Pilot Teğmen Mehmet Ali Çelebi, Ergenekon duruşmalarında yaptığı savunmaları ve mücadelesiyle davanın sembol isimlerden biri oldu... 14 yaşında girdiği Askeri Liseyi birincilikle, Kara Harp Okulu'nu ise 4. bitirdi. Geleceğin generalleri arasında gösterilirken 2008’de Kara Havacılık Okulu’ndan mezun olur olmaz birliğinde gözaltına alındı. Ergenekon Davası'nın tutuklanan ilk ve en genç subay oldu. 16,5 yıl hapis cezasına çarptırılan Çelebi, 24 yaşında teğmen olarak girdiği Hasdal Cezaevi'nde tam 41 ay yattı. Silivri duruşmalarında tanıştığı eşi Kezban Merey'le de cezaevinde evlendi.10 Mart 2014'te tahliye olan Çelebi, Türk Silahlı Kuvvatleri'ndeki görevine dönüp hayatına kaldığı yerden devam etmek istemedi. Kendilerine yapılan zulmü anlatmak ve bir daha yaşanmaması için mücadele vermek istediğini belirten Çelebi yoluna siyaset yaparak devam edeceğini açıkladı. Cumhuriyet Halk Partisi'nden kontenjan adaylığı için başvuran Çelebi "Bu bir ruh meselesidir. Atatürk'ün askeri olmak üniformayla değil ruhla olur. Bundan sonra sahtekarlığa, zalimlere ve yoksulluğa karşı, Ermenek’li Recep Amca için, Pozantı’daki kardeşlerimiz için, Soma’daki madencilerimiz için halkın yanında hucüm edeceğim" dedi. İşte CHP'de siyaset yapmak isteyen Mehmet Ali Çelebi'nin anlattıkları:Teğmen'in anlamı hücum eden, en önde giden demektir. Biz direnişimizi Silivri'de gösterdik. 41 ay Hasdal'da yattık. Neredeyse 41,5 kere maşaallah diyecektik. Ama ben 1 kez bile tahliye istemedim. Çünkü bir kumpasa maruz kaldığımı biliyordum. Elbette bu kumpasçılardan hesap sorulmasının takipçisi olacağız. Ama hukuksuzluğun ne olduğunu hukuksuzluğu yaşayan daha iyi bilir. Ben Amasyalı'yım. Abimle beraber simitte sattık boya da yaptık. Bunda utanılacak bir şey yok. Yoksulluğun ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Bizi Cumhuriyetin ve milletin ekmeği buralara getirdi. Şimdi de halkımızın o bir ekmeğinin yanına bir tane de biz koyabilirsek ne mutlu bize.
Davalar nedeniyle üzerimde siyasi bir kimlik oluştu. Ben de orada siyasi bir duruş sergiledim. Bana Atatürk'ün Nutuk'unu suç unsuru yapanlara karşı elimde Nutuk'la savunma yaptım. Bu siyasi bir duruştu. Yazmış olduğum Teğmen isimli kitap ve söyleşiler TSK'nn geleneksel formatına uymayan şeylerdi. Ben de ısrarla halka bu kumpasları ve sahtekarlığı anlatacağım dedim. Onların da bu hoşuna gitmedi. Zaten bir subay profiline de konuşmak uymazdı. Ama ben susamazdım. Artık geriye dönüp askerliğe bu olanlar hiç yaşanmamış gibi devam edemedim ve emekliliğimi istedim. "Teğmen'in anlamı hücum eden, önde giderdir. Ben de buna yakışır şekilde yine sahtekarlığa ve haksızlıklar karşı bundan sonra halkın yanında sivil olarak siyasetle hucüm edeceğim. Atatürk'ün askeri olmak üniforma meselesi değil, bir ruh meselesi. Deniz Gezmiş’i anmam ve anlatmam bile siyaset olarak algılandı. TSK'da rahatsızlık yarattı. Siyaset yapma uyarısı aldım. Ben de asker kalarak TSK'da mücademi yürütemeyeceğimi düşündüm. Emekliliğimi istedim, sivil mücadeleye girdim.
