Sözcü Plus Giriş
DENİZ ZEYREK

Anketler ve konsolidasyon ne durumda?

26 Şubat 2019

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 21 Şubat 2019 Perşembe günü Denizli'de yaptığı konuşmada şunları söylüyordu:
“…Teşkilatlarımızdan üyelerimize, AK Parti’ye ve Milliyetçi  Hareket Partisi’ne gönül vermiş kardeşlerime, herkese diyorum ki aman ha içinizde  bir olun, beraber olun, iri olun, kardeşliğinize gölge düşürmeyin ve hep birlikte  Türkiye olun. Çünkü maalesef hala istediğimiz konsolidasyon olmuş değil, bunu  başarmamız lazım.”
Türk Dil Kurumu Sözlüğü'ne göre “konsolidasyon” sözcüğünün anlamı Yapıları benzer durumda olan nesnelerin birleştirilmesi” olduğuna göre, Erdoğan, AK Parti ile MHP tabanlarının istenilen ölçüde birleşmediğine dair bir durum tespiti yapmıştı.
Erdoğan, 2 gün sonra 23 Şubat 2019 Cumartesi gecesi bir TV kanalındaki söyleşide de Ankara'daki durumun başa baş gittiği söylenince, “Anketler falan, bunlara pek güvenim kalmadı” karşılığını veriyordu.
Bugüne dek kamuoyunun nabzını en iyi tutan, en fazla anket yaptıran siyasi lider olan Erdoğan, belli ki son bir kaç seçimde tahminleri tutturamayan firmalara güvenmiyordu.
Erdoğan'ın iki açıklamasını birleştirerek okuduğumda aklıma şu soru takıldı:
“Madem anketlere güvenmiyor, ‘maalesef hala istediğimiz konsolidasyon olmuş değil' tespitini hangi veriyle yapıyor?”
Büyük ihtimalle, hem kendi gözlemleri, hem yakın çalışma ekibinin ve AK Parti teşkilatlarının seçim bölgelerinden, sokaklardan aktardığı izlenimleri dikkate alıyor.
Benim şahsi gözlemim, CHP'nin İzmir ve Ankara'yı alacağı, İstanbul'u alamasa da Ekrem İmamoğlu'nun büyük çıkış yapacağı yönündeydi.
Ancak, AK Parti'yi yakından izleyen meslektaşlarımla sohbet ederken dinlediğim tablodan, benim tahminimin AK Parti açısından iyimser olduğu sonucunu çıkardım.
Söylediklerine göre AK Parti'ye gelen bilgiler Antalya'nın, Bursa'nın, Balıkesir'in bu seçimde el değiştirebileceğini gösteriyordu. Bunun en büyük gerekçesi de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın “maalesef hala istediğimiz konsolidasyon olmuş değil” diye özetlediği, iki partinin tabanında istenilen düzeyde birleşmenin olmamasıymış.
“Konsolidasyon” sözcüğünün TDK'nın sözlüğündeki anlamı ışığında bu bilgileri alt alta koyarsanız, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Cumhur İttifakı sözcülerinin her gittikleri yerde CHP-İYİ Parti ittifakını HDP, PKK ve FETÖ ile ilişkilendirmesinin ve “beka” kavramını tekrarlamasının son derece anlamlı olduğunu görürsünüz. Neticede, konsolidasyon “benzer durumda olanlar” arasında olur ve AK Parti ile MHP tabanlarının benzerliği bu söylem üzerinde ortaya çıkıyor. Erdoğan'ın güvenmediğini söylediği kamuoyu araştırmacıları da MHP ve İYİ Parti tabanından oy çekebilmek için HDP ve terör ile ilişkilendirme söylemin sürdürülmesini öğütlüyor.
Ancak şunu da söylemek gerekir ki bu söylem, bugüne dek istenilen konsolidasyonu tam getirmediği gibi İstanbul başta olmak üzere bir çok ilde HDP'ye oy veren seçmenin AK Parti'ye mesafe koyması sonucunu da doğuruyor.
Bakalım AK Parti bu zorlu ikilemi aşabilecek mi?

Kılıçdaroğlu Buca'ya neşter atmalı

CHP yönetimi İzmir'in Buca ilçesinde aday olarak başta Suat Nezir'i açıklamıştı. Ancak YSK'ya başvuruların bitmesine iki saat kala Nezir'in adaylıktan çekildiği, Erhan Kılıç'ın aday gösterildiği duyurulmuştu.
İddiaya göre, Nezir ile Genel Başkan Yardımcıları Tuncay Özkan ve Veli Ağbaba arasında bir Belediye Meclisi üye listesi restleşmesi yaşanmış ve iki MYK üyesi, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na “kendisi çekildi” bilgisi vermiş.
Veli Ağbaba'ya sordum. Olayın kendisi dışında geliştiğini ve etik bulmadığı bu sonuca kendisinin de üzüldüğünü söyledi.
Nezir'in kendi isteği ile çekilmediği ortada. Yeniden aday gösterilmek için büyük bir mücadele vermesi, artık Buca halkını aşan bir destek görmesi de “kendisi çekildi” iddiasını yalanlıyor.
Nezir'in yerine aday gösterilen Kılıç'ın da her geçen gün büyüyen tepkiler karşısında zor bir durumda kaldığı aşikar. CHP'deki geçmişiyle hak etmediği halde “hakkıyla değil, birinin adamı olmasıyla aday oldu” söylentilerine maruz kalması da vicdanen kendisini rahatsız ediyordur.
Kılıçdaroğlu da artık gerçeği öğrenmiştir.
Vakit ve imkan varken bir uzlaşma bulunması, durumun düzeltilmesi, Buca'nın da Suat Nezir'in de hakkı.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more