenmişti.
29 Ağustos 1971'de, Mersin İdman Yurdu'nun teknik direktörlüğünü yürüten Rumen Dumitru Teoderescu'nun çalışma izni alamaması sebebiyle görevinden ayrılmasının ardından daha önceden çalıştırdığı takımın başına geçti. Mersin ekibi, Şeren yönetiminde geçen 1971-72 sezonunu lig 7.'si olarak tamamladı. Ertesi sezona da Şeren yönetiminde giren takım; Şubat 1973'te, ligin 12. sırasında bulunduğu durumda Şeren'in görevine son verdi. Yaklaşık bir yıllık aranın ardından, 15 Şubat 1974 günü Vefa ile sözleşme imzaladı. Bu tarihten önce ligin son sırasında bulunan takım, Şeren geldikten sonra da ligdeki pozisyonunu korudu ve sezon sonunda Türkiye 2. Futbol Ligi'ne düştü. Vefa, aynı sezon Türkiye Kupası'nda mücadele etmiş ve 2. turda turnuvadan elenmişti. Şeren, sezon sonunda buradaki görevinden ayrıldı.
Teknik direktörlüğe verdiği birkaç yıllık aranın ardından, görevinden istifa eden Coşkun Özarı'nın yerine 25 Eylül 1979'da Galatasaray teknik direktörlüğüne getirildi. Göreve geldiği tarihte ligin 16. ve son sırasında bulunan takım, Şeren yönetiminde 27. hafta sonunda 13. sırada yer alarak küme düşme hattının yukarısına çıktı. 5 Mayıs 1980 tarihinde görevinden istifa ettiğini açıkladı. Öte yandan UEFA Kupası'na 1. turda veda eden takım, Şeren yönetiminde Türkiye Kupası finaline kadar yükselmeyi başarmıştı.