Atatürk ve Anadolu aşığıyım
Yaşadığımız hukuksuzlukları bu halkın çocukları yaşamasın diye kumpasçıların yargılanması için sonuna kadar mücadele edeceğim. Ben derecelerle girdiğim okulumu birincilikle bitirdim. Ama kendi yurdumuzda bizi ötekileştirilmiş yaptılar. Halkın çocukları da aynısını yaşamasın diye mücadele edeceğim. Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'na milletvekili olma isteğimini ilettim. Olumlu karşıladı, çok sıcak yaklaştı. Partimin bana ihtiyaç duyduğu her yerden aday olabilirim. Ben, Mustafa Kemal Fikri’nin ve Devrimci Anadolu Kültürü’nün aşığıyım.
Milletvekili olursam ilk yapacağım bu kumpas davalarından yitirilen canların ailelerine gidip bir helallik istemek olacak. Benden ne istediktlerini soracağım. Murat Özenalp'i kendi elerimle mezara koydum. Ben sorumlu değildim ama çocuklarıın yüzüne ben de bakamadım. Nasıl engel olamadık tüm bunlara diye. Bu genç yaşta neler gördük. Teğmen Çelebi'nin sivil Mehmet Ali Çelebi'ye yüklediği sorumluluklar var. Ben bundan sonra halkın Çelebi'si olmak istiyorum. Son 6 ay değil 4 yıl, mecsliste olduğum tüm süre boyunca sokakta ve halkın vicdanında olacağım. Ben eylem adamıyım. Silivri ateş hattıydı. Orada gerçekler ortaya çıktı. Sıra Meclis'te halk için görev almakta.
Bu halk zulüm ve yoksulluktan kurtulmalı. Temel mücadelem yoksulluk ve hukuksuzluk. Yoksulluktan gelmiş ve zulüm görmüş birisi olarak kendimi, bu halkın çocuklarını zulümlerden ve fakirlikten kurtarma amacına adayacağım. Batı’nın demokrasi, özgürlük ve akıl değerlerini; Anadolu’nun bilgeliği, dayanışması, aşkı ve vicdanı ile kaynaştırmak isteyen bir halk çocuğuyum. Laik ve bilimsel eğitim için gericilik hattına karşı duracağım. Özellikle siyasi davaların sona ermesi ve bağımsız bir yargı anlayışının yerleştirilmesi için çaba harcayacağım. Kadının toplum hayatında özgürce kendi yerini almasının önündeki tüm engellere karşı savaşacağım. Gezi'den örnek alıp birlikte karar alan bir ortamın yaratılmasına, birinci sınıf demokrasinin yerleşmesine katkıda bulunmak istiyorum. Şu an CHP tabanın yüzde 50'si 30 yaş ve altı ama yeterince temsil edilmiyorlar. Biz onların temsilcisi olma yolunda aday olmak istiyoruz.
Gündemdeki konularla ilgili de konuşan Mehmet Ali Çelebi düşen uçaklar, İç Güvenlik Yasası ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın 'yanıltıldık" sözleri için şunları söyledi:
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'yanıltıldık" sözünü duyunca aklıma ilk gelen cezaevinde beraber kaldığım silah arkadaşlarım Murat Özenalp ve Ali Tatar oldu. Ali Tatar Yarbayımın o koğuşta otururken 10 dakikalık telefon hattını kullanmak için kapı önünde sırada bekleyişi geldi gözümün önüne. En ön sırada o olurdu çünkü aliesine çok düşkündü. Devlet makamı aldatılma makamı değildir. Ben teğmen olarak savcı Zekeriya Öz terör örgütü pişmanlık yasasını bana önerdiğinde, subay olarak aldanmadım. Bu davaların arkasında siyasi irade olmadan gerçekleşmesi mümkün değildir. Aldatılmayla ilgili eğer samimi olsalardı CHP'nin askerlere iade-i itibar teklifini kabul ederlerdi. Yasa teklifi verdi CHP ama reddettiler. Halen bu ülkede hukuk güvenliği yok. Savcı Mehmet Selim Kiraz da bunun son örneği oldu. Hukuksuzluğun ve terörün her biçimine karşıyız, şiddet daha çok şiddet getirir. Şehit olan savcımızın ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz. Gezi’deki gibi sivil ve barışçıl bir hattı savunuyoruz. Ama bu ülkede işlemeyen bir hukuk sistemi olduğunu, büyük adaletsizliklerin yaşandığını da söylemek zorundayız. En acil ihtiyacımız bağımsız ve adil bir yargının tesis edilmesi.
