Cumhurbaşkanı Erdoğan “seçim 3 yıl sonra” diyor ama önümüzdeki yıldan itibaren seçim ekonomisine geçmeyi planlıyor. Bu da bize enflasyon yüzde 25-30’lara inince, yeniden seçim ekonomisine başlama niyetini gösteriyor. 

Peki, yüzde 25-30’luk bir enflasyonla seçim ekonomisine geçilmesi ne anlama gelir derseniz; bence “uygulanan programın yarıda kalıp, yeniden nas politikalarına dönüş olacağı” söylenebilir. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin MKYK üyeleriyle iftar programında, ekonomik programı başarıyla uyguladıklarını belirtip şunları söylemiş: “Bu yılı da disiplinli bir şekilde geçirdikten sonra, gelecek seneden itibaren, bilhassa sabit ve dar gelirli vatandaşlarımızın yaşadığı refah kaybını telafi edecek ciddi adımlar atmaya başlayacağız.” 

Buradan yola çıkarak, 2026 yılı başından itibaren asgari ücret, işçi, memur ve emekli maaşlarına enflasyonun üzerinde zam yapılacağı sonucunu çıkarabiliriz. Refah kaybını telafi edecek ciddi adımların başında bunun gelmesi lazım. 

Refah kaybının telafisi için aynı zamanda ocak ve temmuzda yapılan kamu zamlarının da enflasyonun altında kalması gerekir. Bunun yanında elektrik, doğalgaz gibi dar ve sabit gelirliyi zor duruma sokan zamların düşük tutulması lazım. Kira yükü de ancak baz etkisi kadar azalır ama yine yük ek kalır. 

Peki, refah payını artırmak için atılacak adımlar nereye gidecek derseniz; “klasik seçim ekonomisinden başka bir şey olmaz”  

Mevcut ekonomik tabloya baktığımızda, yıl sonunda enflasyon yüzde 30 civarında gerçekleşecek. Merkez Bankası hedefi yüzde 24’e çıkardı ama üst sınır yüzde 29’a razı olacak gözüküyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz “Yıl sonunda enflasyon 20’li rakamlara inecek” derken bunu kastediyor. 

NAS POLİTİKALARINA GERİ DÖNÜŞ 

Kurların hızlanması ve seri faiz indirimleri ise enflasyonun yüzde 30’un üzerinde kalma ihtimalini güçlendiriyor. 

Enflasyonda yüzde 25-30’luk oranın, “her an yeniden yüzde 40-50’lere gidebilecek bir oran” olduğu, rahatlıkla söylenebilir. 

Bu açıklamalar aynı zamanda, “tek haneli enflasyon hedefinin kalmadığını” açıkca gösteriyor. İktisatçılar “enflasyon yüzde 20’nin altına hatta düşük 10’lu rakamlara inmediği takdirde, her an yeniden yükselme riski çok yüksek”  diyorlar. Zaten geçmiş örnekler de bunu gösteriyor. 

Kısacası; enflasyon yüzde 30’dayken, maaş zamları başta, seçim ekonomisinin başlaması, enflasyonun yeniden yükselip satın alma gücünün yükselen maaşa rağmen azalacağını gösterir. 

Hele ki, Erdoğan’ın dediğine göre; bu seçim ekonomisi 3 yıl boyunca sürecekse, sadece bu beklentinin bile, tek başına enflasyonu artıracağı açık. “Enflasyon artmasına rağmen faizlerin düşük tutulması, AKP’nin alıştığımız seçim ekonomisi uygulaması” olacaktır. Bu da, ekonomiyi felç eden, “Nas politikalarına geri dönüş” demektir 

Dar ve sabit gelirlinin
refahı ancak, “radikal önlemler, mali disiplin, kamu tasarrufu, yapısal tedbirlerle yeni bir program” ortaya koyup, enflasyonun kalıcı tek haneye indirilmesiyle mümkün. Artık çalışana emekliye yüklenmeden, yüksek gelirliden almak ve güven sağlamak amaç olmalı. 

2026’dan itibaren seçim ekonomisi uygulanırsa, korkulan “programın yarıda kalma riski” gerçek olur. Dar ve sabit gelirlinin büyük fedakarlığı boşa gider, 3-4 yıl sonra yoksulluk şimdikinden bile kötü hale gelir.