Merkez Bankası, beklendiği gibi 2.5 puanlık bir faiz indirimi daha yaptı. Merkez Bankası aksi görünüm vermeye çalışsa bile, 2.5 puanlık indirimleri seriye bağlamış görünüyor.
Müdahaleyle düşürülen şat enflasyonu, yüksek çıksa bile indirimin olacağını zaten herkes söylüyordu. Yapılan müdahale ile şubat enflasyonu yüzde 2.3’e çekildi ve faiz indirimi kararı iyice rahatlatıldı.
3 kez üstüste yapılan 2.5 puanlık indirimin ardından nisanda da aynı indirimin süreceği beklentisi hakim. Merkez “ihtiyatlı” tutum izlediğini belirtmek için, riskleri de sıralamaya çalışıyor ama piyasadaki beklenti, iktidarın baskısıyla, nisanda aynı oranda indirim yapılacağı yönünde.
Özetle; dün 42.5’e indirilen politika faizi, çok büyük aksilik olmazsa, gelecek ay yüzde 40’a çekilecek. 17 Nisan’da yapılacak toplantıdaki indirimin ardından, mayısta ara verilecek. Daha sonraki toplantı ise 19 Haziran’da.
Toplantı aralarında enflasyon beklentilerinde olacak değişimlerin faiz kararlarında etkili olması bekleniyor. Piyasa beklentisi Merkez’in hedeflerine yakın seyrediyor ama reel sektör ve vatandaşın enflasyon beklentisinin düşüp düşmeyeceği henüz bilinmiyor.
Piyasa seri faiz indiriminin sürmesini bekliyor; çünkü Merkez Bankası indirim için baz aldığı unsurları sürekli değiştiriyor. Daha önce belirlediği “aylık enflasyon eğilimi patikasına bakılacak” diyordu. Son birkaç aydır bu konuya girmiyor. beklentilere bakacağını söylüyor. Çünkü “enflasyonda düşüş süreci, yavaş da olsa sürüyor” derken, daha önce baktığı mevsimsellikten arındırılmış aylık enflasyon rakamlarının hala yüksek olduğunu görüyor.
Şubatta sağlık zamlarını geri çekerek manşet enflasyon oranını düşük çıkardı ama mevsimsellikten arındırılmış enflasyon hâlâ yüzde 2.3 seviyesinde. Halbuki Merkez Bankası daha önce, oranın bu aylarda yüzde 2’nin altına inmesi, hatta yüzde 1.5 seviyesine ineceğini hedeflemişti. Şimdi ise yaptığı indirimi “ana eğilimde ocaktan sonra şubatta gerileme oldu, temel mal enflasyonu düştü” gibi gerekçelere bağlıyor.
KUR POLİTİKASI NE OLACAK?
Bu arada para politikasındaki sıkı duruşu belirleyen unsurlardan, “TL’nin reel değerlenmesi”nin gevşemeye başladığını da görüyoruz. Uzun aradan sonra ilk kez şubatta sepet kurlardaki artış yüzde 2’ye çıktı.
Ticaret Bakanı ihracatçılara, geçen gün, “kurlarda artık yavaş yavaş da olsa istediğiniz noktalara geliyoruz” açıklaması yaptı. Bu son dönemde kurlardaki hızlanan artışın devam edeceği beklentisini yaratıyor.
Faiz indirimlerinde kurlardaki değişim eğilimi belirleyici olacak. Nisanda 2.5 puanlık indirimle 40’a inecek politika faizine karşılık kurlarda hızlanma devam ederse, sonraki faiz indirimlerinde seriyi sürdürmek zorlaşabilir.
Merkez Bankası “ihtiyatlı tutumu sürdüreceği” izlenimi vermeye çalışıyor ama sözlerinin tonu yumuşak bir tavrı gösteriyor. Sıkıntı olduğu takdirde “makroihtiyati tedbirlere devam edeceğini” söylese de politika faizinde gerekirse yeniden artırım yapabileceğini ima
bile edemiyor.
Merkez Bankası henüz başında 2025 enflasyon tahminlerini değiştirdi. Bunu açıkladığı toplantıda Başkan Karahan, seri faiz indirimleri sorulduğunda, “otomatik pilotta değiliz” demişti.
Mevcut görünüm otomatik pilotta gidildiği yönünde. Aksine söylemeye çalışsa da, siyasi baskıların da etkisiyle, seri indirim devam edecek gözüküyor. Nisan ve sonrasındaki faiz kararları, çok daha zor olacak.