İç Güvenlik Yasası kumpasları arttırırHEM demokrasi söylemi yapacaksınız hem de ülkeyi diktaya götüreceksiniz. Bu kendi çıkarlarına dönük bir durum. İç Güvenlik Yasası'na baktığınızda 48 saat kişileri hakim kararı olmadan dinleyeceksiniz, sonra gideceksiniz evinde yine hakim kararı olmadan arama yapacaksınız. Kendimden biliyorum iki tane polis arabanıza, 2'si evinize gelecek. 2 tanesi de arabanıza bir şeyler koyacak. Bize sehven bunlar yapıldı. Örgüte de sokarsa sizi 4 gün gözaltında tutabilecek. Türkiye böyle antidemokratik bir yapıya doğru gidiyor ve seçmenler de bunun farkında. O yüzden Genel Başkanımız Kılıçdaroğlu'nun da dediği gibi seçimlerde CHP yüzde 35'in üzerinde oy alacaktır.
İade-i itibar yapılmalı
Uçaklarımız düşüyor. Bu kumpas davaları nedeniyle yaratılan hem moral çöküntüsü hem de tecrübe eksikliği var. Şimdi Hava Kuvvetlerinde 900 pilottan 600'ü bu süreçler nedeniyle ayrıldı ya da tasfiye edildi. Bu kadar pilotun gitmesi tecrübe eksikliği de yarattı. Havacılık en ufak hatayı kabul etmez. Son kazalarda da aldığım bilgiye göre küçük iletişim hataları olmuş. Şu an TSK'nın morali kötü. Moralini toparlasanız eğitim eksiğini toparlayamazsınız. Deniz kuvvetleri tasfiye edilen komutanlar yüzünden 30 sene geriye gitti. 30 yıl tecrübe eksikliği yaşayacak. Kumpasçılardan hesap sorulmadıkça ve iade-i itibar olmadıkça ordunun morali düzelmez.
Bu davalar beni hukukçu yaptı
Ergenekon Davası'nda "Örgüt üyesi olmak’ ve ‘Kişisel verileri kaydetmek ve ele geçirmek’ suçlarından 16 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan Pilot Teğmen Mehmet Ali Çelebi, Telefonuna adli emanette “SEHVEN” terörist numaralarının eklenerek sahte delil üretildiğini bilirkişi raporlarıyla belgeledi. 2014'te tahliye edilen Çelebi, halen İngiltere Galler Üniversitesi Hukuk Lisansı ve Sabancı Üniversitesi Bilişim Teknolojileri(IT) Yüksek Lisansına devam ediyor. Bu davalar yüzünden hukuk okuduğunu anlatan Çelebi, "duruşmalarda stajyer bir avukattan daha çok şey öğrendik" dedi.

Cezaevinde evlendiler
Cezaevinde evlenen Çelebi çiftin şahitliğini CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yaptı. Mehmet Ali Çelebi "Silivri'de tanıştık, cezaevinde evlendik; çocuğumuz nerede doğacak bilmiyoruz; huzurlu, güvenli, saygın ve çağdaş bir ülkede doğması için çabalayacağız.”
