Sözcü Plus Giriş
BEKİR COŞKUN

ANISINA… Her gün içimizde ocaklar çöker…

13 Kasım 2020

Bugün de havada hiç kuş görmedim…

Begonviller açmayalı sanki bin senedir…

Erkenden yaprakları toplamışlar…

En sevdiğim şeydi, sonbaharda ağaçlar sarı…

Çöpçülerin ellerinden alıp yaprakları…

Dallarına koyasım gelir…

Yıldızlar eskisi gibi değil…

Maytaplara dayanamadı çoban yıldızı…

Çocuklar büyük ayıyı hiç görmediler…

Aynalı binanın arkasında kaldı terazi…

Yakalayıp yakalayıp kayan yıldızları…

“Gitmeyin” diyesim gelir…

Niçin kimsenin keyfi yok?..

Niçin parklarda korkmadan el ele oturamıyor kızlar oğlanlar…

Niçin dokunsan Mustafa ağlayacak?..

Niçin annelerin babaların gözleri ıslak…

Bayrağı mendil yapıp…

“Ağlamayın” diye yaşlarını silesim gelir…

Hırsızlar doymuyor bir tanem…

Her gün biraz daha çalıyorlar dünyamızı…

Parklar, bahçeler, korular, ormanlar, koylar…

Anılarımız…

Hiç fark etmez; bir bahçe, ya da eski bir duvar…

Daha dün, yaşlı kadın korusundaki ağacın altında ağladı…

Anılarını çalmışlar…

Aslında o çöken maden ocakları bizim içimizdedir…

Her gün ineriz derin kuyulara…

Kısmet çıkartırız…

Başımız dik olsun maksat…

Alın teridir…

Göz nuru…

Onurlu bir yaşam…

Derdimiz, bir yudum mutluluk içindir…

İşte ne zaman bir maden ocağı çökse aklıma gelir…

O hepimizin hikayesidir…

O çığlıklar yabancı değil…

Ne zaman uzaklarda sirenler çalsa…

Koşup uzanıp yere…

Üstümü toprakla örtesim gelir…


1 Kasım 2014 tarihli yazısı.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more