Peş peşe gelen korkunç olaylar, kadın cinayetleri, küçük çocuklara tecavüzler, halk arasında idam cezasının konuşulmaya
başlanmasına yol açtı.
Türkiye’de, Avrupa Birliği yasalarına uyum sağlamak için kaldırılan idam cezasının yeniden Türk Ceza Kanunu’na konulması
isteniyor.
“İdam cezasının kaldırılması yanlış oldu” diyerek idam isteyenlerin sayısının hızla arttığı görülüyor.
Neden?
* * *
Yaşadığımız olaylar karşısında insanın kanı donuyor.
* 10 yaşında bir erkek çocuk, kaçırılıyor ve tecavüz edilip öldürülüyor.
* Okuldan çıkıp evine dönen bir kız çocuk, yoldan geçen bir araç tarafından kaçırılıyor ve cesedi bir kaç gün sonra tecavüz edilmiş halde ormanda bulunuyor.
* Birileri vatana ihanet ediyor, örgüt kurup ülkeyi bölmeye çalışıyor, insanları vahşice katlediyor, her yanı kan gölüne çeviriyor.
Bunlar yakalanınca ne oluyor? Ceza değil, âdeta mükâfat veriliyor!
İnsanlıktan çıkmış bu yaratıkların cezaevlerinde yaşamlarını sürdürmeleri, mükâfat değil de nedir? O canavarlar, fırsatını bulup kaçtılar mı, aynı melânetleri işlemeye devam ediyorlar!
* * *
Geçtiğimiz cumartesi günü hazin bir cenaze töreni vardı.
İstanbul’da, evinin önünde bilinmeyen bir nedenle öldürülen “Mezdeke” grubunun dansçılarından Aynur Kanbur son yolculuğuna uğurlanırken şöyle bir çığlık yükseldi:
“Kaç kadın daha kurşunlanacak? Kaç çocuğa daha tecavüz edilecek? Çıkarın idamı! Yürüyemiyoruz yollarda!”
Yürekten gelen bu feryadı atan, ünlü dansöz Asena idi.
“Evet, idam cezasının getirilmesini istiyorum. Ülkenin şu haline bakın... Yaşanmaz hale geldi... İnsanlıktan çıkmış canavarların mutlaka idam edilmesi
lâzım!”
İdam cezasının geri getirilme konusunun zaman zaman İngiltere’de de tartışıldığını belirtelim.
Amerika, Erdoğan’a karşı çok soğuk!
Erdoğan dün Washington’a giderken Reza Zarrab’ın Amerika’da tutuklanması hakkında ilk defa konuşarak “Ülkemizi ilgilendirmiyor” dedi.
Erdoğan’ın Zarrab’tan bahsederken “Rıza Bey” diyerek saygı ifadesi kullanması dikkati çekti.
Zarrab’ın tutuklanmasının Türkiye’yi ilgilendirmediği meselesine gelince...
Affedersiniz ama kim inanır buna?
Yolsuzluk operasyonlarında, Reza Zarrab’ın yargılanmadan salıverilmesi, 4 önemli bakanın Reza’dan rüşvet aldığı iddiaları, daha neler neler...
Neyse, bu ayrı bir
konu...
Gelelim Tayyip Bey’in Amerika
gezisine...
* * *
Siz bu satırları okurken Erdoğan, Washington’da, 16’ncı Cadde’deki St. Regis oteline yerleşmiş olacak.
Amerika’dan gelen haberlerde bazı Türk gruplarının otelin önünde gösteri yapmaya hazırlandıkları
belirtiliyor.
Amerikan polisi bizde olduğu gibi bu gösterileri panzerlerle, biber gazı ve tazyikli su ile dağıtır mı?
Hayır, dağıtmaz! Çünkü göstericiler Amerikan yönetiminden her türlü gerekli izni almışlar.
ABD, misafir bir cumhurbaşkanının protesto edilmesine resmi olarak izin vermiş!
Bir arkadaşım “Olur mu yaa... Amerikalılar ayıp etmiş valla” dedi. Ciddi mi söyledi yoksa şaka mı yaptı anlamadım!
* * *
Washington’da yapılacak olan Nükleer Güvenlik Zirvesi’ne katılacak olan Erdoğan’ın Amerika gezisi 5 gün sürecek. Bu arada Maryland eyaletinde inşa edilen ABD’deki en büyük caminin açılışını da yapacak.
Birçok temaslarda bulunacak olan Erdoğan, en önemli görüşmeyi yapamayacak. Yani ABD Başkanı Obama ile görüşemeyecek!
“Programım yoğun” diyen Obama’nın ikili görüşmeyi kabul etmediği, kendi yerine yardımcısı Joe Biden’ı Erdoğan’ın oteline yollayacağı belirtildi. Soğuk bir tavır bu!
* * *
Obama, yarın akşam, zirveye katılan liderlere Beyaz Saray’da yemek verecek. Erdoğan da bu davette Obama’yı görüp, bir “merhaba” diyebilecek.
Saatlerce uçarak Washington’a gidip de Obama ile oturup konuşamamak olur mu?
Beyaz Saray yetkilileri “Başkan Obama Erdoğan’ı dışlamıyor” diye açıklama yaptı ama siyasi yorumcular öyle düşünmüyor.
Mesela Center For American Progress düşünce kuruluşu yetkilisi Max Hoffman’a göre “Bu durum, Beyaz Saray’ın Erdoğan’a hoş geldin demediğini
gösteriyor.”
Günün Sözü
Gemilerin çoğu insan hataları yüzünden batar, deniz yüzünden değil
