İktidar tehdit algısı oluşturmayı ne kadar çok seviyor. Ne diyor Başbakan? “Krize yatırım yapan kaybedecek!”
Krize nasıl yatırım yapılır? Elindeki borsa, tahvil pozisyonları boşaltırsın, nakit taşırsın. Kesmedi mi? Döviz alırsın. Bu kadar...
Zaten borsanın düşmesi veya faizlerin artması için illa kriz olması da gerekmiyor. İşin tabiatında var bu iniş çıkışlar... Demek ki tek bir seçenek kalıyor; “Döviz alan kaybedecek!”
Buradan tekrar soruyorum, kriz dediğin nedir? Nasıl bir krizden bahsediyoruz? Sadece dolar fiyatının artmasını “kriz” olarak nitelendiren geleneksel dar görüş açısından mı?
Kriz derken, 431 milyar dolar pozisyon açığına en az 220 milyar dolar nakit para bulma ihtiyacından bahsediyorsak ve kullanılabilir sadece 40 milyar dolar rezerv varsa, evet durum gerçekten hoş değil.


Krizi nerede arıyorsun?
İlla kriz için birkaç bankanın batması mı gerekiyor? Ya da dolar kurunun bir anda 3 lira olması mı? Kontrolden çıkmış bir ekonomide işler yolunda mıdır?
Bakın, kırmızı et fiyatları iki ayda yüzde 20 arttı. Besiciler geçen sene yüzde 50, bu yıl yüzde 25 kapasite ile çalışıyor.
Türkiye’nin 6 milyon baş besilik hayvan kapasitesi var. Şu anda 2.3 milyon hayvan var. Ahırlar boş... Üretici 100 kilo et satarken şimdi 20 kilo satıyor ve para kazanamıyor. Kırmızı ette en az yüzde 30 pazar kaybı var. Yine de fiyatlar yükseliyor.
İşte bu hayvancılık sektörü adına krizdir. Vatandaş için krizdir. Ama kriz lafını kullanmak için illa banka batmasını bekliyorsanız o başka... Bir tanesini de batırıp, el koydular o bambaşka... Başarıdır yani...


Krizden nasıl oy devşirilir?
Hadi et işine geri dönelim, tavuk ve balığı da katalım... İki günde bir et, tavuk ya da balık içeren yemek masrafını karşılayamayan yurttaşlarımızın sayısı 34.3 milyon kişidir. Nüfusun yüzde 46’sına denk gelir.
Neden? Nedeni basit, 77 milyonun 22 milyonu aylık 835 TL’nin altında gelire sahip... Nüfusun 49 milyonu borç ve taksit ödemeleri ile boğuşmakta... Gidip de gırtlağını düşünecek hali yok ki, ne bulursa onu yiyor.
Türkiye’de şu anda 3 milyon 100 bin ev, yani yaklaşık 13.5 milyon kişi düzenli nakdi yardım alıyor. En asgari düzeyde yapılan bir hesaplamayla her eve minimum aylık 600 TL nakit para giriyor. Oylar cepte!
Yıllardır krize yatırım yapıp “sadaka” ekonomisiyle bizzat oy devşiren AKP İktidarıyken, bari “krize yatırım yapan kaybeder” demeyin. Hele yıllardır kriz yaratıp kazanıyorken.